|
|
- uygulanan siyaseti beğenmeyen askerlerin, kışlalarından aniden çıkıp yönetime el koyması... cumhuriyet tarihimizde üç defa tanık olduk
- tüm ülke'de yönetimin* askeri birimler tarafından ele alındığı, darbe süreci içerisinde sokağa çıkma yasağı,bilimum kısıtlamalar getirilen durumdur.ama türkiye askeri darbe açısından şanslıdır.çünkü profesyonel asker yetiştirmemektedir henüz.profesyonel asker öldürmek için para alıcağından hiç bir zaman darbe süresince halk'tan yana bir insan olmaz,lâkin en yakın tarih askeri darbesinden * de hatırlayacağımız üzere,kimi bölgelerde askerler halk'ın sesi olabiliyorlar,çünkü asker kiminin kardeşi,kiminin arkadaşı,kiminin eşi,kiminin dostu'dur. yani halktır.
(cursed, 26.10.2005 03:38 ~ 03:39)
- subay dizgicinin "b" harfini deforme etmesi sonucu ortaya çıkan, tipografik hata.
(dlord, 26.10.2005 11:18)
- zamanında genel kurmay başkanlığının bulunduğu binanın çok dar olması, bunu hükümete bildirmesi ile gelen 'ulan bizene bizim yerimizde dar biz birşey diyoz mu,zaten bi işe yaradığınız yok' cevabı üzerine, askerlerin 'burası mı dar orası mı dar be ulan!!' cevabının gereği olarak yönetimi ele geçirmesinden gelen terim. askerin geniş binalar yapma çabası diyebiliriz.
(bkz: inanmayan tarihini incelesin)
(bkz: inceleyende kendini tarihe yazsın)
- sivil otoritenin safdışı edildiği ve yönetime uniformalıların geldiği askeri/siyasi/toplumsal olay. az gelişmiş ya da gelişmemiş ülke hastalığı. demokrasinin rafa kalktığı, insan haklarının ayaklar altina alındığı apoletleri büyük, beyinleri küçük generallerin ego tatmini. görüldüğü yerde itiraz edilmesi, başkaldırılması ve olmaması için herşeyin yapılması gereken olay. abd destekli olanları meşhur olan özgürlük düşmanı olay. şili'de salvador allende'ye karşı düzenlenen komplo. türkiye'yi 10 yıl geriye götüren asker egosu...
- yeniçerilerden kalan bir adet...
- (bkz: http://www.msnbc.msn.com/...)
- (bkz: demokrasi dur)
- (bkz: tsk nın 27 nisan tarihli basın açıklaması)
- gereksiz eylemler ve hareketler bütünüdür. dünya tarihinde incelenirse çok azında amaçlanan hedeflere doğru giderken bir araç olarak kullanıldığı görülecektir. çoğunun istenilen amaca ulaşamaması ve başarısızlıkla sonuçlanması gerçekten ilginçtir. zaten demokrasi ile yönetilen ülkelerde gereksiz olduğu aşikardır.
türkiye siyasal tarihine bakarsak ;
27 mayıs 1960 darbesinde demokrat parti yönetimi yıkılması amaçlanmıştır. bu hedef doğrultusunda adnan menderes, hasan polatkan, fatih rüştü zorlu asılarak idam edilmiştir. demokrat parti yönetimindekilerinin idamı ile her şeyin yolunda olduğu gözükse de 1962 seçimlerinde demokrat partinin uzantısı adalet partisi iktidara gelmiş. türkiye siyaseti süleyman demirel ile tanışmıştır.
12 mart 1971 muhtırasında 9 mart 1971'deki ordu içindeki sol hareket etkisiz hale getirilerek merkez sağın güçlenmesi amaçlandırılmıştır. hemen yapılan olaylar ve çabucak biten yargılamalar neticesinde deniz gezmiş, yusuf aslan, hüseyin inan idam edilmişlerdir. bu idamlar ile sözde, yassıada idamlarının intikamı alınmış lakin 1974'te karaoğlan ,türk solunun aldığı en fazla oyu alarak chp'yi lider parti durumuna getirmiştir.
12 eylül 1980 darbesi amaçlananların kısmen gerçekleştiği başarılı bir darbe örneği olup, demokrasi ayıbıdır. yönetime el koyan askeri cunta resmi rakamlara göre 650.000 kişi, kayıtlarda ise gözükmeyenlerin de katılımıyla 1.000.000 fazla insanı göz altına almıştır. sonuçta hedeflenene kısmen de ulaşılmış, türk halkının apolitize olması sağlanmıştır. zaten bunu sadece 1980 yılından sonra yapılan banu alkan'lı filmlerden bile anlayabiliriz.
