|
|
- aruz vezniyle şiir yazmak veya aruz vezniyle yazılmış bir şiiri çözümlemek için, kesinlikle sahip olunması gereken bilgidir. bu bilgiyi öğrenmek de, kullanmak da son derece basittir. açalım;
aruzda, bir hecenin ya açık, ya kapalı olması gerektiğini biliyoruz. bilmiyorsak,
(bkz: açık hece)
(bkz: kapalı hece)
aruzda belli kalıplar zaten zaman içinde oluşturulmuştur. önce bunların mantığını görelim:
mesela,
"aya baktım, seni gördüm; sana baktım, ayı gördüm"
açıkça görüldüğü üzere, mısra 16 heceden oluşmuştur ve 4'erli 4 grup halinde inşa edilmiştir. her grubu alt alta yazarsak;
aya baktım
seni gördüm
sana baktım
ayı gördüm
her bölümün (bunlara cüz deniyor) önce iki açık, sonra da iki kapalı hece barındırdığını görürüz. işte buna, klasik edebiyatta "feilâtün" demişler. çünkü "feilâtün" kelimesi, iki açık ve iki kapalıdır. siz isterseniz buna "tikitaktak" diyebilirsiniz, kesinlikle aynı şeydir. dolayısıyla, bunlardan mısrada 4 tane olduğu için, vezin de bunlardan 4 tanesinin yanyana gelmesidir:
yani, feilâtün feilâtün feilâtün feilâtün
siz, tikitaktak tikitaktak tikitaktak tikitaktak da derseniz, şiirin aruz ölçüsünü doğru söylemiş olursunuz.(marius, 16.10.2007 11:01 ~ 11:03)
- şimdi, çok fazla teknik ayrıntına girmeden ve bilgi kirliliğine boğmadan, aruz vezninde ölçü üretme tekniklerini basitçe gösterelim:
yukarıda değinilen "feilâtün" formu, yani iki açık+iki kapalı temel, esas alınmakla birlikte genel olarak şu türevleri de vardır (en çok kullanılanları yazıyorum):
noktalar açık, çizgiler kapalı heceleri göstermek üzere;
.--- (mefâîlün) ; bir açık + üç kapalı: asırlardır, fenerbahçem, benim kalbim, gider gitmez...
-.-- (fâilâtün); bir kapalı + bir açık + iki kapalı: kahramanlık, yanmışım ben, sen de gittin, doğru düzgün...
--.- (müstef'ilün); iki kapalı + bir açık + bir kapalı: öğretmenim, ben söyledim, geçmiş zaman, binbir çeşit...
parantez içindeki teknik kelimeleri kesinlikle ezberlemek zorunda değiliz. önemli olan, hecelerin vokal değerlerini bilmek ve sonra da işte bu 4 genel duruştan birini 3 veya 4 kez yanyana yazmaktır. yani;
1) ..-- / ..-- / ..-- / ..-- (feilâtün feilâtün feilâtün feilâtün)
aya baktım, seni gördüm; sana baktım, ayı gördüm
2) .--- / .--- / .--- / .--- (mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün)
benim aşkım, senin aşkın sanırsın hep; değil aşkım!
3) -.-- / -.-- / -.-- / -.-- (fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilâtün)
sen de gittin, ben de gittim; hangimiz en önce gittik?
4) --.- / --.- / --.- / --.- (müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün)
sensizliğim, senden değil; yalnızlığım, benden değil!
- artık bir sonraki aşamaya geçebiliriz:
bu dört genel kalıptan herbirinin son hecesi çıkarılıp atılır. dört yeni kalıp oluşur:
1. feilâtün feilâtün feilâtün feilâ
2. mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâî
3. fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilâ
4. müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'i
şimdi bir teknik bilgiyi öğrenme zamanı: aruzda, kapanış cüzleri olarak adlandırılan cüzler vardır ve eğer kalıp böyle kesilip makaslanmışsa, bu cüzlerden biriyle bitirilir. bunlar:
1) ..- (feilün okunur)
2) .-- (feûlün okunur)
3) -.- (fâilün okunur) (burada yeni bir şey yapmadık, sadece son heceleri attık)
4. kalıpta kesme yapmak mümkün değildir. çünkü o zaman 4 kapalı yanyana gelir, ki bu da aruz ahengi açısından hoş olmayan bir durumdur.
dolayısıyla üç yeni kalıbımız;
1. feilâtün feilâtün feilâtün feilün
o benim milletimin yıldızıdır, parlayacak (mehmet akif ersoy)
2. mefâîlün mefâîlün mefâîlün feûlün
benimsin sen; benim olman, yazılmış bir kaderdir (ben salladım)
3. fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
bir perî-sûret görünmüş, bir hayâl olmuş sana (nedim)(marius, 16.10.2007 12:45 ~ 13:37)
- şimdi, son aşamaya yaklaşmış bulunuyoruz. öncelikle;
(bkz: feilatün feilatün feilatün feilün)
bir prensip olarak, aruz geleneğinde, feilâtün (..--) ile başlayan bütün kalıplar, isteğe göre fâilâtün (-.--) diye de başlanabilir. feilün (..-) diye biten bütün kalıplar da fa'lün (--) diye bitebilir. bu yüzden, feilatün feilatün feilün ve feilatün feilatün feilatün feilün kalıpları, aruzun en kolay ve en kullanışlı kalıplarıdır.
şimdi; bizim edebiyatımızda en yaygın olarak kullanılmış kalıplardan ikisi olan
1. feilatün feilatün feilatün feilün (..-- / ..-- / ..-- / ..-) ve
2. mefâilün feilatün mefâilün feilün (.-.- / ..-- / .-.- / ..-) kalıplarını, bu tercih hakkından dolayı şöyle de okuyabiliriz:
1. feilatün feilatün feilatün fa'lün (..-- / ..-- / ..-- / --)
2. mefâilün feilatün mefâilün fa'lün (.-.- / ..-- / .-.- / --)
ve son aşama:
işte bu son yazdığımız iki kalıbın son cüzlerini (fa'lün: --) kesip, kalıbın başına yapıştırdığımızda;
1. fa'lün feilatün feilatün feilatün (-- / ..-- / ..-- / ..--)
2. fa'lün mefâilün feilatün mefâilün (-- / .-.- / ..-- / .-.-) olur.
işte bu iki kalıp, bizim edebiyat çevrelerimizde genel olarak bu şekilde değil de, sırayla şöyle okunur:
1. mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün (--. / .--. / .--. / .--)
2. mef'ûlü fâîlâtü mefâîlü fâilün (--. / -.-. / .--. / -.-)
gördüğünüz gibi, hiç bir farkı yok; siz isterseniz benim yukarıda yazdığım gibi okuyun. sadece cüz lerin kesim (takti) yerleri farklı, hepsi o kadar.(marius, 16.10.2007 13:34 ~ 13:38)
- daha basit bir giriş, ve de konuyu daha iyi anlamak için;
(bkz: aruz vezninde hecelerin vokal değeri)
|