her ne kadar demokrasi adına çok önemli bir adım gibi görünse de, zaman itibariyle "ergenekon değişikliği" olmaktan asla kurtulamayacaktır. bu hükümetin öncülüğünde iyiye doğru atılan her adımın arkasında öncelikle kendi menfaatleri olmasına alıştık zaten...
askerin halka karışmasına sebep olur. böylelikle maalesef kendi kurdukları devletlerinden uzaklaşmak zorunda kalırlar. güzel oldu güzel. it iti ısırmıyordu, belki bu sefer bi' diş izi çıkar.
demokrasi olarak büyük adım zannedilen aslında kendi demokrasileri için büyük bir adımdır.çünkü baktılar kendi zekeriya öz savcı amcaları karışamıyo olaya, söz sahibi olamıyor dediler sivil mahkemede yargılansın askerler o zaman rahatça içine edebiliriz ortalığın hemde "demokrasi canım" naraları atarız etrafa.
çok normal bi olgudur. çünkü siviller askerlere karşı suç işlediklerinde askeri mahkemede yargılanabiliyorlar ve bunun önü her zaman açıktı. bu düzenlemeyi eleştiren chp'ye ve fahri chp'lilere sormak istiyorum o zamanlar neredeydiniz, siviller askeri mahkemelerde yargılanırken, askeri savcılar devletin güvenliğiyle ilgili konularda sivillere dava açarken, askere giden en dandik adamlar bile "düğmeme dokunma, bak askeri mahkemede yargılanırsın" diye dalga geçerken neredeydiniz?
siviller askerlerin öylesini uygun gördüğü konularda askeri mahkemelerde yargılanacaklar, ama askerler sivillere karşı suç işleseler bile değil yargılanmak gözaltına bile alınamayacaklar, ancak bin tane şikayet prosedüründen sonra gerek görürse askeri mahkeme kendisi belki soruşturacak? yıllardır bu düzen böyle sürerken neredeydiniz? tabii ki her şey simetrik olacak, eğer askeri yargı diye bir şey olacaksa. tabii ki suç kime karşı işlenmişse onun mahkemesi yargılayacak, siviller de yargılayacak. dokunulmazlık yok öyle kimseye.
yıllardır yapılması gereken bir şeydi bu. kimse alınıp darılmasın. belki akp yapıyor diye art niyet aranabilir. ordu bizim ordumuz, bir yanlış olursa yargılama yolumuz olmalı. dogmatik olarak her şeyi kabul edemeyiz "asker bizi korur" "asker yanlış yapmaz" diye üç garip darbe yaşadık. biraz da yargılanma korkusuyla, halk bize hesap sorar kaygısıyla hareket etmeli asker.
fi tarihinde amerika'nın adamı olduğu ayan beyan belli nice adamlar askeriyenin en tepesindeydi. bırakın da bazı şeyler sorgulansın. ki bu sorgu yolu sadece yargıtayla ilgili büyük olaylarda olacak. o kadar da olsun.
ha şimdi akp samimi mi? bana pek öyle gelmiyor, madem öyle, dokunulmazlık da kalksın tam anlamıyla yargılanabilsin herkes.
demokratik bir talep olarak mantıklı görünmekle birlikte zamanlama olarak yanlış bir yaklaşımdır. türkiye cumhuriyetinin bölünmesi gibi bir kaygıyı taşımamakla birlikte gereksiz üzerine gidilerek iyice yıpratılmış ya da halkın gözünden düşürülmüş bir ordunun türküm diyen hiçbir vatan evladına faydası yoktur. henüz kendi seçtiği vekilin yargılanması gerektiğinin bilincinde olmayan bir toplumda ben yaptım oldu yaklaşımıyla çözümlenmesi sivil faşizmin dolayısıyla diktatörlüğün yolunu açar. kim ne derse desin türkiye cumhuriyeti ordusu pek çok bakımdan türkiye cumhuriyeti devletinin temel ilkelerinin teminatıdır.
