gördüğüm kadarıyla hoş bir dizi. biraz alaman dizisi "kobra takibi"ni andırıyor. ama onun daha az aksiyonlusu gibi. bu polislerin de mesai dışında bir hayatları var.
amerikan filmi replikleriyle dolu taklit dizi. tutması için bir tutam amerikan repliği alınır, üstüne az biraz kahramanlık hikayeleri, biraz demogoji, duygu sömürüsü serpilir, oyunculukla alakaları olmasa bile medya ünlüsü güzel bir manken kızımız ile yakışıklı bir erkek ve bunların ilerde doğacak aşkları eklenir, ve biraz da zor şartlarda çalışan ve yaşayan türk polisinin halini gösterdin mi bu dizi kesin tutar diye ortaya salınır. ama bu manken kız ve diğer acemi oyuncuların kabiliyetsizliği ve yapmacıklığı sayesinde dizinin seyretmeye dayanılamayacak halde olacağını kimse akıl edememiştir. bari diyaloglar güzel olsa hadi bir nebze ama o da yok. yok yok elle tutulur hiçbir şey yok bu dizide.
başarısız türk polisiye dizileri kervanına katılan son dizi. olmuyor kardeşim, türk polisiye dizisi olmuyor. amerikan polisiye dizisi klişelerini sıralamakla başarılı olunamayacağı anlaşılamadı bir türlü. gerçekçilik yok, inandırıcılık yok, oyunculuk kötü. uzun ömürlü bir dizi olmayacak gibi görünüyor.
olayların çoğunda dolaylı yoldan senaryoya katılan doktor kardeşin bir gün beyin ameliyatı, bir gün jinekologluk, diğer bir gün ise çocuk hastalıkları uzmanlığı yaptığını gördüğümüz polisiye dizi.
söz ve müziği sezen aksu'ya ait olan güzel bir şarkı. ilk önce gülben ergen seslendirmiştir. ve gönüllere taht kurmuştur. bir dolayisiyle deyişi vardır ki hâlâ kulaklarda çınlamaktadır.
sonraları sezen aksu da "madem bu benim şarkım, ben de niye okumayayım", demiş olsa gerek ki o da albümünde bu şarkıya yer vermiştir. gülben ergen tarzına alışkın kulaklar, sezen aksu'nun söylediği tarzı pek beğenmemiştir. (bkz: kime göre neye göre)
lyrics:
doğrusu ben seni pek fazla tanımıyorum
içgüdüsel olarak kendimi savunuyorum
dolayısıyla bilemiyorum
dolayısıyla bilemiyorum
arka sokaklarda neler oluyor
sen beni istersen çok rahat kandırabilirsin
kendini şahane bir şey sandırabilirsin
dolayısıyla bilemiyorum
dolayısıyla bilemiyorum
arka sokaklarda neler oluyor
diğer amerika ya da avrupa polisiyelerinde katil en son ortaya çıkarken,bu dizide katil daha dizinin başında bellidir.dolayısıyla işin bütün heyecanı kaçar...
çeşitli komik salaklıkları içinde barındıran dizidir...
başkomiser rıza,bulunan ceset üzerindeki telefonda son aranan numaranın katile ait olduğunu bilmektedir...ve bu telefonla katili arar...katil de polisin cesedi bulduğunu anlar ve telefondan kurtulur...
ulan ne biçim komisersin sen,numarayı arayacağına takibe alsana. *
dandik türk dizilerine yenilerinin eklenmesi için yapılmış olduğunu düşündüğüm dizi. gerçi bana göre dandik ama seven var tabii. bunu izleyip polisliğe özenenler bile var.
türk polisinin hayatını anlatır aslında. hani mesai saatlerinde haydutun eşkiyanın peşine koşuyorlar da mesai bitince de evlerine gidiyorlar. polis de olsa insan insandır mesajı veriyorlar. hani onların da ailesi var, bizim gibi dertleri var. seviyorlar, seviliyorlar...
lakin sorguda darp, işkence, eziyet, kötü muamele de gırla... bu muymuş türk polisi. vay anasını. karakolda zebani evde melek.
