apartmanda zile basıp kaçmak 

adana çık aradan

  1. çocukken hemen zile basıp kaçmayıp aksine "kim o?cızzt..kim ooo"seslerini duymayı bekleyip,duyduktan sonra koparak olay mahalini terk ettiğimiz eylem.
    (ınnersilence, 12.01.2007 15:58)
  2. (bkz: kapı zilini çalıp kaçan insan)
    (bkz: zile basıp kaçan çocuk)
    (fantastik karakter, 12.01.2007 16:05)
  3. (bkz: apartmanda ışık yerine zile basmak)
    (bkz: akabinde kaçmak)
    (saçmaladı yine bu, 12.01.2007 16:05)
  4. çocuklukta yapılabilecek en zevkli atraksiyonlardır.
    muhtemelen kimse kovalamayacaktır yada kimse profilinizi çıkartıp polise vermeyecektir ama deli danalar gibi koşulur saklanılır.
    (zebani, 12.01.2007 16:14)
  5. efendim bu bahsi geçen fiil en güzel mahallede elektrikler kesikken gerçekleştirilirdi. eski zamanlarda sık sık elektrikler kesildiğinde hemen çete üyesi arkadaşlar toplanır, apartmanları bölüşürdü. daha sonra her grup bölgesine denk gelen apartmanın zillerinin düğmeleri arasına kibrit çöpü veya kürdan sıkıştırır ya da zil düğmelerini selobant ile düğmeler basılı kalacak şekilde yapıştırırdı. ardından mahallenin en merkezi yerinde toplanılıp elektriklerin gelmesi beklenirdi. elektrıkler geldiğinde ise şahit olmayanların ağızlarını açık bırakacak şiddette ses ve zevk gösterisi meydana gelirdi.

    (bkz: 80 lerde çocuk olmak)
    (bkz: hey gidi günler hey)
    (garrincha, 02.07.2007 13:50 ~ 11.04.2008 10:49)
  6. "zır-vın" olarak bilinen eylem.
    (abdurrahmanshowtv, 02.07.2007 13:55)
  7. işlek bir cadde de oturanların zamanla bağışıklık kazandıkları hadise.

    zil çalar...

    -bey zil çaldı.
    +ulan eşşoğlu eşşekler. kesin çocuklar basıp kaçıyorlar yine.

    tekrar zil çalar...

    -bey yine zil çaldı açsak mı?
    +ne açacaksın hanım gün aşırı basıp kaçıyor işte eşşekler.

    telefon çalar.

    -aloo. hadi ya ne zaman geldiniz komşu? evdeyiz evdeyiz. ya sorma gitsin sürekli çocuklar basıp kaçıyorlar zile ondan açmadık yani. kusura bakmayın, tamam bekliyoruz...
    (nophiem, 27.09.2007 21:59)
  8. bunun şahsım tarafından gerçekleştirilen versiyonu da yolda giderken rastladığım,çay ocakları tarafından çarşı esnafı için duvarlara monte edilen çay söyleme aparatlarına "usta bize 2 çay" anonsunu yapıp yoluma kaldığım yerden devam etmektir.evet sevgili çay ocağı işletmecileri,o psikopat benim.
    (pis mındar, 27.09.2007 22:05)
  9. küçükkken çok eğlencelidir,yazın komple apartmanın tüm zillerine aşağıdan basarsınız. saklanır bir daha basarsınız. o 10 daireden çıkan küfürler, aynı anda cama çıkan kadınların camda başlayan muhabbetleri ve zillerin olduğu yerlere doğru su atmaya çalışan daire sakini kontgerilla çocuklar adamı gülmekten yardırır.

