araplardaki şatafatlı bina sevdası   

adana çık aradan

  1. "petrolden varillerle akan parayı çölün ortasında nereye yatırabiliriz de ülkemize deve görmeye gelenlerin haricinde bir turizm havası yakalarız" düşüncesini barındıran sevdadır. akıllıca bir yatırımdır, hem kendi ülkeleri, hem de dünya mimarlık tarihi açısından. çünkü burj al arab, ya da palmiye adaları gibi mimari ve mühendislik harikası yapılar, ne başka bir ülke topraklarında yapılmaya müsaitler, ne de bu kadar çok paraya sırf turizm adına mal edilmeleri göze alınabilir. düşünün bi barcelona'ya gitseniz gezecek ve görülecek yüzlerce yapı varken, paris'in mimari tarih kokan sokakları dururken bu yapılar o coğrafyalarda sırıtmaz mı?
    ha olayı abartıp klozetlerinden kapı kollarına kadar herşeyi som altından yaparlar o ayrı. ama gayet şatafatlı ve görkemli yapıları "en büyük olsun bizim olsun" şeklinde bir yaklaşımla da olsa çölün ortasında yükseltmeyi başarabilmişlerse saygı duymak gerekir.

    edit: en büyük malafat da zaten araplardadır zannımca...hamamda görmüştüm çocukken, hamamın sütunu sanmıştım...diilmiş!

    edit2: uktesi için anka'ya teşekkürler.

    edit3: ayrıca konuyla alakasız (bkz: içicen şarabı sikicen arabı)

    edit4: aa alakasız da diil hani şarap falan...yukarıda da fransızlardan bahsetmiştim...oldu sanki biraz.

    son edit: en iyisi bu editlerden hiçbirini okumayın, manyamışım iyice!
    (red zeppelin, 30.10.2007 22:22 ~ 22:28)


  2. bunun sebebi pipilerinin küçük olması olabilir. benim görüşüm olmadığı yönünde ama.
    (bilgez, 30.10.2007 22:34 ~ 23:06)
  3. şenay düdek'teki dekolte sevdası buna absürt bir örnektir efenim. evet öyledir.
    (ymcher, 30.10.2007 22:40)
  4. turizme yönelik yapılaşmanın nedeni 2050 yılında petrolün bitecek olmasıdır. yani birleşik arap emirlikleri bu günden turizme yatırım yapıyor. bu yapıların başlangıcı burj el arab otelidir. onu palmiye adaları ve dünya adaları izler.
    (bkz: discovery channel)
    (adsız, 30.10.2007 22:40)
  5. bildiğiniz gibi arabesk kelimesi araplar'ı tanımak için en iyi tanımdır. arabesk ne kadar bir biçim sanatı olsa da esasta bir abartma sanatıdır. arabeskte orta yol yoktur. herşeyin bokunu çıkartmak ve gösterişe kaçmaktır önemli olan.

    işte bu yapılarda olsun, müzikte olsun ve bir çok şeyde geçerlidir. mesela diyelim ki arap havaları ile şakır şakır göbek atarken bundan beslenen ülkemizde temsilliğini yapanların müziği ile derbeder hain geceler tadı yaşanabilir.

    iki uçurum arasındadır. delice bir neşe yahut kapkaramsarlık egemen olur. ortası yoktur.

    işte bu yüzden dolayı arap ülkelerinde fakiri tam anlamı ile fakir zengini de karun gibi zengindir. - bu arada karun araptır ha-

    ne yazık ki ülkemizde sirayet eden çöl kültürü ve araplaştırma eğilimi yüzünden aklı bir kenara atıp heyhulalıcılık yapmak ve sınırlarda gezmek marifet olarak gösterilmektir.

    kah çıkarız gökyüzüne seyrederiz alemi kah ineriz yer yüzüne seyreder alem bizi gel gitleri yaşanmaktadır.

    fazla teferruata gerek yok, işte benim aklımın alamadığı sen koskocabir cihan imparatorluğunun mirasının çelebiliğini terket ya arap'ın göşterisine fazla kapıl, yahut batının mekanik düşüncesine tam kaptır kendini.

    hala bir senteze ulaşama ve mimari olarak o kadar mimar yetiştirdiğin halde - t.c. olarak konuşuyorum- dolma bahçe sarayının ağır başlı sade sentezine ulaşama.

    galiba bir şeyleri biz yanlış yapyoruz...
    (ceket yok pantolon verelim, 30.10.2007 22:46)
  6. arap yağı bol bulunca götünede sürermiş sözüyle birebir alakalı durum.atalarımızın boşu boşuna deyim ya da atasözü üretmeyeceğini kabul edersek,bu durumda eskiden beri araplar gerçekten şatafat,abartı ve lükse olan düşkünlükleriyle bilinen bir millet.bu, onların geçen yüzyılda petrol denen maddenin önem kazanmasıyla elde ettikleri zenginlikle alakalı bir durum olmasa gerek.
    (manidoo, 30.10.2007 23:01 ~ 23:02)