hani olur ya; sen gitme desen de o gider, giderken de sol yanında bir yara açar, bir boşluk bırakır öyle gider. o boşluktan içeri rüzgar eser sanki sürekli, alttan alttan, soğuk soğuk... her nefes alışın daha da acıtır o yarayı, o rüzgar hep daha sert eser sen nefes aldıkça.
işte; gün gelir, o yarayı açan geri gelir. ama artık öyle bir hal almıştır ki yara;
o'nun dönüşü bile iyileştirmeye yetmez seni. dönmesinin bir anlamı yoktur yani artık. geçmiştir iş işten, onu anlarsın.
yada ben ne uğraşıyorum ki bu kadar,
necip fazıl ne güzel anlatmış zaten bu durumu:
geçti istemem gelmeni
yokluğunda buldum seni
bırak vehmimde gölgeni
gelme artık neye yarar
*