90'larda ilkokula giden kuşağın vazgeçilmez gereçlerinden biriydi arı maya silgisi. en popüler çeşitleri elmalı ve çilekli olanıydı. ilk çıktığında bir statü göstergesi olan bu silgi sonralarda orta malı olduğundan önemini bir nebze de olsa yitirmiştir. en büyük özelliklerinden biriyse diğer uyduruk silgiler gibi kokusunun hemen bitmemesiydi. hele elmalısı eminim ki her çocukta en az bir kere silgi yeme dürtüsü uyandırmıştır. hatta bu yüzdendir ki sonradan bu silgilerin kansorejen madde taşıdığına karar verildi ve piyasaya kokusuz olanları sürüldü. bu da çocukluğumuzun hüsranla biten bir anısıdır işte.*
herkesin hayatında en az bir kez yaladığı silgi.
- cidden, o güzel kokunun geldiği pembe mavi yumuşak şeyin tadı nasıldır ki acaba
vanilyalı muzlu şekerli süper karamela marşmelov* tadı bekleyen bünye, kırtasiyeden çıkar çıkmaz yalar silgiyi, ve sonuç hüsran olur.
+ abi inan senden başka kimsenin o salaklığı yaptığını düşünmüyorum
- ne alakası var, tadına baktıydım, salaklık değil ki bi, mi?
+ öyledir tabi de sen gene de genelleme yapma, toplumu salak yerine koyma
- ühü ühü *
pembesi,yeşili bi de sarısı olan ve muhakkak her öğrencinin elinden(muhtemelen de ağzından) geçmiş silgi..özellikle yeşili ne güzel kokardı...kanser yapiyo diye annemlerin yanında koklamazdım ama yalnız kaldığımda öyle bir içime çekerdim ki, sanırım bana bir ömür yeter o koku..
(bkz: kokulu ödev defteri)
orta ve yükseköğrenim hayatında yerini milan ya da faber castell'e bırakan bu silgi, bir nevi lc waikiki'den igs takım elbiseye geçişin küçük ölçeklisine temel teşkil eder.
dudakla burun arasına sıkıştırmak koşuluyla elleri yormadan daha uzun süre koklanması mümkün olan silgi idi. bu durumdan şikayetçi olunmuş olsa gerek. bir ara kanser yapıyor diye çocukların uzak tutulduğu muhteşem kokulu şey.
çocukken,kokusu çok güzel olduğundan küçük bir parçası burun deliğine sokulan, daha sonra o minik parçanın burnun dehlizlerine kaçması sonucu doktor yardımı ile çıkartılan silgi.
ilkokuldayken alırdım. pembe ya da sarı olurlardı ve manyak bi kokuları vardı. sınıfta biri alınca bi anda herkeste türerdi sonra unutulurdu, sonra yine bi furya..bi de bi söylenti yayılmıştı bi ara kokusu kanser yapıyo diye.
sabah okula giderken ve akşam eve dönerken birer adet olmak üzere günde iki posta edindiğim, sonuçta gece uyurken okul çantamın dibindeki görünmeyen delikten düşüp kaybolan silgi..her renginden yemişliğim hatta karın ağrısı çekmişliğim vardır ki zaten koklaması yasak olan silgiyi yediğimi aileme söyleyemediğimden karın ağrıma tek başıma göğüs germiştim..bir ara ortasında açılan delikten ip geçirilmek suretiyle boynuma asılmış, beni koca sınıfa rezil etmişti aile erkanım(esefle kınadım yine..)
silgi koleksiyonu yaptığım için, 3 rengindende hala bende hiç kullanılmamış olarak bulunan koleksiyonumun nadide parçalarından gurur kaynağı olarak gördüğüm silgiler.
(bkz: güzel günlerdi)
80 neslinin, ilkokul anıları içerisinde önemli bir yer teşkil eder arı maya silgisi ,yeşil sarısı ve pembe rengi vardır.ilkokulda o kadar çok koklamışsınızdır ki, bugün bile kokusu hala burnunuzdadır...üniversiteye 88-89 neslinin girmesiyle birlikte, üniversitelerde de kullanım alanı bulmuştur...
geçen gün ona benzeyen bir silgiyi görüp atladığım ama hevesimin kursağımda kalmasına neden olan silgidir. ne derler bilirsiniz; taklitlerinden sakınınız.