dost cana daha yakındır. daha çok severiz. ne bileyim sırlarımızı paylaşırız vs. arkadaş ise selamlaştığımız, öyle ottak boktan söz ettiğimiz, kısaca beraber takıldığımız* kişidir.
sayısını bilmediğimiz kadar arkadaşımız vardır ama dostlarımız 2-3 kişiyi geçmez...dost zor elde edilir,kopmak zor olur.hayat boyu yanınızdadır.iyi gününüzden çok zor anlarınızda yanınızdaki tek kişidir o.
tanıştığımız herkes arkadaşımızdır...zaten hergün birileriyle tanışmıyormuyuz..?ama her tanıştığımız insana herşeyimizi anlatmıyoruz..anlatsak da anlarlar mı acaba?ama dost dediğin sonuna kadar senledir..senin herşeyini bilir çünkü zamanla hayatının bir parçası olur...
arkamızı dayadığımız insan arkadaşımızdır. arka-daş kelimesi de buradan gelir. dost deyince aklıma dost tutmak geliyo. o ayrı bi başlık konusu
(bkz: dost tutmak)
bir sürü arkadaş arasında dost sesine, tavsiyesine, omzuna ihtiyacınız olduğu ama dostunuzu yanınızda bulamadığınız bir anda sizi derin düşüncelere sevk eden, derhal bir giri girip içimi dökmeliyim dedirten farklar..
hayatınızda bir yol ayrımına geldiğinizde yanınızda bulabildiğiniz, en acımasız gibi görünen eleştirilerine bile kızamadığınız, konuşurken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadığınız, bazen sizi sizden iyi tanıdığını düşünmeden edemediğiniz insan dostunuzdur...arkadaş daha çok birlikte güldüğünüz, ve dost olma potansiyeli taşımıyorsa, bir süre sonra birlikte gülmeyi bile imkansız hale getirecek kadar çekilmez olabilen insandır...arkadaşla - bir süre sonra - ne kadar çok görüşürseniz birbirinizden okadar uzaklaşırsınız, dostla ise ne kadar çok görüşürseniz birbirinize o kadar yakınlaşırsınız...
insanın bir çok arkadaşı olabilse de genelde gerçek dostu sadece 1 tane olur. aradaki fark ise şudur; dost, kafanızın içindeki en derin, garip, karanlık vs.. düşünceleri bile hiç bir korku yaşamadan karşısında dile getirebileceğiniz insandır, fakat arkadaşınızla bunu yapmaya kalkarsanız yadırganırsınız, aşağılanırsınız hatta sizi anlamazlar bile. dost ise sadece dinler, hak verir veya vermez, ama yadırgamaz asla, sizi gerçekten anlar.
arkadaş her an her yerde karşınıza çıkabilecekken dost çoğu zaman aramayla bulunamayandır.o tesadüfen karşınıza çıkan ve sizi hiçbir zaman bırakmayacağına adınız gibi emin olduğunuzdur.düşündüğünüzde hayatınızın onsuz ne kadar da boş olduğunu fark edeceğiniz 'tek' kişidir.
dost dediğin yanlış anlamaz seni, bilir çünkü ne anlatmak istediğini
arkadaşsa "acaba bundan bana dost olur mu?" düşüncesi ile irdeler seni yanlış anlar genelde anladı da mı hemen araya bir mesafe, kaldın sende arkadaş listesinde.
arkadaş , kötü bi özelliği görüldüğünde yavaş yavaş uzaklaşılan, hayattan çıkarılandır.
dost , kötü bi özelliği görüldüğünde değiştirmeye çalışılan, olmazsa onu öyle kabullenilendir.
dost dediğiniz adamın sorumluluğu üstünüzdedir her ne kadar süper birşey gibi gözüksede her zaman kafanızı hali hazirda sikecek bir insan olarak dolanır öyle demeyin dost iyidir kara günde yanınızda olur diye düşünürsünüz kara gün denilen şey geldiğinde zaten sizde kimsenin biboka yaramıyacağını fark edersiniz arkadaş ise gidip eğlenip geldiğiniz daha işe yarar sıkıldığın zaman aniden yanından kaybolabileceğin işe yarar insandır.
arkadaş siz üzgünken,üzülme canım ya hayırlısı neyse o olsun gibisinden laflar eder.
dost ise nerede olursa olsun yanınıza gelir;gözyaşlarınıza ortak olur;açılmanız için sizi dışarı çıkarır,falcıya götürür,üç vakte kadar başınıza ne gelecekmiş dinler.
arkadaşı ev telefonundan aradığınızda arkadaşın telefona çıkan annesi/babası/kardeşi sizinle sohbet etmez
dostu ev telefonundan aradığınızda ise dostun aile bireyleriye iki çift laf edersiniz.
arkadaş,hastalandığınızı etraftan duyar
dost ise sizin için iyi bir doktor arar.
arkadaşın anne babasının adını bilirsiniz(belki)
dostunsa amcasının kızının doğumuna kaç ay kaldığını bilirsiniz.
arkadaş mutluluğunuza sadece gülümseyerek ortak olur(belki)
dost ise olaya sizin mutluluğunuz diye bakmaz,'kendi mutluluğum' diye bakar.
arkadaş,ilköğretim,lise mezuniyetlerinde kalır
dostu ise bir ömür yanınızda çanta gibi taşırsınız.
arkadaşın yanında pijamayla oturamazsınız
dosta ise bacağınızda çıkan sivilceyi rahatlıkla gösterebilirsiniz
arkadaşın sevgilisinden ayrılmasına neyse ya,hayırlısı diyerek tepki verirsiniz
dostun sevgilisinden ayrılmasına ise 'vay şerefsiz!' diye
arkadaşın msnde iletisinde yazan şeylerle ilgilenmezsiniz
dostunuz ? koysa,'noldu lan bişi mi var?' diye tasalanırsınız
arkadaşınızın sağlık durumuyla çok fazla ilgilenmezsiniz
dostunuz ilaçlarını içmese ona bağırır çağırır başının etini yersiniz
arkadaşınızdan her zaman mesaj almazsınız
dostunuzdan umulmadık saatlerde mesaj alırsınız
arkadaşınıza isminin haricinde en samimi olarak xcim diye hitap edersiniz
dostunuza ise şehrazat,simen,la fontaine gibi lakaplar takabilirsiniz
arkadaşla uzun süre görüşmemek koymaz,ya da uzun süre küs kalmak
dostla uzun süre küs kalıp da barıştığınız zaman aslında hayata uzun bir mola verip şimdi tekrar başladığınızı anlarsınız
arkadaşlık daha yolun başında olmaktır,dostluk arkadaşlığın en ileri safhasıdır.dostluk safhasına gelene kadar da bir sürü kişi elenir,yanında bir yada iki kişi kalır.
dost az olur,onu dost yapanda az olmasıdır zaten..üzüldüğünde sanki seni üzmüşler gibi olduğun,tanıdığın bildiğin seni şaşırtmayan hatta allahın lutfu insanlardır..eğer yeni tanıdığın bi insana 2 dakkada dost dersen 5 dakkadada -dost- kazığı yersin önemli olan o insana -dostum-demendeki süreçtir..ama bide dedinmi ondan sonra havada karada ölüm olmaz
dost acı çektiğinde acısını ikiye bölüp yaşamak istediğin, acının paylaştıkça küçüldüğünü göstermek istediğinken arkadaş; şöyle bir nen var, yapabileceğim bir şey var mı diyip geçilendir.