acıtır. zedeler. hırpalar. kötü yapar adamı. yaptığı şeye isim koyamazsın. mal gibi kalırsın. sinirlenip telefonunu kapatırsın. sonra ya ararsa der yine açarsın.
aslında aramayacağını bilmezsin. aramayacağına inanmazsın. inansan ne diye bekleyesin. ümit fakirin ekmeği. kendini avutursun. nasılsa aramaz deyip de kendini teselli etmeye çalışırsın ama içten içe arayacağına, aramasa bile mesaj yollayacağına inanırsın. yazıktır. yıpratırsın kendini.
pis bir şeydir.
daha pisi de vardır. sözde aramayacağını bildiğin bu kişiyi istesen de arayamazsın.
hatta aramayı geçtim sanal ortamda görsen selam bile veremezsin, çekinirsin.
ayıp lan. yapmayın kimseye böyle şeyler.
arayacak olan arasın, mesaj yazsın, öpsün, koklasın...
tüm dünya buna inansın, birlik olsun.
kimse boynu bükük kalmasın.
ağzının yanacağını bile bile bir kaşık kırmızı biberi ağzına indirmek gibi birşeydir bu .
telefonu yatağın üstüne atarsın .dışarı çıkar kafan dağılsın diye gezersin eve gelir gelmez ellerini bile yıkamadan odaya koşar; kirli kirli ellerini oraya buraya sürüştürüp ,o anne elini değmiş temizlenmesi için onca emek harcanmış duvarlara dokuna dokuna ilerler telefonu eline alıp bir cevapsız çağrı yazısı görmek umuduyla ekrana bakarsın .telefon sizin o anki hislerinizi bilse 'aldın mı babayı ' diye sizinle dalga geçerdi .aslında sizde bilirsiniz aramaz,aramıcak. o ki yiğitliğe bok sürmemek adına sizi alttan almamış kişidir.o ki sizi kaybetmeyi göze almış kişidir.bundan sonra sittinsene aramaz .bekleme boşuna
hayatta, yapışık vaziyette yaşadığı telefonun başında asker gibi beklemekten daha önemli şeylerin varlığını idrak edemeyen aptal aşığımsı davranışıdır.
gittiyse eğer beklemek lazım gelir bünyeye, mamafih acı çekmek şarttır çoğu zaman hassas duygularla bezenmiş ama size karşı kaskatı duran kişiye karşı bu yüzden yine bir umut arayıp tekrar yapıştırmaya başlarsınız bulduğunuz kırıklarınızı ama olan olur beklediğiniz o geri dönüş gelmez ve daha da fazla parçaya ayrılmış halde yapıştırılmakla uğraşırsınız en değerli duygularınızı, tekrar denerseniz tuz buz olursunuz yine vazgeçmezsiniz artık yapıştıracak birşey kalmamışsa eğer kendinize yeni bir kabuk hazırlamaya koyulursunuz, böyle bir sürece sebebiyet vermesi muhtemel eylemdir, yapılmaması önerilir.
geceler geçer,
geceler 24 saat...
saçların uzar,
gözlerinin altında kapkara halkalar birikir.
aramaz,
amayacaktır da.
sonra kapatılır telefon.
dünya uzak bi gezegendir artık.
keşfedilmeyi beklerken bi bakmışsın ölmüşsün!
cihan-i alemde ,lafı ağza alınabilecek ne kadar kelam varsa söylenmiş,
fakat ne yazık ki yaşanabilecekler hayatın sadece bir sonbaharına kıstırılmış.
ayrılık denen tokat sonunda sol yanağımı okşamış ,bir deprem peyda olmuş
kafamın içinde yana yakıla ,ateşe tüpraş rafinerisiyle gidiyorum öyle mangal yürek var
ama ey sevgili fütur na-mevcut kalp mühürlenmiş.
görmek istemeyince göz kör olur, kulak yedi kat beton altında kalırmış.
anlamıyorsun ,giderken de anlamamıştın.
sonra bir umut filizlenir ,pamuğa batırılmış fasulye tanesindekine benzer adeta çocukluğumuzda
yaşadığımız o ilk mucizeye benzer bir umut dallanır budaklanır ,orman olur bünyede
işkence şimdi başlar.
kaç tane eposta adresi varsa on dakka da bir tavaf edilir, üç dakka da bir mobil telefon
ele alınıp kapsama alanı ve çalışıp çalışmadığı teste tabi tutulur.
ev telefonun ahizesi kaldırılıp çevir sesi alınır ,o esnada ya aradıysa ahmak niye teli
açık bıraktın diye azarı yersin.küçük kardeş artık pc de oyun oynayamaz çünkü
kazara bilgisayarı bozar da eposta ulaşmaz ,annecim halamı arayamaz artık telefona
amborga koyulmuştur şahsımca.
beklersin günün yirmidört saati ,on iki ay ,üçyüzaltmışbeş gün
gelip geçer yaz, kış ,sonbahar yine de beklersin.
o zamanda anlamamıştın zaten.
aslında göle maya çalmak daha mantıklı, çünkü bir çaba var. "allah çalışanı ödüllendirir" derler.
sen arasana kardeşim.
(bkz: top sana gelmiyosa sen topa git)
+ iki gün geçti, hala aramadı abi! aramayacak, biliyorum
- niye öyle söylüyorsun, zamana ihtiyacı vardır belki, arar vakti gelince...
+ yok abi, aramaz, biliyorum; ama insan bekliyo işte
- bekleyeceksin tabi, umut aşkın kardeşi demişler, arayacak bence, çalacak telefonun bugün. bak, gör!
+ umutlanmak istemiyorum artık! aramayacak abi, biliyorum,
- nereden biliyorsun yahu!
+ numaramı vermeyi unuttum abi kıza!!! !!^%^??!!!
günün birinde arandığında bildiğimiz göt olacağın bekleme hali.
ne demeliyim diye kalakalırsın. saçmalarsın. sonra da bi' daha için çok beklersin. kurarsın, kurarsın. halbuki beklemenin çok basit bir sebebi vardır ama o kadar çok kurmaktan bunu aklına bile getirmezsin. telgrafın telleri kopmuştur, postacı ayağını burkmuştur...
yeniden "artık aramayacak" dediğin anda ses gelir.
kafan karışır.
çorba olmanın tadını çıkartırsın. rezil olmaktan çekinmezsin. battı balık yan gider.