türk polisinin ne kadar kepaze olduğunu da göstermektedir. fukara adam oldu mu sabıkası da varsa döve döve sorguya çekiliyor. göz altındaki muameleye bak. ancaaaak eğer ki sorgudaki zengin adamsa, yanında avukatı da olnca daha bi kibarlaşıyor, nazikleşiyorlar. ona elleri kalkamıyor. yol boyu, suçluyu bulana kadar kimden şüpheenirlerse tartaklayarak onu suçluyorlar, suçu ona yıkmaya çalışıyorlar ve tehdit ediyorlar. bölüm sonunda, misal son bölümünde, hanım kızımız gidiyor ve yok yere suçladıkları kızdan özür diliyor. kız da "aman canım ne demek, beni her zaman suçlayabilir, tehdit edebilirsiniz." kalenderliği ile karşılıyor. silah kullanmayı da çok seviyor bu polisler. sonra da bizler aslında birer meleğiz. gene şehri kurtardık tribi yapıyorlar. ancak bu senaryoyla ya emniyet teşkilatını rezil ediyorlar ya da hakikaten rezil bi teşkilat; olduğu gibi anlatıyorlar.
bir sezen aksu şarkısı. bu şarkının bi de sözlerinin olduğunu sezen ablamdan dinleyince anlayabildim. zira gülben sadece "arka sokaklarda neler oluyor" deyip duruyordu. ya da ben sadece bu kısmı anlayabiliyordum.
dizide ki ekibe her ihbar geldiğinde merkeze "tamam olay yeri yakın zaten gidiyoruz" diye karşılık veren saçma bir senaryoya sahip dizi,ulan bu istanbul bu kadar küçük mü?
gamze özçelik dışında oyuncu seçiminde iyi bir dizi. ama yine de bir eksiklik oluyor, böyle artist tavırlarları falan yakışmıyor göze batıyor. ya da önyargılı bakıyoruz evet.
neyse bazı gördüğüm olaylara geçelim:
bu grup özel seçilmiş heriflerden oluşuyor anladığım kadarıyla ama;
- hadi çocuklar gidiyoruz şu yerden ihbar geldi, adam karısı dövmüş
- peki amirim
lan siz bütün mafyaları çökertin, gidin adam-karı mevzusuna dalın,olmaz yakışmıyor size,intihar edecek adama bile bunlar gidiyor - yapma evladım gel.
genelde suçlu kişiler ezik karakterlerden oluşuyor; sevgili için banka soyan, vs. genelde bir sebeb olduğu için suç işliyorlar ve bizim süper polislerimiz adama babaca davranıp olayı hallediyor- bizim polisimiz iyidir.
olay yeri inceleme gibi şeylerden pek anlamam ama benim bildiğim kadarıyla olay yerinden kanıtlar toplanmadan başbakan bile olsa oraya elleri çıplak şekilde dokunamaz ama bizim bu süper polislerimiz olay yerine parmak izi için herif çağırıyor ama o herif gelmeden, ellerine eldiven geçirmeden dokunuyorlar,amuda falan kalkıyorlar.
ayrıca silahlı çatışmaya girdikleri adamı vuruyorlar,yaralanıyor ama yere düşen silahını almadan hobbala kelepçeleyip götürüyorlar,silah orada kalıyor. mazallah bir çocuk gelse oraya alsa silahı.
dizide keskin nişancıyı oynayan arkadaş daha askerliğini yapmamıştır yani doğal olarak yeni polistir ama ne hikmetse elinde desert eagle vardır. 10.000 € luk bu silah bu arkadaşa nasıl gelmiştir tartışma konusudur. ha o silahla nasıl 15-16 tane atıyor orası apayrı bir tartışma konusudur.
- dizinin sonlarına doğru bir sahne de ekip çatışmada o sırada ilker inanoğlu koşuyor ve ateş ediyor ama o da ne ? silahın mekanizması geriye gelmiş yani mermi bitmiş. ama ne hikmetse ses çıkmaya devam ediyor.
1 veya 2 sahne sonra...
- murat adı verilen polis bir suçluyu kovalıyor, adam geriye dönüp ateş ediyor dibinden ve murat vurulmuyor buraya kadar hadi olabilir diyoruz ama devamı daha garip. murat'ın elinde colt 1911 var ateş ediyor ama silahtan 3 kez arka arkaya yani burst fire sesi geliyor.