apolitik gençlik   

 sayfa  / 4
adana çık aradan

  1. aman suya sabuna dokunmayalım zihniyetine sahip gençlik.
    (the weakest link, 31.07.2004 22:41)


  2. 1985 den itibaren yetiştirilen gençlik.
    "aman dur birşey anlama,bunu boşver hülya avşar'a bak sen,çocuğum ezberle şu tarihi,haberleri kapat dizi başlıyor...",şeklinde tohumları atılan yeni nesil.
    (missi34, 28.06.2006 23:41 ~ 04.07.2006 12:25)
  3. 1980 darbesinden sonra kenan evrenin de büyük katkılarıyla yetiştirilmeye çalışılan gençlik türü. missi34 ün dediği gibi özellikle 1985 sonrası gençlikte bir hayli başarılı olduğu gözlemlenmektedir.
    (fowler, 28.06.2006 23:44)
  4. apolitik edilmiş gençler demek daha doğru olacaktır. "netekim" bu ülkede 17 yaşındaki politik bir genç yaşı büyütülerek idam edilmiştir.
    (dreams2, 29.06.2006 00:29 ~ 11.07.2006 17:59)
  5. amerika'nın sırf bu iş için milyonlarca dolar harcaması sonucu karşı devrimin başarısı olarak karşımıza çıkmıştır.televoleci gençlikte diyorlar.
    (heleloyloyloy, 29.06.2006 00:37)
  6. zamanında politik olan büyükleri tarafından sindirilmiş nesil.
    (bkz: hocanın dediğini yap yaptığını yapma)
    (decameron, 29.06.2006 08:54 ~ 08:54)
  7. duman grubunun kendilerine ve çağdaşlarına yöneltildiğini düşündüğü eleştiri.

    "biz sonradan doğduk
    okuduk dinledik
    imrendik abarttık
    sonunda uyandyk davaya

    siz o gün doğdunuz
    yakıp yıktınız
    kaç yıl geçti bak
    sonunda döndünüz davadan

    hakim bey itirazım var
    hakim bey son bir sözüm var
    kayıp gençlik deyip geçme
    bak hiç olmazsa biz dönek değiliz

    biz sonradan doğduk
    batının koynunda
    alıştık sormadık
    sürüyle yol aldık sessizce

    siz o gün doğdunuz
    votkayla coştunuz
    sarhoşluk geçince
    viskiye döndünüz sessice"

    şarkının sözlerinde dikkate değer bulduğum özeleştiriler de var. özellikle "alıştık sormadık" kısmı. ama sonuçta soru sordukça "susmayı öğren önce" ya da "sus, cevap verme"leri kimler yaşamadı ki!!
    (ynitm ynits, 19.07.2006 01:32)
  8. uzantıları çok eskilere dayansada 1980'den sonra ciddi bir sorun olmuş kitle.

    1980'den sonra devletin şimdi önlemeye çalıştığı futbol terörünü körüklemesi.maçka parkında birbirlerini döven ,disko ve barlarda piyasa peşinde koşan gençlerimizin, eleştirmeden, okumadan ,sorgulamadan bırak sağı solu ortam karı dolu nasılsa zihniyeti ile hareket etmeleri hazin gerçekten. sanırsam futbol fiesta fado'nun ülkemizde de gayet güzel işliyor.artık değişen düzen içerisinde ne yazık ki gençlerimiz yazarlara ,şairlere özenmek yerine etiler'de nişantaşı'nda alık alık gezinen tikky denilen tiplere heves ediyor olması.kızlara hava atmanın, cicili bicili giyinip süslenmenin tabiri caizse piyasa yapmanın artı bir yön olduğu bir toplum düzeninde herkes mutlu mu ? sanmıyorum en fazla antidepresan tüketimi yapıldığı dönem içindeyiz. gençler arayış içinde. günlük eğlencelerde sahte mutlululukların peşinde koşuyor .dönüp dolaşıp huzur arıyor .yoga yapıp tibet felsefesine özeniyor.