zamanlaması harika olan bir olaydır. başka zaman yapılsaydı "askerleri korumaktan başka derdi olmayanlar" bu sefer "ülkenin bunca sorunu dururken sıra buna mı..." teranesini okuyacaklardı, şimdi yasa geçiyor, bu sefer başka terane. yeter artık ben anlamadım ne zaman gelecek sıra.
hem birisi bir şeye onay veriyorsa lütfen yok gece yarısı yapılmışmış falan gibi şeylerle kimseyi yemesin bi zahmet. seni uyandırmamışlar işte, nasılsa sen de böyle düşünüyorsun diye, ne sakıncası var? bu ülkede işte böyle doğrular var. o şey doğru olduğu için kimse çıkıp ne mecliste ne sözlükte reddedemez, kamuoyunun ya da sözlük okurlarının gözü önünde. ama içten içe o şeye karşıdır, bunu açıktan söyleyemez. bu ne zaman ortaya çıkar? o şey gerçekten yapılma aşamasına gelince ortaya çıkar tabii ki. gerçekten yapılma aşamasına gelince "hop bi dakka, abi bu ne böyle alel acele, dur bi tartışalım, yangından mal kaçırır gibi olmaz, biz de öyle deyyoz, ama ben alel acele yapılmasına karşıyım, yoksa..." ve sonra başka araçları devreye sokar, yandaş dernekler karşıyız kampanyası açar falan, öyle öyle daha uygun bir zamana bıraktırılır.bunları hepimiz biliyoruz. ortalıkta reddedemeyenlerin de içten içe reddettiğini ve ellerinden geldiği, onlara gerçekten hayata geçirmek üzere danışıldığı an bunu baltalayacaklarını da biliyoruz.
bakın chp'ye. işine gelince 12 eylül'den şikayet eder, o anayasanın değiştirilmesi sözkonusu olduğunda anayasa mahkemesinde soluğu alan gene chp olur. bu işler böyledir.
o yüzden işte böyle geceyarısı operasyonları yaparsın, maddeyi geçirirsin, çünkü başka türlü engelleyeceklerini bilirsin, sonra da bırakırsın ağlarlar, "ama böyle yangından mal kaçırır gibi oldu, böyle olmasaydı, yani biz de karşı değiliz, ama yangından mal kaçırır gibi olduğu için anayasa mahkemesine iptal başvurusunda bulunacağız" vs vs. ne yangını da mal kaçırması, meclis açık mı, açık. vekiller orda mı, orda. herkes bunu biliyor mu, biliyor. sen oraya gidip yasama faaliyetine katılabilir misin, katılabilirsin. aklın nerde arkadaşım? sen görevini yapmıyorsun diye, mecliste doğru dürüst adam bulundurmuyorsun diye, hazırlanan, önerilen yasalardan haberdar olmuyorsun diye diğer taraf kendi yasa çıkarmasın mı? bu ülkede hiç gece çıkan yasa olmadı mı? bir sürü oldu tam tersine, ilk defa mı oluyor bu?
hem madem sen de aslında hemfikirsin de sadece gece yapılmasına ne kızıyorsun, sana ne ki? karşıysan söylesene karşıyım diye, sıkıysa söylesene askerler sivilleri yargılayabilsin, ama siviller askerleri yargılayamasın diye. şemdinlide sivillere bomba atarken yakalanan 2 astsubay sivil mahkemece 39 yıla mahkum edildi, suçları sabit görüldü, bu mahkeme esastan değil sırf usulden bozuldu ve dava askeri mahkemede gördürüldü, suçu sabit görülen 39 yıla mahkum edilmiş o askerler askeri mahkemece tahliye edildi, dava da sümenaltı oldu, şimdi o bombacılar aramızda dolaşıyor, belki yeni bombalar hazırlıyor, dava kaç yılda biter kimse bilmiyor. savunsanıza bunu açıktan açığa sıkıysa.
