arjantinli muhalif yazar sürgünde birçok kitap yazmıştır, ölüm ve kız, dullar gibi. dullar'ı sanki yunanistan da geçiyor gibi yazarak müstear bir ad kullanmıştır, ariel hoffman. ölüm ve kız sesinden işkencecisini tanıyan bir kadın işkencecisini ele geçirir ve yaşattıklarının hesabını sorar. tuncer cücenoğlu'nun çıkmaz sokak oyunuda aynı temayı içerir. bundan ötürü intihalle suçlanmıştır. film uyarlaması da yapılmıştır. bizde ses filmi de bu oyundan veya filminden etkilenmiş olabilir. dullar ise bir köyde ki bütün erkekler devlet görevlileri tarafından alınıp götürülür. bu erkeklerin akıbeti bilinmemektedir. bir gün nehirden bir ceset çıkar ve köyün bütün kadınları cesetin babası, kocası, kardeşi ve ya oğlu olduğunu iddia ederek sahip çıkar. bu aslında önemli bir eylemdir devletin katil olduğunu söylemektir. devlet görevlileri ne yapacaklarını bilemezler. ariel dorfman şili deki pinochet faşist darbesinden önce allende hükümetinde görev yapmıştır. herkes öldürülürken kendisinin yaşamasına izin verilmesine çok şaşırmış yıllar sonra da bu konuda bir kitap yazmıştır. 2005 yılında bir belgesel ağırlıklı olarak bu kitabı referans almıştır. geçen yıl istanbul film festivalinde gösterilmiştir. sağ bırakılmasına dair şunu söyler: birinin bu hikayeyi anlatması gerekiyordu.
halen daha nasıl olur da bu şili'li yazara nobel edebiyat ödülü vermezler aklım ermiyor. ama yakındır vermeleri diye düşünüyorum, zira yaşı başını aldı gidiyor.
"bir gün mutlaka olacaktı. deneyimin getirdiği başdönmesi içinde tanrı'yı görebilen bir yazar, bir kurban, bir devrimci çıkacaktı. ama bunun dorfman kadar yalın ve büyük bir yazar olmasını kimse beklemiyordu." (bkz: john berger)