    şimdi eve gitsem elim zillere gidiyor ama olmuyor. büyümek kötüdür ya.
    (spaindustrial, 27.09.2007 22:35)
  10. çocukluğun en güzel eğlencelerinden biridir. önce karşılıklı dairelerin kapıları birbirine bağlanır. sonra iki zile de aynı anda basılır ve kaçılır. artık gerisi size kalmış.
    (yeşil başlı gövel ördek, 27.09.2007 22:56)
  11. büyüyünce daha bi zevkle yapılan eylem. küçükken korktuğunuz bişey değildir basıp kaçmak. çocuksunuz kim bişe diyecek, dese nolacak ? belli bi yaşa gelince "ayıp olur"lar girer hayatınıza o zaman başlar işte çocukluğun yaramazlıklarının bırakılması. saçma salak bişeydir ama müthiş zevklidir aslında basıp kaçmak. hele bide sevgilinizle yapıyorsanız, beraber çocuk oluyorsanız, koşmaktan yorulunca elele tutuşup birbirinizden destek alıyorsanız..
    (mara despina, 27.09.2007 23:05)
  12. genelde küçükken yapıldığı söylenen ama benim üniversite öğrencisi olduğum yıllarda, tabiri caizse kazık kadar insanken de yine kendim gibi kazık kadar insanlar olan sevgili arkadaşlarımla gecenin ikisinde yaptığım eylem. çok zevkli, çok heyecan verici, çok eğlencelidir.
    (glorious, 27.09.2007 23:08)
  13. seksenlerde çocuk olan herkesin en az bi kere yaptığı olaydır. birde köşedeki taksi durağının zili vardır ki, apartmanda zile basıp kaçmaktan daha zevklidir.
    (tubs, 27.09.2007 23:13)
  14. mastürbasyonla gelen orgazmı keşfedene kadar bize en büyük hazzı tattıran eylemdi. parmak uçlarından, vücudun tümüne yayılan bir zevk dalgası...

    her çocuğun, bizim il müftüsünün oğlu ahmet'in bile hayatında en az bir kere yaptığıdır. bi kere, çocukluğun ilk illegal eylemlerinden biri.
    bir şeyler "çalıyorsun" mesala, illegal bi şey bu; ama çaldığın şeyden sonra, mağdur tarafın hiç bir şeyi eksilmiyor, kapı zili yerli yerinde duruyor,eşikteki ayakkabılar eksilmiyor. biraz tantana, biraz götlük hepsi o kadar.

    öyle bir şey ki, böyle durumlarda zili çalınan şahsın balkona çıkıp küfretmesi bile -ki küfür normal şartlar altında onur kırıcıdır- seni bu işten caydırmıyor; aksine tahrik ediyor, teşvik ediyor. mağdurun suratında belirmiş o bezginlik ve kızgınlık halini, her fırsatta yeniden görmek istiyorsun, bu seni enteresandır mutlu kılıyor. kendimden biliyorum. sırf bundan ötürü bir zamanlar dünyanın en mutlu erkeği, en mutlu erkek çocuğu olmuşluğum bile vardır.

    geçen yılbaşında [buralarda çocuklar o gün şeker toplar] zile basıp kaçan çocuklardan birisini elleri zilin tam da üzerindeyken, suç üstü yakalamış bulundum. "abi bokun yiyim bırak" dedi. bir yandan da yalvaran gözlerle ban baktı velet. gözlerinde, kendi küçüklüğümü gördüm. nasıl duygulandım bilemezsiniz. oracıkta azat ettim çocukcağızı.

    şimdi olsa yine zile basar, eki eki diyerek olay yerinde kaçar mıyım bilmiyorum. sanırım ziline göre değişir.

    ben en son orta 2'de zile basıp kaçtım. sonra, zorunlu sebeplerden ötürü bıraktık bu "meredi". bir gün ziline basıp kaçtığımız evden, uçan tekmeli bir yanıt geldi. ellerimdeki pratikliği kaybettim bu olaydan sonra, belimden aşağısı tutmaz oldu. işi bıraktım.
    (ayakkabınıniçinekaçankarga, 05.06.2008 19:02 ~ 19:10)
  15. bu aralar topkek reklamına konu olmuş eylemdir. biz de çocuk olduk biz de basıp kaçtık zillere de topkek ne lan? torunlarımıza şöyle anlatacağız;

