|
|
- pek bi komik..hadi o kadar kastın hayali harita çizicem diye,hadi güneydoğu'yu haritada hart diyerekten ısırdın kürdistan yaptın,ya kimin aklına gelir ağrı dağı'nı,artvin'i kars'ı "kürdistan" kurup onlara vermek..milliyetçi ermeniler ağrı dağı'nı kürtlere mi bırakır,bas bas bağırıyorlar ağrı bizim kutsal dağımız diye..ayrıca artvin,kars ve kürdistan,ne alaka?..onlara da gürcüler atlar..
(bkz: atlayan atlayana)
(bkz: pis akbabalar)
(bkz: kıçından harita uydurmayı bile aşmak)
- tarihte cetvelle eyalet sınırı çizmiş bir toplumun ürünü.
- ybsg dedirten hadisedir.
(smooth, 24.07.2006 21:45 ~ 22:16)
- makalenin sonunda aynen şöyle bir yazı var;
who wins, who loses
winners —
afghanistan
arab shia state
armenia
azerbaijan
free baluchistan
free kurdistan
ıran
ıslamic sacred state
jordan
lebanon
yemen
losers —
afghanistan
ıran
ıraq
ısrael
kuwait
pakistan
qatar
saudi arabia
syria
turkey
united arab emirates
west bank
ulan bre pezevenkler, bilgisayar oyunu mu "kim kaybetti, kim kazandı"ymış..adamların istediklerini vermek istemiyorum, direk kızıp ortalığa bağırmak çağırmakta niyetim yok, sorun olan taraf olmak istemiyorum ama adamlar direk kendi başlarına iş yapıyorlar..çok mu kolay??! yargısız infaz direk, kaybedenlere türkiye'yi koymak..kolay mı lan kan ile sulanmış bu vatanın değerli topraklarını leş işlerinize alet etmek, bir hiç uğruna vermek??!
kolay sanıyorlarsa bir daha düşünsünler..medyada, orada burada bir sürü harita çıkartarak değişen sorunlu ortadoğu'nun yeni halini (!) herkesin aklına kazımaya çalışıyorlar, yaptıkları günah dolu stratejiyi bir sevapmışcasına herkesin vicdanında kabullendirmeye zorluyorlar..ama hiç de düşündükleri kadar kolay olmayacaktır, eminim..(zeus, 26.07.2006 23:34 ~ 25.02.2007 15:37)
- (bkz: alkış efekti yok mu bu sözlükte)
- böyle konularda iki nokta hep kafama takılır:
birincisi, bu işler harita çizip basmakla oluyorsa..niye biz de misilleme olarak başka haritalar çizip başkalarının illerini kendi sınırlarımızda göstermiyoruz...
mesela biz de suriye’nin, ırak’ın, hatta iran’ın bazı bölgelerini ülkemize dahil edilmiş gösterip el altından dağıtalım...
ikincisi, netice bu sınırları birileri 50 yıl önce oturup çizmiş...
bizim hiçbir itirazımız olmamış, ya da olamamış...
itirazımız olmadığı gibi çizenlerden daha büyük bir sadaketle bu sınırların korunmasını arzu ediyor, her fırsatta vurguluyoruz...
oysa çok düz mantıkla bakıldığında değişen ne var...birileri 80 sene önce gelip buralar sınır demiş. başkaları da şimdi geliyor ya da gelmiş, “hayır öyle olmasın, böyle olsun” diyor.
biz henüz ortada olmayan bir şeye itiraz ederken ne demek istiyoruz: dün bir şey demedik ama bugün deriz, diyebiliriz gibi bir itiraz mı?
canım ne yapacaksanız yapın ama bizim arzularımızı da dikkate alın, anlamına gelecek bir itiraz mı?
işin bu tarafı çok net değil...
işi bilmeyenler cesur olurmuş. ben de bu cesaretle yıllardır, “bize ne, kim ne yapacaksa yapsın” deyip duruyorum...
bu rahatlığın ve lakaytlığın tersi ne?
olur mu öyle şey, kim ne yapacaksa yapsın ne demek? biz buna izin vermeyiz!
o zaman da dert edecek bir şey yok. madem artık bu işler bizim iznimize ve rızamıza bağlı, yine rahat olabilmeliyiz..olabilmeliyiz değil, olmalıyız...
bize çeşit çeşit önerilerle gelirler, biz istersek izin veririz, istersek vermeyiz.
yani niye bizi tedirgin ediyorsunuz, diyorum...
- küçükken koltukların dikdörtgen şeklinde minderleri ile yaptığım küçük bir evim vardı kendimce. iki paralel minderin üstüne üçüncü minderi koymak suretiyle minik bir ev yapardım. sonra da düşünürdüm "ne güzel ev kurdum lan kendime. benim bölgem burası kimse gelmesin.". tabi sonra annemin tepedeki minderi kaldırıp beni kahvaltıya çağırması ile o mükemmel hayal dünyamın içine sıçılırdı...
işte amerika'nın da annesi tarafından kahvaltıya çağrılması lazım; lakin anaları yok ki...(twinkle, 26.07.2006 23:50 ~ 09.10.2006 21:56)
- şimdi iki soru var: harita nedir? niçin kullanılır?
birinciyi geçtim, ikinci soru: bu sorunun cevabı da iki tanedir:
1-bakmak, öğrenmek için.
