herzaman birlikte olduğun birlikte vakit geçirdiğin insan değil; uzakta olduğu, uzun süre görüşemediğinizde dahi hep berabermiş gibi hissettiğin kimse..
yılmaz güney ve melike demirağın başrollerinde oynadığı film. inceden inceye verilen siyasi mesajlari, melike demirağın zarif güzelliği ve müziği ile hafızalarda yer edinmiştir.
çıkarlarına göre hareket etmeyen, size gerçekten değer veren, seven, güzel ve önemli günlerinizin yanında kötü zamanlarınızda da sizi arayıp soran, başınıza bir şey geldiğinde aklınıza gelen ilk kişilerden..
moralinizin bombok olduğunu gören, sizi neşelendirmek için bir şeyler yapmaya çalışan, küçük ama sizin için çook değerli hediyeler alıp birden odanıza gelen, ardından da sizinle beraber içen, son sigaralarını içmeyip size veren kişiler, bazen kişi ötesine geçen daha da özel insan üstü varlıklar.
uzaklıkla birlikte azalan bir fonksiyon değil; her türlü dertten, sorundan, olumsuzluktan bağımsız sürekli artan, kuvvetli, tersinmez bir tepkimedir arkadaşlık. hiçbir katalizöre ihtiyaç duymadan bu tepkimeye girebilip, sonsuza kadar reaksiyon verebildiğiniz insandır, candır arkadaş..
belli ortak paydada iki tarafın da yaşayabileceği hazzı aldığı anda birbirlerine koydukları isim. gün geçtikçe elde etmenin neredeyse imkansıza doğru yakınsadığı bir tür fonksiyon, belirsiz integral.
küçükken mahallede top oynadığım her insan, ilkokulda beraber resim çizdiğim her insan, lisede beraber takıldığım her insan, üniversitede ise tanımlayamadığım birtakım insan.
hiçbir canlı yoktur ki yalnız yaşayabilsin, varlığını uzun süre yalnız sürdürebilsin. koloni şeklinde yaşayan bir grup ufak canlılardan dahi birini kopartıp yaşayabileceği maksimum ortamı yarattığınızda fazla uzun yaşayamadığına tanık olursunuz.
o halde bu yönden arkadaşlık bir mutualizm örneği teşkil etmez mi?
düşünün bakalım yanınızda kendinizi huzursuz ettiğiniz bir arkadaşınız var mı? yanınızdayken sıkıldığınız, bayıldığınız, kendisinin size uymayan davranışları karşısında arkadaş olabildiğiniz bir insan evladı mevcut mu? mevcutsa bu sizin arkadaşınız mı?
o halde zaten arkadaşım olan insan sevgi beslediğim ve kendisine kendimi yakın hissettiğim bir kişidir. yalnızlığımı soğutan bir tür buz çeşididir. aynı şekilde ben de onun yalnızlığını soğutan bir tür buz çeşidiyimdir. sırf yalnızlık mı peki? değil tabi ki. buna ek olarak beraber zaman geçirirken bilumum aktiviteden haz alabildiğim insan tipidir. tabi bu benim görüşüm. eskiden meşe, çam gibi sıfatlarda arkadaşlar da edindim. fakat bir süre sonra ağaçlara olan zevkim azaldı ve bu kişileri ormanda tek başlarına bıraktım.
zaman zaman kimilerce kommensalizm olarak da uygulanan arkadaş tipi. bazı insanların düşüncesine göre karşıdaki sana hiçbirşey yapmasa, hiç kılını kıpırdatmasa, seni sallamasa, yoldan önünden geçsen selam vermese dahi bu kişi onun arkadaşı oluyor, "canım arkadaşım benim" diyor. e bana giren çıkan yok, sadece garip geldiği için paylaşmak istedim.
aslında herkes arkadaş geçinir.bunlardan kimi satıcı çıkar,türlü pisliği yapıp çeker gider,sallamaz bi daha sizi.gerçeğini bulabilmek dünyanın en zor şeylerindenmiş meğer.ayrıca
(bkz: çok muhabbet tez ayrılık getirir)
iyi günde kötü günde yanınızda olan,anlamsız laflarınızı dinleyen,hep aynı şeyi anlatsanız,sürekli sevgilinizden bahsetseniz de sizi bırakıp gitmeyen,omzunda ağlayabileceğiniz,şu zamanlarda bulunması çok zor olan kişi.
aklında hiçbirşey yokken hadi kalk gidiyoruz diye seni çekiştiren, moralin dipteyken seni su yüzüne çıkaran, çok güzel bir kızlar gecesinde seninle birlikte dansedip eğlenenlerdir, seni sevdiklerini anladıklarındır.
kitabi manası değil de doğada bulunduğu haliyle birçoğumuzun sahip olduğu insan. zorunlu birliktelik bir yerde yani. kişiyi kısıtlayan, bir oraya bir buraya çekiştiren şahıs. kendi yörüngesini bilmeden dönüp dolaşan, birilerine çarpıp diğerlerini de yörüngesinden çıkaran kişi.
"arkadaş" sözcüğünün savaş sırasında düşmandan korunmak için ardına siper alınan taşa verilen "arka taş" adından gelmiş olabileceği rivayet edilir. bu açıdan bakıldığında "arkadaş" sözcüğünün çok anlamlı olduğu söylenebilir.
şarkıdaki gibidir işte..ortak olmaktır her sevince her derde her kedere.bunların ortak olunabileceği kaç arkadaşımız var ki yaşamımızda..çok az.onlar için de her türlü savaşmak sonsuza kadar sürecek bir gönül borcudur...
her durumda, her şekilde yanında kendinizi rahat hissettiğniz insanlar topluluğudur. çoğu zaman ailenizin yanında bile bulamadığınız huzuru onların yanlarında bulabilirsiniz. her derdinizi, her hatanızı onlara rahatlıkla anlatabilirsiniz çünkü bilirsinizki hatalrınızla sizi yargılamazlar. fazla söze gerek yok her bünyeye lazımlardır. yoklukları kişiyi mutlak yanlızlığa götürür.
hiç düşünmeden en zor anınızda arayabileceğiniz, iki eli kanda olsa geleceğinden emin olduğunuz, mutluluğunu gördükçe sizin de mutlu olduğunuz, hayatınızdaki yerinin ailenizden aşağı kalır yanı olmayan hatta zaman zaman daha büyük öneme sahip olan kişidir arkadaşınız.benim için can'dır , canan' dır..