bu lafı daha çok ananelerimiz - babannelerimiz kullanır. böyle kavga, dövüş, laf atma nedir bilmeyen, sokağa çıkıp oyun oynamamış, eli yüzü çamurlu bi şekilde eve gelmemiş çocuklara denir. ne kötü bir şey değil mi?
olumsuz anlamda kullanılsa da hani gri betonların arasına sıkışmış çocukluğu yaşayamamak diye başlayan edebiyat yaptırsa da tamamen çocuğun hayal gücüne bağlı olarak kendince çok büyük zevkler yaşatabiliyor.
özellikle apartmandaki diğer yaşıtlarla bodrum katında korku hikayeleri anlatıp bağırış çağırış sokağa fırlamak , rakip apartman çocuklarıyla ortada sıçan oynamak , komşunun evde kalan kızının mektuplarını ondan önce posta kutusundan alıp okumak...
*sonuncusu bütün bi hayatınızı etkileyebiliyor ama.sen de gör diye bedduaları tutunca siz de bir evde kalmış komşu kızına dönüşebiliyorsunuz.
(kendimden bilmiyorum lan)
sizinle aynı yaşlarda bir sürü çocuk varsa, etrafta üzerine çıkacağınız ağaçlar, üzerinden gönül rahatlığıyla düşeceğiniz duvarlar, kaçan uçurtmaların peşinden geberene kadar koşacağınız boş arsalar varsa yakınınızda, apartman çocuğu olmak okadar da fena birşey değildir.