|
|
- özellikle sağlık sektöründe görülen, devletin sosyal hizmetler vermesi durumunun istismar edilerek büyük vurgunlar yapılmasıdır.
gidin imkb'de halka açık ilaç firmalarının bilançolarını inceleyin, pazarlama giderleri mi daha yüksek acaba yoksa ar-ge giderleri mi?
- sağlık sistemi o kadar kokuşmuş durumdaki devlet hastanesindeki doktorlar sağlam hastalara ilaçlar yazarak, kotalarını doldurup, şirketin ödülü olarak malta'da tatile gitmek istiyorlar. insan hayatı bu kadar ucuz mu şerefsizler?
- londra'da 4 tane mr merkezi bulunmasına rağmen, istanbul'da 600 tane mr merkezinin bulunması da sağlık makinelerini ithal eden bazı uyanıkların güzel bir pazarlama düşüncesi sonucu ortaya çıkmıştır.
kaynak: çapa'da bulunan bir mr merkezi işvereni.
- aslında bunu ürün bazında düşünürsek ar-ge den çok pazarlama çalışmalarının yapılmasının nedeni,marka bilinirliğini arttırmaktır.
(ceyus, 15.11.2007 18:09)
- hazır konuya burada değinilmişken belki hesap uzmanları ve gelirler kontrölerlerinin dikkatini bazı şeyler çeker. senede bir hemşire kadar vergi ödeyen bazı doktorların merkez bankası ile koordineli olarak bankalarda bulunan hesapları incelensin. türkiye'de acaba kaç doktorun banka hesabında 1.000.000 usdden fazla parası var?
- bir ürün ya da servisi oluştururken, önemli meblağlarda arge yatırımı yapsanız da ürettiğinizi pazarlayamazsanız, yaptığınız yatırım, geri dönüşü olmayan yatırımdır. hele de bizim gibi tüketim toplumlarında, satın alanın hayaline dokunmak esastır. teknolojik yeterliliğin olup olmaması çok da önemli değildir onlar için.
mesela, iletişim sektöründe, pazarda satılan telefonların neredeyse yarısına yakını düşük özellikteki, 2.nesil telefonlardır. bunu da sağlayan, bayilere telefonu satmaları için uyguladığınız prim sistemleridir.satışın önemli rakamlara ulaşması bu sisteme dayanır. teknolojiye ya da yeniliğe dair doğru düzgün bir araştırma enstitüsünün bile olmadığı yerde pazarlamada gösterdiğiniz performans, şirketlerin önceliğini oluşturur. eğer bilgi yoğunluğuna sahip, üreten ve istikralı bir ülke olsaydık belki pazarlama ve arge yatırımları dengelenmiş olurdu.
- önsöz: aslında başlığı "sağlık sisteminde argeden çok pazarlama yatırımlarının yapılması" şeklinde açacaktım ama 50 karakter sınırına takıldım. sağlık olsun sorun değil...
burada özellikle sağlık gibi önemli bir konuda yapılan vurgunlara, ve üçkağıtlara değinmek istiyorum. nasılsa "devlet ödüyor, hastanın cebinden para çıkmıyor" diye özellikle medikal ve ilaç firmalarının sektörlerinde ar-ge yapmalarına ağırlık vermeleri gerekirken gözlerini para hırsı bürüdüğü için, sağlıklı insanları çeşitli pazarlama yöntemleri ile sağlıksız hale getirmesi hiç etik değildir. devlet o paraları hepimizden aldığı vergilerle ödüyor. bazı ilaç firmaları aslında devleti değil, dolaylı yönden seni, beni, onu, herkesi soymuş oluyor.
(bkz: roche/! ascella)
- sağlık sektöründe, ilaç firmalarının binbir taktik deneyerek, ilaçlarını doktorların hastalarına yazması için ikna ettikleri doğrudur. kadın hocalara yakışıklı erkek represant, erkek doktorlara da alımlı ve güzel represantları göndermek, doktorların çoğu yerde bulamayacağı kaliteli bilgilerin bulunduğu kitaplar hediye etmek, "sabahlar olmasın" muhabbetlerin döndüğü, keyifli mekanlara onları götürmek kullanılan yöntemlerdendir. her ne kadar idealist olan genç doktorlar bu tür tekliflere set çekebilse de deneyimli bir çok doktor ilaç firmalara hayır diyememektedir. gerçi, hastaneye hergün gezmeye gelir gibi gelen ya da yakını tedavi ettirmeye gelip kendisine de ilaç yazdıran vatandaşlarımız da kullanmadıkları ve sadece "dolapta bulunsun" diyerek aldıkları ilaçlarla bu suça ortak olsalar da esas kontrol doktorların elindedir. edilen yemin, kendisi için refah bir yaşam istemek adına yapılan bir yemin değildir. bunun yerine üniversite hastanelerinin yönetimlerinin, sağlık bakanlığındaki yetkilileri dürterek, medikal manada arz sağlayabilecekleri arge enstitüleri kurmaları olası bir çözüm olabilir.
(tonguç, 15.11.2007 19:23 ~ 19:32)
- pazarlamanın artmasını önleyen bir durumdur.
arge aslında pazarlamanın içersinde yer alan , pazarlamayı artırmayı amaçlayan bir bölümdür. şierketler hayrına ya da ilim irfan uğruna o kadar para dökmezler hiç bir doğrudan getirisi olmayan bir departmana. ama argenin getirileri uzun vadeli ve sonuç alındığı takdirde sıcak satıştan çok daha yüksektir. sevgi dolu bir dünya, pembe pancurlu ev hayallerini bir kenara bırakıp gerçekleri görürsek yaşadığımız dünya acımasız bir pazarlama dünyasıdır. herşey satılabilir bunun için de pazarlanması gerekir. bu şekilde ne yazık ki sistem işler. amaç sadece daha fazla tükettirmektir ki satış artsın. ülkemizde ise hemen ve kolay yoldan kazanmak mantığı her yerde hakim olduğundan ar-ge oluşumuna paranın heba edilmesi gözüyle bakılmaktadır.
|