şu anda içinde bulunduğumuz süreç.
yarrak varmış gibi koşa koşa akın edilen bir metropol--->medeni olmanın yegane ölçütünün feodal değerler sisteminin doğurduğu tarım kültürünün kendi köyündeki egemenliğine başkaldırmasından geçtiğini düşünen ve bu yolda "milletin efendisi" payesinden ucuz hesaplarla vazgeçen bir yığın--->sanayi toplumunun değerler sistemine sahip kentsel bir kültürü benimsemeyi de reddeden bir baba/pembe dizi sapığı bir anne--->erkek evlat: tesbihli clubber/kız evlat: potansiyel "dostum daha önce zonguldaklı diye verildi" videolarının teen oyuncusu.
yozlaşmaya açılan kestirme yol arabeskleşmedir. çünkü en yüce değer para olarak bellenmiştir. iktidara yakın olmak ise büyük rüya. iktidar saplantısının doğurdukları da ilgi çekici:
adaptasyon sürecinden layıkıyla çıkamayan baba toplum içinde ezilir--->toplum içinde ezilen baba pembe dizi sapığı anneyi bir bahaneyle döver--->pembe dizi sapığı anne hırsını çocuklardan çıkarır--->tesbihli clubber esrara başlar--->bu esnada adultforumların gülü bekaretini kaybetmemek için anal ve oral seksi tercih etmektedir. çok hazin.
ratinge göre televizyon, tiraja göre gazete denetimcisi ve şarkıların
angaralılığına göre sanat sevicisi baba günü gelince ev sahibi olur. binasının önündeki sandalyede pinekler. hangi kiracının kaç misafiri geliyor; "apartman kerhaneye çevrilmesin" - semranım'ın kızı mahalleden kimlerle konuşuyor; "aman apartman namusuna halel getirmesin" - bu piç kurusu bu kıyafetleri nereden buluyor; "kiracı oğluna alıyor, ben alamıyorum". yani;
"benim" gereksinmelerim, "benim" haklarım, "benim" huzurum. "öteki" diye bir kavram yok onun için. sanırım özünü unutmak demek, eski alışkanlıkları, gelenekleri rafa kaldırmak veya köye para göndermeyi bırakmak değil; "öteki" olduğunu unutup yeni ötekiler yaratmak.
popüler kültür veya demokrasi adına bir de savunulur bu arabeskleştirenler. bu savunmalar anlaşılmaz değildir ancak; dilin, dinin, müziğin, edebiyatın, yani her türlü toplumsal ve kültürel yaşam özelliğini bozduklarında, deforme ettiklerinde ve tüm sloganların içlerini kah mezar başında kah miting alanında kah kahvehane masasında boşalttıklarında ağlaklık yapılması da hüzün vericidir. tabii bu ailelerin kısa yoldan cool olmaya çalışan erkek evlatları size "en yüce değeriyim ben buraların, toprak kokusunu da bilirim şehrin kaosunun da hastasıyım, hatta şu an size skimi sallıyorum" dediklerinde bunu yağız köy delikanlısının özgüvenine bağlayıp yelkenleri suya indiriyorsanız; bu durumdan memnunsunuz demektir. keza bana göre tarihin en skik kentsoylu çakması kendisi. üzgünüm ama sizinle anlaşamayacağız.
arabeskin kelime anlamının "arap etkinliği" olduğuna dair bir ciyaklama gelir mi bilmem. konumuzun başka bir şey olduğunun anlaşıldığını sanıyorum.
feat.
emre kongar veya ki
liseli serap
artık hangisi size uyarsa.