olur mu: "sikimde olur mu" cümlesinin hafifletilmiş versiyonudur. örnekle açıklamak gerekirse:
kısa dönem çavuş: aslan, komutan üç masa daha gelecek dedi.
en üst devre: olur mu çavuş? ("bu şafakla sikimde olur mu" demek istedi)
bi şafak söle de serinleyelim: alt devreyle şafağının çok olması konusunda dalga geçmek amacıyla kullanılır. misal:
- bi şafak söle de serinleyelim.
- 345 heralde.
- yuh ulan köy mü yaktın.
ben mi gidiim: genelde nöbete giden arkadaşlarla taşak geçmek için kullanılan bir kalıptır. ben mi yapiim, ben mi koşiim gibi versiyonları da vardır. örneklemek gerekirse:
- yarın spor varmış.
- ben mi koşiim olm.
tava sapı: açıkçası bunun yaygınlığını bilmiyorum ama kepsiz dolaşan asker demektir.
çaresiz: şafağı çok olan asker.
üst devresinin şafağını bilmeyen: ya ibnedir ya götveren.
yatışa geçmek: dinlenme halinde olmak, iş yapmamak. bunun için illaki yatmak gerekmez. iş yapılmaması kaydıyla kantinde oturmak bile bir nevi yatış sayılır.
otuzbeş (veya herhangi bir plaka): içtimada komutan sağdan saydırırsa, sana da şans eseri plaka numaran gelirse, plaka numaranı avazın çıktığı kadar bağırırsın. düşük bi ihtimaldir. fakat yapması keyiflidir. bunun bir de şafak sayısının denk gelmesi söz konusudur ki onda da avazın çıktığı kadar bağırılır. hatta komutan iyi biriyse, şafağım 28 diye bağırılır mesela.
zorunuza gitmesin diye eklenebilir.
şafağım diyor comolokko: şafak 30'un (bazı yörelerde 20) altına indi mi sevdiğimiz arkadaşlar kıskanmasın diye şafak söylenmez yerine comolokko denir.
kolluk bende kıllık bende: kolluk çavuşluğu tutulduğu zaman insanın ister istemez kıllaşması, sinir bozucu bi hal alması.
nöbet ağacı: paso nöbet yazılan asker veya nöbeti uzamış asker.
atarsa: tipik bi kişisel bi rahatlama kelimesidir. mesela şafağınız 102. siz onun yerine atarsa 101 diyosunuz, kendinizi kandırıyosunuz bi yerde ama bi gün de olsa bitmiş gibi davranıyorsunuz. mesela benim gibi karakolda nizamiye çavuşluğu yapmış arkadaşların işi akşam 6 gibi bitmektedir. bu saatten sonra direkt yatışa geçersiniz, işiniz, gücünüz, nöbetiniz yoktur. o an şafağınızı kendiniz attırabilirsiniz. gece onikiyi beklemeyebilirsiniz. saat 17:00'da 98 (atarsa 97) olan şafağınız saat 18:00'dan sonra 97'ye düşüyor. siz de bu saatten sonra atarsa 96 diyebiliyorsunuz. görüldüğü gibi gün boyu şafağınızla dilediğiniz gibi oynayarak kendinizi kandırıyorsunuz ama faydalı oluyor.
kilitlemek: bir görevin başınıza kalması. komutanlar isteyerek, arkadaşlar ise piçliğine size görev kilitleyebilirler veya kilitletebilirler. çavuşlar için nöbet kilitlenmesi, araç komutanlığı kilitlenmesi, muhafızlık kilitlenmesi, mıntıkanın kilitlenmesi gibi örnekleri vardır. bunun yanında çöpün kilitlenmesi, bulaşığın kilitlenmesi gibi örnekler de uzun dönem alt devrelerin en çok karşılaştığı şeylerdir.
bi an iki sandım: şafağı 200 ve üstü olan asker bulunur. şafağı sorulur. maksat dalga geçmektir. eskiden yaygın olduğunu duydum fakat günümüzde unutulmuş bir kalıptır. fakat 30-35 yaşlarında olan bi adamın kule nöbetindeki askere yaptığını gördüm.
- şafağın kaç aslan.
- 234 abi.
- of bi iki sandım, sevindim.