2-kıvrılıp, münasip bir yere sokulmak için.
işte bu harita ikinci amaç için üretilmiş.(karoten, 27.07.2006 00:08 ~ 00:08)
- ıı. abdulhamid döneminde theodor herzl tarafından israil devletinin kurulması için osmanlı'dan filistin toprakları satın alınmak istenmiş, ancak sultan bunu reddetmiştir. bu dönemde alınmak istenen ve daha sonra birinci dünya savaşının ardından kaybedilen topraklar şu anda israil toprağıdır. herzl'in çizdiği haritanın çizildiği zamanı bilmiyorum ama herzl ıı. abdulhamid'den toprakları istediğinde tarih 1901 dir. herzl "belki 5 sene içerisinde ama 50 sene içinde kesinlikle israil kurulacaktır" gibi bir laf etmiştir. kendisi aynı zamanda siyonizmin kurucusudur.
harita konusuna bağlarsak, o kadar basite alınacak bir konu değildir, bende çizerim lan ne var denilebilir ama muhtemelen herhangi birisinin çizeceği harita bırakın dünya'da yankı uyandırmayı gündem bile oluşturmaz. ha diğer taraftan harita çizmek kolay ama toprakları almak zordur. hele toprağını kansız vermemiş bir milletin toprağıysa zorluğu gayet ortadadır.
- harita hakkında feyenoordlu bir taraftar şöyle demiş, bakıyoruz:
(bkz: http://img105.imageshack.us/...)
isteğe göre büyük boyları da var. saygılar.
- (bkz: bullshit)
- şuradan bu konuya ilişkin birbirinden güzel ve bu güzelliğe karşıt bir o kadar çirkin yorumlar okumak mümkün;
http://www.armedforcesjournal.com/...
- söz konusu harita için;
önce: (bkz: http://img245.imageshack.us/...)
sonra: (bkz: http://img209.imageshack.us/...)
- (bkz: kürdistan desenli tuvalet kağıdı)
- haritada hiç bir coğrafi yapının adı yokken ağrı dağının özel olarak gösterilmesi ve mt. ararat olarak isimlendirilmesi kafamda bir takım soru işaretleri oluşturdu. ya bu adamlar ne adam ya. ya bu adamlar beni kafatasçı yapçak bu ibneler ya.
- özellikle bu haritada kaybeden türkiye olur mu diye düşünmeden edemiyorum. son zamanlarda başımıza bela olan belirli etnik yapıya sahip tarihleri boyunca tek bir ülke bile kuramamış insanları orada hiç bir şey bırakmadıktan sonra, yani gap yani ekilebilir araziler yani madenler,okullar, yollar vs. vs.. , o bölgeye siktir edip çekilsek sırtımızdan elektriğimizi suyumuzu herşeyimizi bedavadan kullanan sülükleri atmış olmazmıyız, hatta istanbul daha güvenli bir yer olmaz mı. hani toprak vermek kötü ama her gün ölmektense bir kere ölmek yeğdir sanki.
- ver kurtul, zaten işe yaramıyor gibi düşüncelerin yavaş yavaş yaygınlaştığını görmem üzerine bu haritada bu planın bir parçasıdır mı acaba demem üzerine aşağıdaki hikayeyi aktarayım dedim.
çobanın biri bir öküz sürüsüne göz kulak olmaktadır o dagda yaşayan kurt ise devamlı çobanın bi gaflet anını aramakta
birgün kurt çobanın karşına çıkar ve derki
-çoban kardeş sen hergün tedirgin ben her gün pusuda ikimizede rahat yok en iyisimi şurdaki hasta yaşlı zayıf olan beyaz öküzü bana ver zaten vermesen sana bir faydası yok 1-2 aya ölüp gidecek hiç olmazsa sen de rahat edersin bende der.
çoban düşünür taşınır aklına yatar beyaz öküzü vermesede zaten ölecektir. ve beyaz öküzü kurda verir.
kurt öküzü alır magarasına çekilir ve afiyetle yer ancak zaten zayıf olan beyaz öküz kurda ancak 1 ay yeter.
bir ay sonra kurt gene çobanın karşısına geçer ve derki çoban kardeş şu sarı öküzde biraz hastalıklı görünüyor kanımca
rahata alışan çoban onuda verir.
ve aradan çok geçmeden bir iki sene sonra bir bakarki sürü bitmiş
kıssadan hisse: beyaz öküzü veren tüm sürüyü gözden çıkarmış demektir.(mulenbu, 25.02.2007 15:56 ~ 15:59)
- misak-ı milli sınırlarını delik deşik etmiş oyuncak harita.
|