artık çok geç çok anlam taşıyan bi cümledir misal biri öldü ya da çok uzağa ona ulaşamayacağınız bir yere gitti ve sizin halen o kişiye söyleyecek çok şeyiniz var ve bu durum tam bir dumur olmakla bilikte artık çok geç lafını getirir akıllara ayrıca bi de eski sevgiliniz size artık çok geç der ama aslında geç olan bişey yoktur o onun bahanesidir ve sende bunun farkındasındır acı bir şey olur üzülürsün
seks sırasında doğum kontrol yöntemi olarak geri çekilme metodunu kullanan kişi geç kalıp dişicanın içine boşaldıktan sonra dişican kişinin içeri boşalmadın di mi? sorusuna verilecek cevaptır.
birde 'artık çok geç demek için bile çok geç' durumu vardır. bir umutla tekrar geri dönmesini beklediğiniz sevgilinizin evlenmiş olduğunu öğrenmek bu tanımlamaya uygundur ve yutkunulur.
seneler önce armağan çağlayan'ın hürriyet'in kelebek ekindeki köşesinde yazdığı, hala daha sakladığım yazısı.
artık çok geç
-lunaparka gidip, bütün oyuncaklara binmek için tutturmadıysanız,
-lunaparkta annenizin ve babanızın bütün itirazına rağmen zincirli uçan sandalyelere binmek için ağlamadıysanız,
-yeni aldığı tertemiz kıyafetlerinizi giydirip sizinle gezmeye giden annenizin yanında, aval aval sağa sola bakınırken yere düşüp üstünüzü kirlettiğiniz için dayak yemediyseniz,
-her şeyi merak edip, "bu ne", "neden", "niçin" sorularıyla anne ve babanızı hatta yanınızdaki herkesi bunaltmadıysanız,
-komşunun bahçesinden erik, kiraz, dut ve incir çalmadıysanız,
-bamya, kereviz, kapuska ve ıspanağı yemeyeceğim diye sofrada ağlamadıysanız,
-her eğitim ve öğretim yılının başında, yeni sınıfa başladığınızda "bu yıl çok düzenli defter tutacağım" diye kendinize söz verip, ikinci haftanın sonunda bu işten sıkılmadıysanız,
-annenizi yarı beline kadar camdan sarkıtıp, "hadi akşam ezanı okunuyor eve gel artık" diye bağırttırmadıysanız,
-kardeşiniz yeni doğduğunda önünüze oyuncaklar verilip "bunları kardeşin sana getirdi" diye kandırılmadıysanız,
-denizden korkup, girmemek için kaçmadıysanız,
-ekmek almaya giderken, parayı cebinizden düşürüp, salya sümük ağlaya ağlaya geçtiğiniz yollarda aramadıysanız,
-23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramlarında "uç uç böceği", "damat", "gelin", "eşeğe ters binen nasreddin hoca" gibi kılıklara girmediyseniz,
-bayramlarda yapmacık bir ses tonuyla ellerinizi kocaman kaldıra kaldıra şiir okuma yarışmalarında şiir okumadıysanız,
-evde kırdığınız bardak ya da vazonun parçalarını anneniz görmesin diye koltuğun altına saklamadıysanız,
-derslerde "adam asmaca", "isim şehir" oynamadıysanız,
-karanlıktan korktuğunuz için, evde tuvalete giderken kimseye çaktırmamak için avaz avaz şarkı söylemediyseniz,
-haşlanmış fasulyelerden tahta sıraların üzerinde "ali topu tut" yazmadıysanız,
-öğretmen görmesin diye iki elinizi arkanıza götürüp, dörtle beşi parmak hesabıyla toplamadıysanız,
-"ben nasıl oldum" sorunuza milyon tane farklı cevap almadıysanız,
-anne ve babanızın seks yapmayacak kadar terbiyeli insanlar olduklarını düşünmediyseniz,
-okula gitmemek için hasta numarası yapmadıysanız, hatta tebeşir tozu içmediyseniz,
-ev ödevlerinizi tenefüslerde hızlı hızlı arkadaşlarınızdan kendi defterinize kopyalamadıysanız,
-sokakta oynarken terden sırılsıklam olan saçlarınızdan yüzünüze doğru kirli bir sıvı süzülmemişse,
-yan apartmanın bütün zillerini çalıp kaçmadıysanız,
-anneniz yün sararken çile tutmadıysanız,
-okuldan eve dönerken okul çantanızı bir taşın üzerine koyup, oyun oynamaya dalınca babanız sizi aramaya sokaklara çıkana kadar eve gitmediğinizi fark etmediyseniz,
-babanızın hışmından kurtulmak için annenizin bacakları arasına, annenizin hışmından kurtulmak için de babanızın bacakları arasına saklanmadıysanız,
güzel bir çocukluk yaşamadınız ve tüm bunlar için artık çok geç demektir!