neredeyse bir asır süren ve geçtiğimiz günlerde son bulan yaşamı boyunca üretkenlikte sınır tanımayan eşsiz yazar ve değerli bilim adamı. 1945 yılında yayınladığı bir makaleyle iletişim uydularını bilim dünyasına sunmuş, adını dünya tarihine altın harflerle kazımıştır. hatta kendisinin onuruna, iletişim uyduların yerleştirildiği yörüngeye
clarke yörüngesi adı verilmiştir.
--çalıştığım yerden devam edelim giriye--
bu değerli insanın yazdığı sayısız bilmsel makaleyi ve bilimkurgu öyküsünü bir kenara bırakıp sadece romanlarına bir bakalım. (bunları şimdilik bir kenara bıraktık; hala yaşıyor olursam clarke'ın ölüm yıldönümünde tüm eserlerinin olmasa da okuma şansına eriştiğim eserlerinin daha detaylı bir incelemesini yapabilirim.)
_______________
-
prelude to space (1951)
-
the sands of mars (1951)
-
islands in the sky (1952)
-
against the fall of night (1953) (
the city and the stars'ın orijinal hali oluyor kendisi.)
-
childhood's end (1953) (naçizane fikrimce sadece bilimkurgu eserleri arasında değil, okuduğum tüm romanların listesinde ilk ona rahatlıkla girer.)
-
earthlight (1955)
-
the city and the stars (1956)
-
the deep range (1957)
-
a fall of moondust (1961)
-
dolphin island (1963)
-
glide path (1963)
-
2001: a space odyssey (1968) (
a space odyssey serisinin ilk kitabı. clarke bu romanı ve serinin devamı, romanla aynı ismi taşıyan
stanley kubrick filmi için hazırladığı senaryodan ortaya çıkarmıştır )
-
rendezvous with rama (1972) (
rama serisinin ilk kitabı. bilimkurgu seven her insanın mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. aslında burada çok pis
spoiler verilirdi ama tadınızı kaçırmayayım hiç.)
-
a meeting with medusa (1972)
-
imperial earth (1975)
-
the fountains of paradise (1979)
-
2010: odyssey two (1982) (
a space odyssey serisinin ikinci kitabı.)
-
the songs of distant earth (1986) (yazarın karakter yaratmada ne denli başarılı olduğunun bir göstergesi daha.)
-
2061: odyssey three (1988) (
a space odyssey serisinin üçüncü kitabı.)
-
cradle (1988) (
gentry lee isimli başka bir mühendis/yazar ile ortak bir çalışma.)
-
rama ii (1989) (yine
gentry lee var işin içinde. hatta "
rama serisinin ilk kitabının sonrasında clarke sadece fikir üretmiştir; bunları yazıya döken ve karakterleri yaratan ise lee olmuştur" deniliyor.)
-
beyond the fall of night (1990) (
gregory benford isimli bir bilimadamı/yazar ile ortak bir çalışma.)
-
the ghost from the grand banks (1990)
-
the garden of rama (1991) (yine
gentry lee ile birlikte yazılmış.)
-
rama revealed (1993) (yine
gentry lee ile birlikte yazılmış.
rama serisinin son kitabı oluyor kendisi. birçok soru işaretini okurun kafasına kazısa da okuduğum en sürükleyici kitaplardan birisiydi.)
-
the hammer of god (1993)
-
richter 10 (1996) (
mike mcquay isimli bir bilimkurgu yazarıyla beraber yazılmış.)
-
3001: the final odyssey (1997) (
a space odyssey serisinin son kitabı.)
-
the trigger (1999) (
michael paul kube-mcdowell isimli bir bilimkurgu yazarıyla beraber yazılmış.)
-
the light of other days (2000) (
stephen baxter isimli bir bilimkurgu yazarıyla beraber yazılmış.)
-
time's eye (2003) (
stephen baxter ile ortak bir çalışma.
a time odyssey serisinin ilk kitabı. en az
a space odyssey serisi kadar sürükleyici ve "dolu" bir eser. özellikle tarihi karakterlere göndermeler yapması daha da etkileyici kılıyor bu eseri. tamam,
spoiler vermeden susuyorum.)
-
sunstorm (2005) (
stephen baxter ile birlikte yazılmış;
a time odyssey'in 2. kitabı.)
-
firstborn (2007) (
stephen baxter ile birlikte yazılmış;
a time odyssey'in 3. kitabı.)
-
the last theorem (
frederik pohl ile birlikte yazılmış; bu yıl
* yayınlanması bekleniyor.)