28 şubat 1997'de ise iktitarda bulunan milli görüş engellenmek istenmiş, postmodern darbe ile cunta yönetimi değişik bir yöntem uygulamıştır. hemen akabinde doğruyol partisi-refah partisi koalisyonu yıkılsa da, hedeflenen başarıya ulaşılamamış akp fikir yapısı itibari ile bu sürecin küllerinde doğmuştur.
tsk nın 27 nisan 2007 tarihli basın açıklaması'nda ise açıkça akp'den birilerinin cumhurbaşkanı olması engellenmek istemiştir. zira daha bu olay yenidir, sonuçları hemen sezilemeyebilir ancak geçmiş askeri müdahalelerde baskı yapılan tarafın daha güçlenmesi sorunu ortaya çıkmışken, bunu askeri idarenin görememesi hatadır. cuntacılık oynamayı sevenler türkiye siyasetini daha da karıştıracak bu durum akp'nin daha da işine yarayacaktır.
edit: 27 nisan 2007 basın açıklaması ile akp %47 oy oranı ile seçim galibi olarak çıkmıştır. askerleri ayakta alkışlıyorum, bu olaya girmeselerdi, şu anki hükümet farklı bir hükümet olabilirdi.
- aman uzak dursun dediğim eylem. ülkede yolunda gitmeyen bir şeyler varsa ve olacaksa; her şey demokratik yollarla çözülmeli. bu yol da sonuna kadar savunulmalıdır.
- bundan sonra gelecek olanı gayet de kanlı geleceğinden, ne olursa olsun darbenin olmaması daha kârlıdır..
- (bkz: sivil muhtıra)
- drbe söylemleri yanlıştır, haksızdır. öncelikle şunu kabullenmek lazım; eğer bir ülkenin yarısı bir partiyi istiyorsa o partide istediğini yapmalıdır, demokrasinin doğal sonucu budur; fakat gel gelelim platon bir kez daha haklıdır: tüm yönetim şekilleri hastalıklıdır ama şüphesizki en hastalıklı olanı demokrasidir, eğer koyunlara seçmek gibi büyük, önemli ve hayati bir görev verilrise sonularada katlanmak gerekir...
- nasıl olduğunu merak edenler, büyüklerine sorsunlar ve 80'ler nasıldı diye anlattırsınlar. dedelerine 60'ları da anlattırabilirler. güzel bir şey olmadığını, yaşanan tecrübelerden anlayabiliyoruz.
(ara: akıl fikir)
- önümüzdeki cumhurbaşlığı seçimleri adam akıllı yapılmazsa gerçekleşmesi muhtemel askeri harekattır.
- hala umut olarak görülmesini anlayamadığım güdülme öncesi tokatlama olayı. illa ki kıçımıza cop mu sokmaları gerekiyor askeri darbelerin ne olduğunu anlamamız için? hayır ağzımı bozmayayım diyorum ama olmuyor. okumuş solcu(!) gençlerimizin ağzından değil sanırsam başka yerlerinden çıkıyor böyle geçmişe özlem duyan hissiyatlarını seslendiren cümleler.
bu ülke bahsettiğimiz askeri darbe olayı konusunda oldukça tecrübeli, on yılda bir neredeyse fiili ya da postmodern olarak zaten gelip silindir gibi ülkenin üzerinden geçmekte. araya serpiştirilmiş muhtıralar zaten günlük hayatlarımızın tuzu biberi.
şimdi buralardan das kapital, özgürlük, sol yumruk falan olayları hakkında atıp tutmayı bırakıp gidin bir kaç biyografi ve otobiyografi okuyun türkiye'de darbe görmüş kişilerin yazdıkları ya da hayatlarının anlatıldığı. ortaokulda biyografinin ve otobiyografinin ne olduğunu öğrendiniz zaten, değil mi canlar? hah işte o kitaplarda bir çok insan ayrıntılı bir şekilde anlatıyor askeri darbenin nasıl bir şey olduğunu.
sonra da ülkede akp'ye %50 oy çıkınca şaşırıyoruz. aptallık bende ya, askeri darbeden medet uman özgürlükçü solcuların olduğu bir ülkede hiçbir şeye şaşırmamak lazım!
- isteyenlerinin bir çoğu hiç darbe yaşamamıştır.
(bigbang, 22.07.2007 22:14 ~ 22:15)
- 76 yaşında iki darbe üç muhtıra yaşamış, birine katılmış emekli albay dedemin istediği şey. artık o mu hayatında hiç darbe görmemiş(?), rejim mi tehlikede ben bilmem.
(gakko, 02.08.2007 21:13 ~ 21:15)
- türk askeri geleneklerinden biridir. yeniçeriler de, ittihat terakkiciler de yapardı bu eylemi. o yüzden "türkiye'de darbe" konusuna 1960'dan değil de , osmanlıdan başlayarak yaklaşmak daha doğru olacak gibidir. tarihsel olarak bakıldığında, halkın darbe yapamadığı bir ülkede, silah tekeline sahip bir oluşumun bu eylemi üstlenmesi doğal görülebilir. fransa da olmayıpta, sık sık türkiye'de belki bu yüzden oluyordur.
- (bkz: reset atmak)
|