    '' biz küçükken çok orospuçocuğuyduk. zillere basar sonra gider topkek yerdik...''
    (seth mescaline, 05.06.2008 19:07)
  16. (bkz: araba alarmını çaldırıp kaçmak)
    (seroo, 05.06.2008 19:08)
  17. kapkaçın çocuklar için masum versiyonu.
    (mirhat, 05.06.2008 19:38)
  18. bunu yapmayı hiç denemeyenler için şöyle açıklayabilirim;
    20 li yaşlarda bungee jumping yapmanın heyecanını çocukluk çağlarında yakalamaktır.hele topları kesen dışarda gürültü yapıp oynuyorsunuz diye size bağıran bir komşunun ziline basacaksanız dahada keyiflidir birde beş dakikada bir basıp bir köşeye geçip kadının delirmesini izlemek en güzelidir ama oturduğunuz mahallenin azılı yaramazlarından biriyseniz anneniz direk kuşlar tarafından yaptıklarınızı öğrenecektir.
    (minemineminemine, 05.06.2008 23:07)
  19. "az önce bütün zillere basıp kaçmacanın ikinci nesil ayağı oldum. birinci nesil yaklaşık yirmi yıl kadar önce özellikle kuzenlerine gittiğinde -çünkü bu birinci nesil arkadaş müstakil evlerle silme dolu bir nebraska kasabasında otururdu sözümona. ama reel ölçüyle taş çatlasın 2. km.'ye tekabül edecek bir mesafeyi aştığında şehre inmiş, medeniyete boğulmuş, apartmanların arasında ruhu daralmış bir entel olabiliyordu. özet: bizim evin orada hiç apartman yoktu.- uzun parantez sebebiyle cümlenin başına dönüyoruz: bu birinci nesil arkadaş hassaten ve belki de sadece kuzenlerine gittiğinde yaşını ona onbire tekabül ettirir, kendisinden sekiz yaş büyük kuzen ablasıyla -reel ölçüyle yalnızca iki yaş- dondurma falan almaya gittiğinde ya da komik küfürler edebilen bana göre dayı ona göre baba kimine göre süt ve çikolata babanın sipariş ettiği bir şeyi ifa etmeye yollandığında yoldaki apartmanların zillerine basıp basıp kaçardı. kimse peşinden kovalamadı. kimse "terbiyesiz, annen nerde senin bakiyim" demedi. o yüzden bu neşe biraz yarım kaldı. heyecansız. gondol ve kamikaze farkı gibi anlarsın ya?

    gel gör ki yirmi sene geçti. fatihte bir ev beğenildi. güzel de bir ev arkadaşı. oturuldu. bir pazar, piknik sandviçleri hazırlayaduran ikinci nesil zilin sesine yüreğini hop ettirdi. erken geldiler/daha çay hazır değil/yirmi dakka demişlerdi/dur şu battaniye/ay plastik bardak/ düşünceleri içinde kapıya koşup "kimo?" dedi. bekledi biraz ikinci nesil. sonra bir senfoni başladı merdivenin ekolu sessizliğinde. her yerden kimolar geliyordu. kısık kimolar, yaşlı kimolar, stereo kimolar -bir üst katta herşeyi birlikte yapan iki yaşlı teyze oturuyordu- bir çocuk kimosu... herkes birbirinden habersiz kimo diye bağırdı boşluğa. bunun üzerine sadece gözlerin kısılmasına yetecek kadar bir gülümsemeyle kapıyı açıp bu kimolaşmaya katılma ihtiyacı hissetti ikinci nesil. "kimo?" tabii ki sokağın haylaz çocuklarıydı, biri hakan şükür, diğeri kezman. kalan ikisinden kız olanı kız olduğu için kuvvetle muhtemel, diğeri de forma için tutturacak, ortalığı yıkacak yaşa gelmediğinden formasız. demin markete gittiğinde görmüştü onları ve onlardan biri olmak istemişti zaten.

    isabet!"
    (scissorshands, 13.06.2008 02:13 ~ 02:16)