akp nin asimile programlarından birisidir. son 7 yılda yaratmış oldukları korku cumhuriyetini biraz daha güçlendirmek istiyorlar. asıl amaçları bu tarz demokrasi oyunlaryla laik cumhuriyeti yavaş yavaş yok etmektir. bunun için atatürk ün askerlerinin görev alanlarını daraltıyorlar, ellerini kollarını bağlıyorlar. yakın zamanda türk cumhuriyetine, laikliğe, atatürk e dil uzatan ve bunun yüzünden yargılanıp ceza alan şuan ki cumhurbaşkanı ve başbakanın bu hamleleri ne kadar tarafsız ciddi endişeler taşımaktayım.
konu dokunulmazlıkların kalkması, anayasa değişikliklerinin iptali vs olduğunda mahkemelere çok güvenenleri nedense paniğe sevketmiş olaydır. mahkemeler tarafsızsa askerler neden sivil mahkemede yargılanamasın?
ne amaçla yapılmış olursa olsun, bugüne kadar yapılmamış olması bir utanç nedeni olan hadisedir. ne olursa olsun normal olan budur. bu duruma olan tahammülsüzlüğünüzü başka şeyler öne sürerek kapatmaya çalışmayın. türkiye'de idam öcalan için kalktı diye idamın kaldırılması kötü bir olay mıdır yani?
dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde görülen hadisedir. askerlikle ilgili suçların askeri mahkemede görülmesine itiraz yoktur. ammavelakin, bizdeki durum ise askerin işlediği her türlü suçun askeri mahkemelerce örtbas edilmesidir. ayrıca dünyanın hiçbir yerinde askeri yargıtay yoktur. yani yargıtay çift başlı değildir. yargıtayın çift başlı olması şemdinli örneği gibi 39 yıl=beraat gibi sonuçlanabilir. aradaki uçurum ise askeri mahkemelerin tarafsız olmadığını gösterir.
ilker başbuğ'un istemeden de olsa belirttiği üzere, askeri savcılık belgeye sahte dememiştir. ama başbuğ, sivil mahkemelere belgenin soruşturulmaması direktifini verebilmiştir. çünkü askeri yargıyı doğrudan etkileme gücü vardır. fakat, sivil yargıyı ancak tehidtle yola getirebilir.
chpnin darbecileri yargılama isteğinin nekkadar yüzeysel olduğu da bir kez daha belli oldu. kenan evreni yargılama istekleri ne kadar samimiyse akpnin geçirdiği yasaya olan tepkileri de o kadar samimidir. çünkü bu yasa şu anda askeriye içindeki darbe girişimi içinde olanların sivil yargı vasıtasıyla yargılanmasını öngörüyordu.
olay çocuk mahkemeleri, ticaret mahkemeleri, ceza mahkemeleri, askeri mahkemeler gibi ayrı disiplinlerin ayrı ayrı yargılanması işlemi olarak lanse edilirse olayın çarpıklığı gözükmez. askeri yargı, askerlerin salt askeri alanlardaki suçlarını sonuca bağlamakla yükümlü kalsa görevini yapmış olur. şimdi linki bulamıyorum, bir olay vardı, bankamatikte unutulan karttan para çeken askerlerin davası bile askeri mahkemelerde görülebiliyordu. vayahut canlı tanığıyız. ergenekon davası sanığını sivil yargıdan kaçırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. adama isnat edilen suç ne kadar ne kadar askeri? seçimle başa gelmiş bir partiyi alaşağı etmek sivil yargının çözümlemesi gereken bir suç değil midir?
ki, uygulama tümden askeri mahkemeleri kapatmıyor, alanını daraltıyor. bu yüzden şüphesiz olumlu bir gelişmedir.
"gümüşhane'nin şiran ilçesinde emrindeki askerlerle birlikte terörist sandığı iki köylüyü ateş açarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan üsteğmene verilen 30 yıl hapis cezası, yargıtay tarafından bozuldu. üsteğmen, askeri mahkemede yargılanacak.
