|
|
- yemekte, çocukların önündekileri bitirmesi için yapılan duygu sömürüsü.
- (bkz. tabakta kalan pirinç taneleri)
- terkedilen insanlar...
- -aç bakım ağzını ye şunu..
-ya baanneeee yemiyceaamm!!!
-bak yoksa arkandan ağlar!!
-niyeeee??
-ııı..üzülür..niye yemedi beni diye düşünür..
-pattesss kızarttmasımı!! hiç inandırıcı değilsin anne..
-ye lan itin oğlu..şimdi yiyecen çatalı kafana..ye gavur imanlı gavur..
-tamam ya..namn namn namn..
-iç suyu da eşşolueşşek..
- (bkz: ekmeksiz ye)
- çocukluğumu ziyan zebil etmeyi becermiş haddinden zararlı cümle.
yemezseniz arkanızdan ağlaması muhtemel milyonlarca pirinç tanesini düşünün, hıçkırıklara boğulan onlarca minicik minicik doğranmış kuş ekmeği. ve başınızda size yemek yedirmeyi meslek edinmiş bir anne.kabus gibi. evlerden uzak.(grace, 05.09.2007 19:47 ~ 21:08)
- (bkz: orası yemeğin en vitaminli yeri)
- bana aşırı ısrarla yedirilen bezelyeli böreği hatırlatan, bundan sonra kralı gelse inanmam dediğim cümlecik.
- kara murat'ın çocukluğunda tecrübe ettiği versiyonunu hayal edebiliyorum;
- oğlum yesene yemeğini, arkandan ağlar bak.
+ kalleş, erkekse karşımda ağlasın. savul anne.
- yapma evladım rahat dur. aç ağzını aç. al bu benim için.
+ yüce fatih'e yemin olsun ki yemeceğim anne.
- aaa, aç evladım. hadi, az kaldı. al bu baban için, bu kız kardeşin için, bu amcan için.
- bir anne yalanıdır.
salaklığın sınırı yok tabi.. pilavın son taneciğine kadar yemek zorundasınızdır, gayet duygusal ve içli bir çocuk olmakla beraber birazda safsınızdır.. arkanızdan kimse ağlasın istemezsiniz.. patlayıncaya kadar yersiniz.. yıllarca.. yıllar sonra da verilecek o kadar çok kilonuz olur ki, arkanızdan ağlayan pirinç taneleri şimdi size yağlarınızın arasından nanik yapıyordur..
|