arka sokak   

adana çık aradan

  1. emek sineması'nın arka sokağında, ex-bronx ile yanyana, leziz müziklerin*** çaldığı, sokağa sandalye masa atıp yazın keyfini çıkarttıran mekan
    (vikartindur, 27.05.2004 18:37)


  2. açık havada bira içip hemen yakınınızdaki seyyar satıcılardan alınan midye dolma olsun, patlamış mısır olsun çeşitli çerezleri tüketetebileceğiniz bir mekan olması sebebiyetiyle tercih edilebilecek bir yer.etraftaki çılgın teenagelerı ignore edebilecek bir bünyeye sahip olmak gerek şart ama.
    (katil sincap, 27.05.2004 20:18)
  3. yeşil çam sokaktaki ex bronx yanı bar.
    (axel fox, 30.05.2004 13:04 ~ 13:06)
  4. izmir bornova'da süvari caddesi'nin arkasındaki sokakta bulunan ege üniversitesi ve bornova anadolu lisesi öğrencilerinin pek sevdiği oyun kafe.
    (the weakest link, 31.05.2004 14:16)
  5. çok sevdiğim exbronx'un yanındaki bar. genel olarak sokak güzel zaten ordaki rahatlık hiçbiryerde yok. ama tuvaletinin trainspotting tuvaleti olmasına ramak kalmış. gerçi haftasonları falan zaten imkansız oluyor o tuvalete girmek önündeki kuyruk yüzünden.
    (captoll, 02.09.2004 11:35 ~ 06.09.2004 14:13)
  6. cidden çok güzel müzik çalan yer. ama tuvalet kuyruğu emekli kuyruğu gibi resmen. bira ucuz vs. güzel bi yer
    (acı çikolata, 28.09.2004 20:52)
  7. önünden on dakikada bir salatalıkçı geçen, karşısındaki midyecisiyle özdeşleşmiş kalite müzik çalan mekan.
    (where is my mind, 29.09.2004 15:26)
  8. (bkz: beyoğlunun arka sokakları)
    (mavio, 29.09.2004 15:29)
  9. en azından şu sıralar pek leziz çaldığını söyleyemediğim mekan. duvarında pearl jam yanında dr. dre posteri asılı durmaktadır. ayrıca sokaktan geçen tuvalet ihtiyacını burda karşılıyo galiba. tuvaletin boş kaldığına şahit olamadım daha.
    (beatnik, 13.09.2005 22:44)
  10. bir aralar kaçak yayın dergisi içinde faaliyet sürdüren fanzin tadındaki dergicik. artık kaçak yayında yok, iyi ki yok!
    (betty blue, 14.09.2005 21:03)
  11. (bkz: yeşim çam sokak)
    yeşim sokak'ta emek'i ve sinepopu geçince tabelasını göreceğin bar.
    diğer bir deyişle barların duyunduğu güzide sokak.
    yaşamak lazım,içmek lazım,orada muhabbet etmek lazım...
    (spooky, 20.09.2005 21:58)
  12. alsancak kıbrıs şehitleri caddesinde bulunan vasat bi cafe. eskiden pek bi güzeldi. ortaçağ hanlarına benzerdi. duvarlar taştandı falan. frp mekanımızdı. ama şimdi duvarları garip garip renklere boyadılar. çaldıkları şeyler bile çekilmez oldu. yazık oldu.

    (bkz: ticari kaygılar)
    (the joy of not being, 11.02.2007 22:33 ~ 22:33)
  13. ilkay akkaya'nın yine albümünden, söz ve müziği yaşar aydın'a ait olan bir şarkı.

    sözleri ise şöyle efendim:

    geçmişti bundan ibaret hayatım
    korkmuştum kan ter içinde uyandım
    evimiz arka sokaktaydı
    eve dönmeler bize tuzak
    vurulup düşmüş bedenim
    gölgem ayakta kalmış
    evimiz arka sokaktaydı
    ana caddeler bize uzak
    düşlerim hayallerim hep
    arka sokakta kaldı

    geçmişti bundan ibaret hayatım
    korkmuştum kan ter içinde uyandım
    evimiz arka sokaktaydı
    derin uykular bize yasak
    bağırdım çaresizliğimi
    hiç arka çıkan olmadı
    evimiz arka sokaktaydı
    ana caddeler bize uzak
    düşlerim hayallerim hep
    arka sokakta kaldı
    (mühendis pervane, 04.07.2007 15:32)
  14. beyoğlu'nda zamanın (en azından 5 sene civarı öncesi) çılgınımsı gençliğini, "eskiden insanlar beyoğlu'na takım elbiseyle çıkardı. buradan bir çorap bile alamazdın, öyle elitti.. kulitti.." tipi geyiklere gark eden bir mekan, günümüzde. sokağın girişindeki pendor isimli güzide mekan ise, tek mutluluk kaynağı olarak ayakta duruyor.

    kışın, içersinin tıklım tıklım olduğu, herkesin gözlerinden ışık saça saça, mutlulukla coştuğu, hele ki özellikle yağmurlu günlerde; bira- ter ve yağmuru yiyip leş gibi kokan uzun saç kombinasyonunu kesinkes sağlayıp, iğrenç ambiyansını yakalayan tüm barları, her şeye rağmen eğlenceliydi.

    yazın ise, sokağa atılan masalar, küçücük sandalyeler ve el arabasında hıyar satan abinin de aralarında bulunduğu envai çeşit seyyar satıcıları ile birlikte, sokağın apayrı bir tadı vardı. akşamları, çingene düğünü gibi kalabalığın içinden, sokaktan geçmek, sahiden zor bir iş olurdu, o derece.

    "emek sineması sokağından kestirme şekilde nevizade'ye çıkayım" diye düşünüp, arka sokağa girip de şimdiki haline rast gelmek, insanın canını fena sıkıyor.

    "modernize edelim, daha çok müşteri, daha çok müşteri" zihniyetiyle, sokak alenen tecavüze uğradı son birkaç yıldır. sarhoş- evsiz yahut kafası milyon olup işeyecek / sıçacak yer arayan herkesin durağı olmuş olmalı ki, sidik kokusu insana "bunu işeyen insan olamaz" dedirtiyor. binaların hepsini pislik, kene tutmasın diye beyaza boyamışlar ve "eskiden çok sevilen fakat kötüleşip hastanelik olan, deli gömleği giydirilmiş candan arkadaş" gibi gelmişti bana. öyle bir arkadaşım olduğundan değil, beynimde çarpışan anıların hüznünden nasıl betimleyeceğimi şaşırdığımdan.

    velhasıl, yazık oldu gerçekten bu güzel sokağa.

    not: kendi hayal kırıklığımı, beyoğlu encümen azası kisvesinde sunmak istemezdim fakat duygu ile düşüncelerimi ayıramadım sanıyorum yazıda, gusuruma bakmayın.
    (alik, 25.01.2008 18:11 ~ 18:13)