şiran ilçesine bağlı elmaçukuru köyünde 2 yıl önce domuz avına çıkan 2 köylü jandarma özel harekat timlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmiş, olayda 2 köylü de yaralanmıştı.
gümüşhane ağır ceza mahkemesi'nde yargılanan üsteğmen bülent kılıç, 'zaruret sınırını aşmak', 'birden fazla adam öldürmek' ve 'birden fazla adam yaralamak' suçlarından 30 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
yargıtay 1'inci ceza dairesi ise, mahkemenin kararını bozdu. kararda, "sanıkların terörle mücadele görevi kapsamında sübutu kabul edilen eylemi gerçekleştirdikleri, terörle mücadele ile ilgili türk silahlı kuvvetleri'nin bütün faaliyetlerinin askeri nitelikte olduğu" belirtildi.
kılıç'ın askeri mahkemede yargılanmasına karar verildi. olayla ilgili yargılanan 7 askerin beraat kararı ise onandı. "
askeri mahkemelerin işlevi hakkında hiç bir bilgisi olmayan askerlik de muhtemelen yapmamış ergenlerin yanlış yorumladığı olaydır. türkiyede çok hukuklu bir sistem vardır, bu sistem askeri ve sivil olarak ikiye ayrılır, askeri mahkemeler de sivil mahkemeler de yukarıya doğru çıkar ve yargıtay-askeri yargıtay, danıştay-askeri danıştay gibi üst mahkemelerde sonlanırlar. askeri mahkemeler, ticaret mahkemeleri falan gibi birer uzmanlık mahkemesi değildir. asker kişilerin ticaretle ilgili suçları da olsa, adam da öldürseler, hırsızlık da yapsalar, tecavüz de yapsalar, adam da kaçırsalar, zimmetlerine para da geçirseler yargılandıkları özel bir mahkeme sistemidir. ve askeri mahkemeler askeri suçlara bakmazlar, askerlerin bulaştığı, ister davacı olsun, ister davalı olsun bütün suçlara askeri mahkemeler bakar. yani siz bir askere yumruk atarsanız askeri mahkemede yargılanırsınız, asker size bir yumruk atarsa gene askeri mahkemede yargılanır. siz bir askerin evine hırsızlığa girerseniz, siz bir askerin çocuğunu kaçırırsanız, siz bir askere araba satarken onu dolandırırsanız askeri mahkemede yargılanırsınız. asker sizin evinize hırsızlığa girerse, asker sizin çocuğunuzu kaçırırsa, asker size eski arabasını satarken dolandırırsa gene askeri mahkemede yargılanır. askerler, bulaştıkları hiç bir işte suçlu da olsalar mağdur da olsalar askeri mahkemeden başka hiç bir yere çıkarılamazlar.
askerlere polis dokunamaz, sadece askeri polis olan inzibatlar gelip dokunabilir. bir asker adam da öldürse polis kendisini yakalayamaz, peşinde kovuşturma yapamaz, asker elini kolunu sallar gider. sokak ortasında adam öldürse polis gene hiç bir şey yapamaz, ancak suçüstü pozisyonuna "bizzat şahit olmuşsa" etrafını çevirip olay yerinden ayrılmamasını sağlayabilir ve o arada jandarmayı çağırabilir, jandarma gelip asker ancak tutuklayıp merkeze götürebilir veya sorgulayabilir. bu asker kişiler de ancak askeri mahkemelerde yargılanabilir. sizi öldürse bile siz bu adamı sivil bir mahkemede dava edemezsiniz. ederseniz de bakmazlar. askeri mahkemeye gider iş.
dolayısıyla durum simetrik bile değildir. "sivile karşı suç işlendiğinde sivil mahkeme, askere karşı suç işlendiğinde askeri mahkeme" noktasında bile değiliz.
askerler "türk ceza kanunu"'na göre de yargılanmazlar. bütün türkiye'de suç işleyen insanları bu kanun bağlar, askerler ise "askeri ceza kanunu" diye ayrı bir ceza kanununa göre yargılanırlar.
