neyi aradığını bilenler ve bilmeyenler için farklı anlamlar içerir. ne aradığını bilen biri amacına doğru ilerler, basit anlamda bir bakkalı arar ve almak istediğiniz şeyi alır çıkarsınız. o bakkalın arama işleminiz orada son bulmuştur. bir de neyi aradığını bilmeyenler vardır. kimi zaman can sıkıntısından, kimi zaman aylaklıktan kaynaklanır bu durum. aramanın araç değil amaç olduğu durumlardır bunlar.
kimi aşkı arar, kimi içecek su, yiyecek ekmek. kimi hayatın anlamını ararken, kimi çıkmazlarından kendisine bir yol arar...
uzun lafın kısası insanoğlu varoldukça sürecek eylemdir aramak...
"seni aradım
yükseldim,alçaldım
hızlandım,yavaşladım.
gidecek hiçbir yerim yoktu.
otobüsü kaçırdım,şovu kaçırdım
şansım yaver gitmedi
sanki pes edecek gibiyim
hayatım bir sandıkta hapsoldu
fazlası incitince
yaşamak için neden,
içimdekini vermek için
biraz aşka ihtiyacım oldu.
taşların altında seni aradım ama bulamadım
soğuk sabahta ve gecede,
çılgına dönene kadar seni aradım.
ama sen kalbimdeki yarayı iyileştiren,
beni tekrar hayat dolu yapan
bir ışık gibi hayatıma girdin.
konuşmaya halim,
yemeye gücüm yoktu.
şeytana kanatlarımı kesmesini söylemek için çok yalnızdım.
geçmişim,beni incitti ama
rüyalarımda geleceği hissediyorum
ve bunu uyuyana kadar sürdürüyorum
aynada gördüğüm portreye bakıyorum
kendim olmak istiyorum
huzursuzluğum bardaktan boşanırcasına güçleniyor
kalbim çok sert,onu buzlukta tutuyorum
gözlerimi kurutamamak bana acı veriyor.
çünkü onlar akıttığım yaşlarla dolmaya devam ediyor..."