-ortasahanın kendi yarıalanına bakan diliminde şimdii topu alan sertaaç, sertaç 22 yaşında vee aslında danimarkalı! sertaç, karşısında şevçenko var, ona bi çalım, sertaçtan bir verkaç denemesi vişnevskiyle, iki kişiyi ekarte ediyor, şimdi kaleciyle arasında sadece sekizyüzelliüç metre kaldı. hadi sertaç vurursun oralardan, sertaç bu golü atarsa maç 0-0 a gelicek ve adanadan gelicek haberi bekliceez. eğer adana demir spor da solomon adalarını üçbeşle geçerse adımızı libertadores kupasında çeyrek finale yazdırıcaaz... şeklinde repliklere konu olan, piyanist şantör, futbolcu, kontrolcü, entel, aburjin gibi sıfatlara sahip, can dostum yazar
nerede ve nasıl tanıştığımı şu an hatırlayamadığım (halı saha olması pek muhtemel), tanışmamın ardından final dönemleri haricinde ayrı düşmediğim, öz kardeşim gibi sevdiğim dostum.
her ne kadar kendisi bana pek yüz vermese ve en muhalif duruşunu bana karşı sergileyip laf sokma, eleştiri, sataşma gibi alanlarda rekor denemeleri için beni kobay olarak kullansa da kendisine olan sevgimi bilir ve biliyorum o da beni bir o kadar sever. ama yine de sevgi saygı bir yere kadar deyip bazen allah yarattı demeden dalıyorum kendisine. şimdi yazarken hatırladım, öyle boğuşurken çekilmiş bir videomuz bile var hatta. fonda bir senfonik metal parça, ortamda bizim sırtımızın ampul anahtarına çarpmasıyla oluşan bir ışık gel gitleri, harala gürele bir videoydu.
bu adamla ilgili yazabileceğim o kadar çok şey var ki! şimdi kendimi yıllık yazısı yazıyor gibi hissettim. aralarından seçip beğenip güldürürken düşündürenleri yazmalıyım. bir de bu adamla dabbe maceramız var ki elchupacabra7 kişisi tarafından karizmamız çizilmek istendiğinde sıkça gündeme getirilir.
bu arada halı saha, boğuşma falan dedim diye öyle ortalama bir insan sanılmasın. kendisi lisanslı bir satranç oyuncusu (adana 4.lüğü var devenin), bir zamanların piyano eğitimli küçük yeteneği, evindeki bilumum kühne, schröder vs. ithal soslar ve abur cuburla bir nevi burjuva insanıdır. burjuvalıkla mahallenin fırlama veledi imajını bünyesinde bir arada yaşatmakta olan bu arkadaşımız halı sahalardaki ilginç stiliyle de bir başka ilginçlik yaratmaktadır. düşe kalka, rakip oyunculara takıla takıla top sürüşü, o topun o kadar mücadeleden sonra bir şekilde ayağında kalması ve yukarıda bahsedildiği gibi abuk da olsa bir şekilde golünü atması aynı takımda olunduğunda apayrı bir keyif verirken karşılıklı oynandığında fena halde sinir bozmaktadır.
bu aralar kapağı yurt dışına atmak için fırsat kolluyor olsa da bunca yıllık "kanki"liğin üstüne öylece çekip gideceğini sanıyorsa yanılıyor. değil psv eindhoven, himalayalara kadar kaçsa onu buralarda bekleyen bir gakko'su olacağını asla aklından çıkarmasındır. gakkom benim! ahh... *
tanıdığım en iyi niyetli, yardımsever insanlardan.
neye ihtiyacınız olursa anında isteğinizden çok daha fazlasını önünüze seren, bilumum ders, not, toefl vb. konularda yardımlarını benden esirgemeyen son derece düşünceli ve nazik kişilik. itü'den ununu eledi eleğini astı sıra şimdi hollanda'da. her ne kadar kendisi kabul etmese de orada da çanubis'liğini göstereceğinden eminim ben, hollanda'dakiler düşünsün gerisini. *
yolu açık olsun, bizi buralarda unutmasın.