itü makina fakültesinde mümkün olması için tonla vagonla sabır isteyen eylemdir. şöyle ki:
+hocalar sürekli ayak işlerini size yıkar, sözde siz araştırma görevlisisinizdir.
+ayrıca görev dağılımında adalet yoktur, kiminin çeşitli organları arasında denklik vardır, sizin götünüzden kan alınıyordur.
+bir gazla süper ders anlatacağım, çok iyi deney yapacağım dersiniz, laboratuvarda aradığınızı bulamazsınız (iki ay boyunca şişesi beş lira olan etil alkol bekledik, okul almadan önce kendi paramızla almıştık)
+ süper ders anlatsanız da öğrenciler kopya ödev, içi boş rapor getirir.
+okul size bir bilgisayar dahi vermez, verirse de 15 inç monitör, pentium ı falan verir (şahsen benimki öyleydi).
+onbeş yirmi yıldır okulun kaymağını yiyen kaşarlanmış hademe, memur, tekniker türü insanların bir kısmı sürekli ayar vermeye çalışır. (hepsi değil ama olanlar cana tak ettiriyor).
+aldığınız maaş yoksulluk sınırının altındadır.
+kendi okulunuz size yurt dahi sağlayamaz (bedava değil parasıyla bile).
+bilimsel bir şey yapmak istersiniz, hocalar çomak sokar (kendimden biliyorum).
tüm bunlar benim şuan sayabildiğim nedenler, askerlikte astını üstünü bilirsin. ona göre davranırsın. iki sürünürsün olur biter. okulda kalmak için okyanus kadar engin sabır bir o kadar da göt ister.
şimdi diyeceksiniz olan nasıl hoca olmuş. onlara sormak gerek.
(bkz:
bir ar gör. ün feryadı)
(bkz:
yetiş bacım)