arılar, arılar, şimdi götümden kanatlandılar
arılar, arılar, beni bu akşam ağlattılar
ulan çok mu eşcinselce oldu, yok yok, izah çekiim hemen
"arılar, arılar" burada
ikileme sanatıyla karşı karşıyayız, anlamı yeterince kuvvetlendirdikten sonra öze dönüp götten havalandıklarını anlatıyoruz. havalanan bu arıların boş durmayacaklarını biliyoruz, sokup, batırıp, acıtıp öyle kanatlanıyor bu arılar. alt cümlede ise yine ikilemenin ardından arıların az önce yaptıkları eylemin bir sonucu oğlan hüznü dinleyiciyle paylaşıyoruz. arıların bizi sokup soğan koklamışa çevirip nasıl ağladıklarını anlatıyoruz, "anneee, beni arı soktu" diye nası koştuğumuzu hatırlayıp çocukuğumuza iniyoruz.
bu basit nakaratta neler saklıymış değil mi a dostlar. ancak hepsi bu değil. arıların ağlatması için sokması gerektiğinden bahsetmiştik, standart bir arı soktuktan sonra ölür, dikenini hedefe gömer sonra eşek cennetini boylarlar, yani götten kanatlanması imkansıza yakın bu arıların, belki havalanabilirler ancak kanatlanamazlar. eğer ki havalandılarsa da buradan bahsi geçen 1. tekil şahsın osurduğunu hayet açık anlayabiliyoruz, arı tarafından sokulan şahıs, yusuftan salıyor, arı da havalanıp gidiyor.
yaa, hiç aklınıza gelmezdi de mi şu iki kelamdan bunca şey çıkacağı, başlarken inanın ben tahmin etmemiştim, düşündükçe aydınlanıyor insan.