    her neyse konuyu fazla dağıttık .amaç yok hedef yok ama nasıl olsa boşluğa düşen gençliğin derdine deva olabilecek passiflora mız var... tebrikler sorun çözüldü..
    (vincent vega, 20.07.2006 02:04 ~ 02:07)
  9. yaş kemale erdiğinde varoluş sorunlarına yönelecek olan; teselliyi kimisinin felsefede, kimisinin dinde ve metafizikte, kimisinin hayvani arzuların tatmininde, kimisinin de alkolde arayacağı bir gençlik. toplumsal sorunlara da son nefesini verene değin o denli uzak kalacaktır bu gençlik.

    bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!
    (sensei, 06.01.2007 03:39 ~ 03:40)
  10. üniversiteye giden her gence sakın siyasi olaylara karışma denmesiyle oluşmuş topluluk.
    (punkeinstain, 06.01.2007 03:47)
  11. büyüklerimizin bize her kızdığında söylediği özal gençliği ile aynı manadaki tamlama.
    (galak, 06.01.2007 03:54)
  12. 80 sonrasında büyüyen gençliğin çoğunluğunu ifade edebilir bu kavram. ama apolitik kavramının neyi kastettiği daha önemlidir eleştiri yapılırken. gazetelerin sadece magazin ve spor sayfalarını okuyan hatta belki onu bile okumayan,okuduğu kitapları macera ve aşk romanlarından oluşan,interneti sadece msn ve şarkı ve video paylaşımı için kullanan, haftanın hemen hemen her gününü "bu gece barda gönlüm hovarda" felsefesiyle(!) geçiren ve uzatmayayım buna benzer uğraşları olan bir kesimin olduğu su götürmez bir gerçek. bunlar apolitik midir? evet, bu apolitik gençliktir. bu kesimden daha nitelikli olan fakat siyaseti kürsüye çıkıp iki yalan söz söyleme olarak gören,belki oy bile vermeyen ya da vermiş olmak için veren bir kesim vardır ki evet,onlar da apolitiktir.
    dikkat çekmek istediğim bir başka nokta aslında apolitik olmak istemeyen ve gerçekten apolitik olmayan ama öyle görünmeyi seçen bir başka kesim de mevcuttur. apolitik gençlik sıfatı o kesime de yakıştırıldığı için bu kavramın bu kadar aşağılayıcı bir ifade olarak kullanılmasından hoşnut değilim.
    gençliği değil onları bu hale getiren sebepleri incelemek gerekir ki bunu yapmadan "ya bunlar hiç bir şeyle ilgilenmiyor. tek dertleri kendileri. bunlar aptal,gerizekalı,duyarsız,tu kaka" diyen insanlar bence o kesimden daha apolitik davranmaktadır.
    kişi politikadan, dünya üzerinde olup bitenden haberdar olabilir. bunlara çözüm bulmak da isteyebilir. bu konuda tartışmak, söz söyleme hakkına sahip olmak da isteyebilir ama yıllar öncesinde bu yolu seçmiş,bunu denemiş yakınları ya da ordan burdan duyduğu isimler ve onların deneyimleri kişiyi o ideallerle uğraşmaktan uzak tutmuştur.bunu korkaklık,sorumluluktan kaçma ve buna benzer şekillerde yargılayanlar olabilir.ama şöyle bir gerçek vardır o kişi çocukluğunda politikanın sebep olduğu olayların travmalarını yaşamıştır.
