arabanız yoksa zaten her türlü uygulayacağınız, bir başka deyişle uygulamak zorunda olduğunuz eylemdir. bu kısmının konuşulacak bir tarafı yok zaten. değinmek istediğim nokta, kişinin arabasının olupta yine de toplu taşım araçlarını kullanması. açıkçası türkiye deki toplu taşım araçları da göz önüne alındığında kesinlikle aklımdan bile geçmeyecek olan bir eylem araba varken toplu taşım araçlarını kullanmak. tabii kastettiğim şehir içi ulaşım, çünkü uzun mesafede işler değişebiliyor.
nedenlerine gelirse, altında araban varsa veya ihtiyacın olduğunda ailenden alabiliyorsan ve de çok ekstrem bir durum söz konusu değilse (hani olur da arkadaşına vermen gerekir arabanı veya kaza yaparsın bakımdadır filan) ulaşım için araba kullanımını toplu taşım araçlarının kullanımından çok daha mantıklı buluyorum. toplu taşıma araçlarının kişiye yarardan çok zarar getirdiği aşikardır. hava kirliliği filan diyecekler olacaktır, eyvallah. hava kirliliği vs. tabi ki bunlar da önemli şeyler ammavelakin sıcak bir yaz günü arabayla, klimanı o yoksa da camını açarak rahat rahat bir yerden bir yere gitmekle bir metrekareye beş(!) insanın düştüğü belediye otobüsleriyle gitmenin arasındaki farkı anlamak için hatırı sayılır bir süre ikinci örneği yaşamak gerekir. ben yaşadım o yüzden hayatta otobüse binmeyi tercih etmem. bir aydır duş almadan otobüse bineni mi dersin, hatun bulsamda fortlasam diye bakınanı mı dersin. anlatmakla bitmez, araba varken otobüsle yolculuk etmek tam bir kabus.
dolmuş desen, otobüs kadar olmasa da o da beter. yirmi kişilik minibüs e otuz kişi alan şoförler mi dersin, altında son model ferrari varmışçasına şekilden şekile girip makasa kalkanı mı dersin yoksa adamı çileden çıkarıp fazladan iki müşteri alıcam diye bir kilometrelik yolu 1.viteste beş dakikada anca gideni mi dersin, özel aracım olucak ta minibüse dolmuşa?! yok ya..gelelim metro ya; bir kere yaşadığım şehir izmir'de bulunan metro ağı zaten yetersiz ve benim gezip eğlendiğim alanlara doğrudan gitmiyor. eğer ki kullanıcaksam metroyu yürümek zorunda kalıcam bir yerden sonra veya başka bir araca binmem gerekecek.
hadi hepsini geçtim, ya bir arabanın verdiği rahatlığı, konforu hangi toplu taşıma aracı sağlamış bugüne kadar? hem zamandan kazanırım, hem boşu boşuna gerilmem. evet belki daha masraflı. vergisi, benzin parası vs. ama benim hayatımı kolaylaştırmıyor mu, helal olsun giden paraya o zaman. lafın kısası, özel araç varken toplu taşıma araçlarını kullanmayı mantıklı bulmuyorum, bulanların önünde saygıyla eğiliyorum...
(o s c a r, 05.06.2007 20:58 ~ 06.06.2007 23:10)
dünyamız açısından yararlı,insan açısından zararlı olan hadisedir. neden mi? konserve gibi dolan toplu taşıma araçlarına bakarsak (özellikle de yazın,camları filan da açılmıyorsa tam tat bezelye konservesi) görmememize imkanı yoktur.camdaki surat,tavandakikafa,koltukta uyuyan yaşı amca,kokan yumurta,terlemiş koltukaltı...halbuki araba öyle midir? açarsın klimanı,atarsın sol kolu camdan dışarı..mis..
(eldar, 05.06.2007 21:04 ~ 21:04)
imkansızdır.
- toplu taşıma araçlarına beş arkadaş doluşup
televole hitsi son ses açıp sokak aralarında gezemezsin.
- t.t.a yı manzaralı bi tepeye çekip içinde kafa çekemezsin.
- t.t.a ya hatun bindirip tenhaya götüremezsin.
- bindiğin t.t.a nın kilometrede kaç yaktığı, ne kadar hızlı gittiği vergisinin ne kadar olduğu hakkında muhabbet açamazsın. "sigortası da bitti valla" muhabbeti olmaz yani.
- t.t.a ile sürat yapamazsın.
en önemlisi;
- eline fırçayı kovayı alıp evin önünde t.t.a yı yıkayamazsın.
araba yerine t.t.a nasıl kullanılır allasen?
(hector, 05.06.2007 21:07 ~ 21:09)
böyle bir durum
e sınıfı ehliyet gerektirdiğinden
sürücü kursuna gitmeniz gerekir.
bu sicakta asla cekilmeyecek durumdur..
amcanin birinin uykusu gelir üzerinizde uyur
teyzenin biri sıcaktan bayılır üstünüze düşer
veletin birinin midesi bulanır üzerinize kusar
maazallah..
-beyefendi.. arkalara ilerler misiniz lütfen?
+sanmam.. söyle şoför kalksın.. ben sürücem
her zaman yapmaktan büyük bir zevk aldığım durum..lanet olsun i.e.t.t'nin karşı konulmaz bir çekiciliği var..kendimi
fortçuların arasına atmak bir tür fantezi..ayrıca araba denilen nedir ki? her zaman her yerde
16b..
toplu taşıma ile seyahat etmek daha ekonomik olsa da, arabanın rahatlığını 1 hafta yaşayan kişi kolay kolay vazgeçemez. hal böyle olunca, ülke ekonomisinde tasarruf kalemi hiç bir zaman gereken büyüklüğe ulaşamayacaktır.
(pps, 05.06.2007 21:33 ~ 21.06.2007 15:51)
bizim gibi otu boku sınıfsal kategorilere sokan büyükşehirlerde olması pek zor olan durum. "şekerim inanır mısın ben hayatımda hiç otobüse binmedim" ya da "dolmuş kaç para hiç bilmem ben taksiyle giderim" gibi cümleleri sarfeden insancıkların toplu taşıma araçlarına binmeleri onlar için son derece vahim bir meseledir.
bunun yanında toplu taşıma araçlarının bazı sapıklara bulunmaz fırsatlar vermesi bu araçların kullanılmasında kararsızlığa yol açar. bir bayan için bu gibi durumlar gerçekten çok rahatsız edicidir. tabi adama da hak vermek gerekir. itiş tıkış doldurulmuş, herkesin birbirine değdiği bir ortamda, zaten manyak zihniyetli bu adamların taciz etme içgüdüleri daha da artar.
bir de konforuna pek düşkün olanlar vardır. durakta bekle, sonra bakalım ayakta mı kalacaksın oturacak mısın belli olmadığı bir otobüse bin, indiğin duraktan gideceğin yola yürü. bu insanlara da hak vermek gerekir. otobüs seferlerinin az olduğu, yolların sürekli değiştiği bir sistem bu insanlara göre değildir.
kısacası, toplu taşıma sistemimizi değiştirmemiz gerekir. bu taşıtlara insanların bindiğinin algılanması gerekir her şeyden önce. bu algı geliştikçe düzen de değişebilir.
istanbul'da yaşayan her duyarlı insanın, elinden geldiğince yapmaya çalışması gereken eylemdir. yeter artık arabayı bulan, biniyor arabaya çıkıyor yola basıp gidiyor(daha doğrusu gidemiyor).