lise hayatımı zevkli kılan şeylerden biri de askeri liseden gelen sıra arkadaşımın anlattığı maceralardı. komutanın telsizin kırılıp kırılmayacağını kafalarında denemesi, gece söylenen lahmacunun sınırda yakalanması; erlerin uykularından uyanıp o lahmacunları yemesi, sapıklıklar filan o anlatırken gülüyorduk. da çocuğun ayrıldıktan sonra birkaç kez rüyasına bile girmiş o günler. o pek gülmüyordu yani. tsknın (havacı filansanız, üstüne bir de subaysanız) vereceği imkanlar buradan parise yol olur. küçükken astsubay babamın yaşadığı tüm borsa maceralarına rağmen gittiğimiz her şehirde hem saygı gördük, hemde çok rahat ettik. imkanlar küçümsenemez, ama askeri liselere gitmeden önce aynanın karşısına geçip "ya benden asker olur mu" demesi lazım gidecek gencin. orada hayatını kazanabilir de harcayabilir de.