    şöyle düşünün: 4-5 yaşlarında meraklı bir çocuk...her yeri karıştırıp yeni şeyler keşfetmeye çalışıyor. bir gün yatak odasında çekmeceleri karıştırıyor.bir yandan gözü kapıda biri gelecek mi korkusuyla. çekmeceyi karıştırırken bir kutu geçiyor eline. kutuyu açıyor ve o yaşta bir çocuk çocuğun algılayamayacağı bir şeyle karşılaşıyor: bir protez göz... korkudan ağlamaya başlıyor. kimseye de söyleyemiyor. rüyalarına giriyor her gece. ve bir gün dayanamayıp soruyor annesiyle halaları dedikodu yaparken. hemen bir masal uyduruyor büyükler. neymiş efendim baba bir gün komşunun tavuğunu çalmış,komşunun da elinde silah varmış. babayı kovalamak için ateş etmiş.o da babanın gözüne rast gelmiş. çocuk ağlamaya başlıyor. babanın gözünün olmadığını idrak edemiyor. sonra aklına geliyor birden ve diyor ki " babam kötü bir insan değil ki niye çalıyormuş komşunun tavuğunu. benim babam hırsızlık yapmaz" bu kez hikaye değiştiriliyor ve babanın aslında çalmadığı sadece şaka yapmaya çalıştığı söyleniyor. çocuk uzun zaman komşulardan nefret ederek geçiriyor hayatını. ve çok sonra öğreniyor gerçeği. baba gözünü darbe öncesindeki olaylarda kurşunlandığında kaybetmiş. sonra kardeş büyüyor, aynı yaşlara geliyor. baba o sıralarda yeni bir protez göz alıyor. göze uyum sağlama sürecinde habire protez göz kayıyor ve ortaya bembeyaz,korkunç ötesi bir göz modeli çıkıyor. kardeş her seferinde korkup ablaya sarılıyor ağlayarak.
    zaman geçiyor öğreniliyor ki tek çocuklu amcanın başka çocuğunun olmama sebebi yengenin aynı dönemde kurşunlanması ve o sıralarda hamile olması,ceninin ölmesi ve rahminin alınması.
    zaman geçiyor teyzenin ağır psikolojik hastalıklarının nedenlerinin yine o dönemde gördüğü işkenceler olduğu öğreniliyor.
    başka bir gün öğreniyorsunuz ki evinizdeki kitaplarının yarısının yanık izleri taşımasının sebebi yine o dönemde evin ateşe verilmiş olması.
    zaman geçiyor,aynı mekanları paylaştığınız ve daha önce hiç görmediğiniz akrabalar çıkıyor ortaya. o güne kadar varlığından haberdar olmadığınız insanlar kalkıp "ben senin kuzeninim" diyor. ergenlik çağınızda kuzenlerinizle tanışıyorsunuz. neden o güne kadar görmediğiniz muammasının cevabı o dönemde farklı saflarda kalınmış olması.