_______________
clarke, romanlarında sık sık şu temaları irdelemiştir:
-dünya dışında varlığını sürdüren zeki varlık(lar)
-dünya dışında varlığını sürdüren daha zeki varlık(lar)
-dünya dışında varlığını sürdüren
aşmış varlık(lar)
-yıldızlar arası yolculuk
-farklı fiziksel/kimyasal/biyolojik ortamlarda ortaya çıkan farklı yaşam formları
-insanlığın yaratılışında ve evriminde dünya dışı varlıkların (olumlu ya da olumsuz) rolü.
-insanlığın bitmek tükenmek bilmeyen savaşma hırsı
-bilginin sınırları
-yapay zeka
-zaman
-insanın çevresine (olumlu ya da olumsuz) etkileri
_______________
herhangi bir dini inanca sahip olmayan clarke, evrenin "astronomları şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyecek bir yapıda 'dizayn edildiğini'" öne sürmüştür. bu eşsiz tasarıdan sorumlu olan varlığı ya da varlıkları ise "bilginin sınırlarını aşıp ölümsüzlüğe kavuşmuş varlıklar" olarak göstermiştir. eserlerinin çoğunda bu konuda göndermeler olsa da, clarke çok az eserinde bu tür "yaratıcı" ve "kontrol eden" varlıklara doğrudan değinmiştir. öte yandan clarke eserleriyle okuyucusunu insanlığı, varoluşu, uzayı;
ötekiyi,
imkansızı sorgulamaya teşvik etmiştir. peki arthur amcanın, gavurun "hard sci-fi" dediği, bilimsel gerçeklere ya da doğrulanması mümkün olan teorilere dayandırdığı kitapları neden sıkıcı değildir? çünkü bu kitaplarda bilim gerçek anlamda kurguyla iç içedir. seri halinde olan eserler dışındaki neredeyse her romanda başka bir dünya, başka bir çevre, başka bir tarih, başka bir olay örgüsü, bambaşka karakterler ve olaylar yer almaktadır. bu da kendisinin romanlarını ziyadesiyle sürükleyici kılar.* bu da yetmezmiş gibi, bu romanlar tek bir karakterin bakış açısından ilerlemez--farklı zamanlardan, farklı mekanlardan ve farklı karakterlerin bakış açısından ilerleyen romanlar daha da ilgi çekici bir hale bürünürler.
* hatta günümüzün en "sağlam" televizyon dizilerinden birisi olan
lost kuru üzerinden bir arthur c. clarke romanını değerlendirirsek şöyle bir tablo çıkar karşımıza; 1 clarke romanı 100 lost sezonuna eşittir. (saçma bir karşılaştırma olmuş olabilir, fazla takılmayın. )
bu kadar kuru bilginin üzerine şunları da söyleyebilirim; clarke eserleriyle yüzbinlerce, belki milyonlarca insanı doğrudan ya da dolaylı yollarla etkilemiştir.
hal 9000,
david bowman,
nicole des jardins gibi karakterleri birçok "gerçek" insandan daha çok sevdirebiliyorsa bir insan bize, daha ne isteyebiliriz ki? böyle yoğun duygular uyandırabilen bir insanın toprak altında huzur bulabileceğini sanmıyorum. eminim ki clarke şimdi kurgularında sık sık değindiği
overmind'ın bir parçası olmak üzere farklı boyutlara, farklı dünyalara yelken açtı. ve yine eminim ki; clarke, sevenleri tarafından unutulmayacağını biliyordur.
yıldız çocuk, güle güle...
_______________
sonradan gelen ek:
houston we have a problem!
arka sıralardan bazı sesler duyuyorum. "giride bol miktarda kopyala/yapıştır aksiyonu kullanmışsın. kınıyoruz seni." diyenler var. şaka şaka, henüz yok aslında, ama olabilr her an. olmayabilir de aslında. neyse, işin aslı şu: bazı romanların orijinal isimleri ve ilk yayınlandıkları tarihler dışındaki tüm giri kendi parmaklarım tarafından klavyeye döküldü. amma velakin, bu kadar romanın bırakın yayınlanma tarihlerini, isimlerini bile biliyor olmam imkansıza yakın olurdu, o yüzden affımı talep ediyorum. ya da etmiyorum şimdilik, ama gerekirse ederim. zaten baktım da, clarke ile ilgili yazmak istediklerimin çeyreğini bile yazamamışım. eksiklerimi sonra telafi edeceğim artık.
houston we have a problem!