• videolar

  1. yurtdışında özel bir eğitim almış apartman görevlilerinin yaptığı iş.
    bizde apartman görevlisine kapıcı dendiğinden pek öyle eğitim falan aranmaz maalisef
  2. genellikle hayatta bir şey olmayı beceremeyen insanların severek yaptığı bir görevdir sürekli apartmana yenilikler yapmaya calışıp dururlar ancak hiç bir zaman apartmanda yapmak istedikleri devrimi tıpkı hayattada hiç bir şey yapamadıkları gibi yapamazlar.


    (bkz: aidat ödemeyen insan tipi)
  3. akşamın bir saati kapıyı çalıp, kapıyı açan öğrenci evi misafirinin yüzünü okşamak suretiyle sapıklık yaparken bir yandan da "aman ha eve kız getirmeyin dersinizi çalışın" diye öğüt vermeyi ihmal etmeyen mal. "sanane lan giren kızdan çıkan kızdan" denmez, ayıptır.

    işte sözlükçü arkadaşlarım bir örnektir bu apartman yöneticisine.

    (bkz: yuh)

    edit: okşamak derken, alabildiğine.
  4. artık apartman dışından profesyonel ajanslarca da yapılan iştir. eni konu yöneticilik büroları açılmaktadır.
  5. ilk başlarda iktidarın verdiği hırs ve heyecanla çok mutlu olurlar. kaloriferi istediği gibi ayarlar, bahçeye ekilecek çiçekleri seçer, apartmanı nasıl daha güzel yapabilirim diye düşünürler. ondan sonra ödenmeyen aidatlar, delinen su boruları, baca temizliği, apartman boyası gibi can sıkıcı konular yüzünden bunalırlar. bir de kimseyi memnun edememe sorunsalı vardır. herkes yöneticinin yaptığı işe bir kulp bulur, ben olsam böyle yapardım, şöyle yapardım der. yönetici eh buyrun siz yapın dediğinde ise kem küm ederler. bir de sene sonu bilançosu vardır ki.... işte yöneticiliğin en can sıkıcı noktası budur, her dairenin alacağı- vereceği hesaplanır, birileri mutlaka borçlu, birileri alacaklı çıkar. bir de nedense apartman sakinleri tarafından yönetici ve ailesi güzin abla gibi algılanır, kapıcı ile derdi olan gelir, üst komşusundan halı silkelediği için şikayetçi olan gelir, kapıcı yanlış marka süt almışsa şikayet etmeye gelir, derdini yönetici ile paylaşır, dakika başı yöneticiyi telefonla aramaktan çekinmezler. işte bu yüzden emekli amcalar apartman yöneticisi olmak için biçilmiş kaftandırlar, işleri güçleri yoktur, bütün gün dert dinleyebilirler. ama apartmandaki herkes hemen hemen aynı yaş grubundaysa işte o zaman seçilen talihsiz kurbana kolay gelsindir, zira yöneticilik çekilecek dert değildir.
  6. cahil, kendini yetiştirmemiş, görgüsüzün önde gideni olduğu takdirde kendini dünyanın tek hakimi zanneden bir zavallıya dönüşür. kurallara en çok uymayan kendisi olduğu halde herkese ahkam kesmeye devam eder. ilkokul birinci sınıfta, sınıf başkanı olmuş öğrenci tribiyle ortalıkta salınır. apartmanda aklı başında birilerinin olmayışı ve herkesin koyun gibi güdülmeye alıştığı bir ortamda kendini iyice bir bok zanneder.