    zaman geçiyor,üniversiteli oluyorsunuz.bir gece uyurken rüyanızda bunları öğrendiğiniz anları görüyorsunuz. zihninizde kurguladığınız felaket anlarını görüyorsunuz ve gecenin bir yarısı ağlayarak uyanıp bir daha uyuyamadan o dönemlerden sorumlu olduğunuz bir finale giriyorsunuz. ve bu konuları ilgiyle takip ettiğiniz,ilgiyle araştırıp öğrendiğiniz halde bir anda "lanet olsun ben bu soruyu yapmak istemiyorum" düşüncesi beliriyor kafanızda.
    oturup düşünüldüğünde bu genç diyor ki kendi kendine "ben çocuklarıma bu hisleri yaşatmak istemiyorum. ben çocuklarımın bu travmaları yaşamasını istemiyorum" politikayla ilgilenmek,ideallerin için uğraş vermek sana bu sonuçları getirecekse ben apolitik olmaya razıyım.
    ister korkak ya da güçsüz desinler,ister apolitik diye aşağılamaya çalışsınlar. apolitik gençliğin çocukları psikolojik açıdan sağlıklı olacaksa bırakın apolitik olsunlar. idealler için çabalamanın sonucu "liderler koltuğa nasıl otururum" diye düşünürken ya da rahat rahat uykularına devam ederken piyon olmak olacaksa bırakın apolitik olsunlar. ve evet ben oy vermiş olmak için oy vermeyen,idealleri olan, dünya sorunları için kaygılanan yakın tarihten,siyasi tarihten,siyasi akımları irdelemekten zevk alan bir insanım ama apolitik gençlik diye adlandırılan kısım içindeyim. belki bencillik olarak algılanacaktır. ama travmalarla dolu bir çocukluk geçirmiş insanların psikolojik problemleriyle ve içlerindeki nefretle dünyaya ya da ülkemize yararlı olabileceklerini düşünmüyorum. yine ideallerim için daha sağlıklı bir nesil yetişmesi gerektiğini düşündüğüm için apolitik gençlik kesiminde görünmeyi tercih ediyorum.
    bu yüzden bu kesimin en azından bir kısmının bu kadar acı ve ağır bir şekilde eleştirilmesini doğru bulmuyorum.
    (personanongrata, 06.01.2007 04:55 ~ 17.07.2007 04:11)
  13. (bkz: 80 sonrası gençlik pasifleştirildi azizim)
    (bkz: rakı masasında memleketi kurtaran insan modeli)
    (3in1, 06.01.2007 06:51)
  14. toplumda yaşanan olayların süreç içerisinde degerlendirmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözümüze sokan kavramdır bu gençlik. 70'leri yaşamış, otobüslerin, kahvehanelerin taranmasına şahit olmuş, belki bir arkadaşını bu yıllarda kaybetmiş kısaca bu travmayı geçirmiş insanların cocuklarının apolitik olması insanları neden bu kadar şaşırtır bilmiyorum. keşke sorun kenan evren'e giydirilip içinden çıkılacak kadar kolay olsaydı.
    (ismin geyik hali, 06.01.2007 08:00)
  15. hayata dair en ufak bir sorumlumluluk almadan,hiç bir işe imza atmadan,sadece ahkam kesen ki savunduğu fikir hakkında da en ufak bir bilgiye sahip olmadan kendini sosyalist,ülkücü... sağcı,solcu adleden gruba oranla tercih ettiğim insanlar topluluğudur apolitik gençlik.