bunları...
biliyor muydunuz?
bilmiyordunuz. size gazetelerde "dünyanın her yerinde askeri mahkemeler var" dedikleri için siz de gelmiş bunu söylüyorsunuz. oysa dünyanın her değil ancak bazı yerlerinde askeri mahkemeler var, ve onlar da bu yukarıda anlattığım uganda sistemiyle, paralel bir hukuk sistemi, hatta paralel bir devlet yapılanması olarak işlemiyor. sadece asker kişilerin "askerlikle ilgili" konulardaki suçlarına bakan birer disiplin mahkemesi olarak işliyor. türkiyedeki askeri hukuk sistemi kışlalarda geçerli bir özel paralel hukuk tipidir, kışlaları ayrı bir devletin türkiye içinde satın aldığı topraklar olarak düşünseniz bile olur, tıpkı elçilik arazilerinin o devletin toprağı statüsünde sayılması gibi bir durumdur bu, elçilik arazilerine de mevcut devlet giremez, oradaki insanları yakalayamaz. bir ingiliz bir sorun başına geldiğinde elçiliğe sığınır, elçiliğe girilemez, çünkü orası ayrı bir devletin toprağıdır. askeri kışlalar da böyledir, ayrı toprak, ayrı kanunlar. hatta hangisi egemen? askerler egemen, çünkü siz onları yargılayamıyorsunuz, mesela size karşı suç işleyenleri iade etmiyorlar, sizse onlara karşı suç işleyenleri vermek zorundasınız.
ama gelip sanki bunlar sadece birer uzmanlık mahkemesiymiş gibi savunabiliyorsunuz. sanki dünyadaki uygulama sizin dediğiniz gibi işliyor. tam tersine, bu yasa askeri mahkemeleri kapatmıyor, onlar gene varlar ve işlevlerini yerine getiriyorlar, tıpkı oradaki gibi. ama sivillere karşı askerler suç işliyorsa tabii ki buna askerler kendi aralarında karar vermeyeceklerdir, mağdurun hakkını arayabileceği bir yerde karar verilecektir.
askerler bir an önce karar vermelidirler. önce asker midirler, ve bahsettiğim paralel hukukta kendi askeri kışla devletlerinin mi vatandaşıdırlar, yoksa önce herkes gibi türkiye cumhuriyeti vatandaşı mıdırlar ve askerlikle ilgili olanlar dışında herkes gibi sivil mahkemelerde mi yargılanacaklardır?
askeri mahkemelerin ne olduğunu bilmeyenler de bir karar verse iyi olur aslında. aslında bunlara askerden fazla askerci demek yanlış olmaz. bu kanun çıktı, ama gene askerden fazla askerci chp dışında karşı çıkan yok. mesela organeral ilker başbuğ'dan bir ses duyulmuyor. neden acaba? siz askerden fazla askerciler tayyiple başbuğun geçen haftaki toplantısında ne konuştuğunu sanıyorsunuz? sanıyor musunuz ki bu kanun askeriyenin haberi olmadan çıktı. bir tek askerden fazla askerci sizler ve chp olayın dışında kaldı. kalan herkes kanunun çıkacağını biliyordu ve doğru dürüst tepki göstermediler bile.
devam edin anlatmaya, heyecanlı oluyor.
edit: bazıları şimdi hemen çemkirecek, ergenekon'da nasıl oluyor o zaman falan diye. hiç onlar çemkirtmeden söyleyeyim. ergenekonda da aynı durum geçerli, içeri alınan paşaların hepsi emekli ve sivil. bunların sivil olmalarına rağmen askeri lojmandan gözaltına alınmaları bile problem olmuştu. ama bu tip durumların da hepsi askeri savcılıktan özel izin alınarak genelkurmayın bilgisi dahilinde gerçekleştiriliyor. sivil savcılar şu an emekli olmayan hiç bir askeri, askeri savcılıktan izin almadan götüremiyorlar.