    (bkz: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)
    (dengesiz çay tabağı, 16.01.2007 06:30)
  16. okul hayatının ilk gününden beri eşek yüküyle tarih ezberlemeye zorlanmış bir neslin evladı olarak yakın türkiye siyasi tarihiyle ilgili üniversiteye kadar hiçbir bilginin verilmediği bir eğitim sisteminin sonucu olarak türediklerine inandığım gençliktir, bizdir. dandanakan savaşlarından mohaç meydan muharebelerine, orta asyalardan ümit burnunun keşfine kadar en ince ayrıntılarıyla öğreten o caanım okulumuzun bize şu günümüzle ilgili en büyük ve köklü değişimlerinin yaşandığı yılları neden es geçtiğini malesef üniversite hayatında anlıyor insan -şayet- bu konuya öze lbir ilgi-alakası yoksa. uygulanan poltika başarılı olmuş, okula karı-kız kesmekten başka bir amaçla gitmeyen erkek ve kendilerini pazarlıyormuşcasına kokanalığa bürünen dişi canavarların bölünerek çoğalmasına sebep olmuşlardır.

    bir de çernobil faciasından bahsediliyor. hani karadenizden gelen hastalıklı çay yetişme çağındaki çocukları gerizekalı yaptı falan diye. iq'sunun 500 civarında dolaştığını sandığım biberondan çay tiryakisi karadenizli bir arkadaşımın varlığı bu düşüncenin kolpa olduğuna en sağlam örnektir. adam sanki bu teze antitez olarak dünya'ya gelmiş.
    (kamil trophy, 16.01.2007 07:44)
  17. (bkz: tikky)
    (kazandibi, 16.01.2007 08:54)
  18. nedenlerine inecek olursak kimse sonuçta fikirleri ve savunduğu politik görüş dolayısıyla ölmek ya da öldürülmek istemez. ancak türkiye'deki siyasal ortamda en tehlikeli suçlardan biridir fikir suçları. hele ki aktif eylemlere katılmak zinhar. geçmiş kuşaklardan deniz gezmiş örneğinde olduğu gibi siyasal zemin uygun değilse kimi zaman politikleşme ölüm demektir. bir nesil bence boşuna apolitik olmadı. ben bugün içimde bir yürüyüşe katılsam coplanır mıyım endişesi taşıyorsam bu ortamı yaratanlar utansın.
    (pseudonym, 27.01.2007 05:32)
  19. insanlar politik olup sokaklarda sağ veyahut sol bir fikir adına nefretle ve akıldan yoksun bir sürü güdüsüyle "kahrolsun faşizm" ya da "kahrolsun komünizm" diye anıracaklarsa, varsın olsun apolitik olalım, varsın olsun köylü gibi her şeye "heee" diyelim ama insan olalım.

    lakin insanlar kütüphanelere gidip "yahu nedir bu diyalektik materyalizm, insanlıga ne hayrı vardır, bunun sosyal konulara uygulaması nedir, marksizm nedir, ekonominin doğası nedir ?" gibi sorularla politik olacaklarsa, "ülkemizi nasıl daha bağımsız kılabilir, halkımızı nasıl daha yüksek bir refaha ulaştırabiliriz, nedir türkiyedeki milliyetçiliğin tarihi, teorisyenleri kimlerdir, doğruları yanlışları nedir bir bakayım" şeklinde sorularla akıl fikir yürüteceklerse ve fikirlerle birbirlerini etiketlemeden karşılıklı fikir alışverişiyle vatana, millete, insanlığa faydalı olabileceklerse, ah o zaman bal nedir ki, şeker nedir ki, tabii ki politik olalım der, saygıyla eğilip şapka çıkarırım.

    velhasıl kendi götünü kaldıramamaktan dolayı hayat başarısızlıklarını, şu ya da bu sebebi göstererek sürekli devleti suçlayan, sistemi suçlayan (aklıbaşında sisteme karşı olan eleştirileri yapanlara lafım yok) vatandaş politik olsa ne yazar, olmasa ne yazar.

    dedirtendir...
    (skuba, 27.01.2007 05:43)
  20. (bkz: türk gencinin apolitik olması)
    (why georgia, 12.04.2007 00:04)
  21. (bkz: generation next)
    (kötüböcek, 12.04.2007 00:07)
  22. (bkz: aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık) *
    (marauder jingo, 12.04.2007 00:16)
  23. dünya isimli kürede işlerin ideolojiyle değil; yapılan işle yürüdüğünü çözmüş gençliktir. dikkat edilirse bu tip gençliğin politikaya ayıracak zamanı da yoktur; ya termodinamik sınavna çalışmakta ya da manyetik teoriyi ezberlemektedirler. boş zamanlarını da varoluşlarını anlamak üzere değerlendirirler.
    (tarzan, 12.04.2007 00:58)
  24. an itibari ile makina'da örneklenmektedir;

    -belediyenin hangi hizmetini beğeniyorsunuz?
    +çicek dikiyorlar.
    -mecliste kaç milletvekili var?
    +!?
    -bir bakan ismi söyleyin.
    +!?
    (thedewil, 29.04.2007 04:03 ~ 04:03)
  25. türkiye'de vücut bulmuş hali, ihtilal döneminde siyasi görüşleri nedeniyle acı çekmiş nesilin tamamen koruma dürtüsüyle kendi yaşadıklarından uzak tutmaya çalışarak yetiştirdikleri 1980 sonrası kuşaktır
    (hariboo, 29.04.2007 04:17)
 sayfa  / 4