• videolar

  • görseller

    • antidepresan
  1. bazı durumlarda çok işe yarayabilen, ama o bazı durumların hep kişiye özel olduğu ilaçlar. bir kısmı, insanın eyleme geçmesini engelleyen gereksiz kaygı ve mutsuzluk duygusunu yok ederken, bazıları da abartıp gereksiz bi kayıtsızlık yaratabilir. böylece örneğin depresyonda olduğu için okulunu aksatan insan, depresyonu henüz tedavi edilmemiş olarak dururken, ilaçların yarattığı kayıtsızlıkla sınavlarını umursamayabilir. yani bu ilaçlar bazen olması gereken düzeydeki stresi (yaratıcı stres miydi neydi) yok edebilir, dünya sikime minare götüme anlayışıyla da depresyonun kötü sonuçlarından olan "günlük hayatı devam ettirememe" aynen olduğu gibi durur hayatın orta yerinde.
  2. tel dikiş ipinden farklı olmayan şey.

    bir futbol maçında, defansın belkemiği tabir edilen oyuncunun bir hava topunda aldığı darbeden ötürü kaşının açılmasıdır. o oyuncu apar topar saha kenarına alınır, sağlık görevlileri tarafından açık olan yaraya, zımbaya benzer bir cisimle geçici olarak dikiş atılır. oyuncu sahaya geri döner, maç bitene kadar da oyuna devam eder. maç bittiğinde hastaneye götürürler, hastanedeki doktor tel dikişi söker, pansuman yapar ve bildiğimiz siyah iple filan dikiş atar. işin normali de budur, pansuman, dikiş ipi. ama o tel zımbaya benzer şey, geçici bir çözümdür, estetik durmaz, acıyı azaltmaz; ama kanamayı keser.

    antidepresan da tıpkı böyledir işte. acil durumda kullanılır, hayata bağlar, kanamayı durdurur. hayatta bırakır ama, hayatta kalma nedeninizi sorgulatmaz, düşündürmez. kalıcı değil, geçici bir çözümdür ve yapılacak en doğru şey, kullanım süresi dolduğunda yani maç bitip soyunma odasına gittiğinizde, onun yerine daha kalıcı ve faydalı çözümler bulmanız olur.

    bulmazsanız ne mi olur?
    belki aylarınız, belki seneleriz; bir ilacın sizi yönlendirmesiyle geçer. ailenizi kaybetseniz ağla(ya)mazsınız, en komik şeyde yere yatıp kahkaha atan insanlara şaşırıp tebessüm edersiniz. kimseyi sevmezsiniz, kimseden nefret de etmezsiniz. sinirleri alınmış bir et, japonlarca metalden yapılmış bir robot gibi duygusuz kalırsınız. hayatı sorgulamaz, kendinize dışarıdan bakmazsınız. ideallerinizi gerçekleştir(e)mez, hayallerinizin peşinden koş(a)mazsınız ve işin en acı kısmı, tüm bunları yaparken de içiniz hiç acımaz.

    siz siz olun, antidepresana bulaşmayın.
  3. hakkındaki gerçekler ve yalanlar:

    - antidepresanlar bünyeyi uyuşturur.

    kısmen doğru. dozajına göre değişen bu durum bazı bünyelerde geçerli değilken bazı bünyeler ilacı kullandıktan sonra direk olarak s.kilmiş eşşek moduna girebilirler.

    - antidepresanlar ereksiyonu azaltır.

    yok öyle birşey. 3 haftadır kullanıyorum, fakat maşallah keser sapı gibi. kızılay çadırımız her daim kurulu ve altına girmek isteyenlere her daim açık durumda.

    - antidepresanlar uyku getirir.

    içerisindeki maddelere göre kısmen doğru. mesela ben üç haftadır kullanıyor...horrrrr...

    - antidepresanların yan etkileri çok fazladır.

    çok doğru. zaten açıp okuduğunuzda antidepresanların mide bulantısı, kusma, uyuşukluk vb gibi bir çok yan etkisi vardır. size söylemişmiydim bilmiyorum ama ben üç haftadır kullanıyorum ve erkek olmama rağmen iki haftalık hamileyim. doktoruma başvurdum, ilacın yan etkisiymiş.

    - antidepresanlar migren tedavisinde de kullanılır.

    doğrudur. ben üç haftadır, valla üç haftadır kullanıyorum, migren tedavisinde kullanıyorum. migreni azaltan bir etkisi var. fakat enteresandır ki yan etkileri arasında migreni tetikleyici bir etkiside olduğu yazılı. nasıl bir sekstir bu ben anlamadım.

    - antidepresanlar intihar eğilimini arttırabilir.

    lan böyle birşeyde yazıyor. asıl bundan bi bok anlamadım ben. şimdi hem psikoloji düzelsin diye içiyorsun, hemde intihar etmek istiyorsun. nasıl bir keşiftir bu aman yarabbim. üç haftadır kullanıyorum ama allahtan psikoloji sağlam. zaten bana koymaz böle hap map. fakatttt.. fakattttttt!! ühüüüüü.. klavyeyi kullanırken parmağım acıdı. ühühüüh. s.kerim böle hayatı ben. ühühühüh... parmağım çok acıdı. üühühühühühühüh...neyse ya, ne diyodum? ha, benim psikolji çok sağlam. şimdi izin verirseniz beşinci kat balkonundan atlarsam ölüp ölmeyeceğimi hesaplamak istiyorum.
  4. antidepresanlar, ilaçlar arasında en uzun prospektüslere sahiptir. bir ilacın yaratabileceği neredeyse bütün yan etkiler yazılıdır. işin kötüsü bunların çoğu görülür. çoğunun alkolle kullanımı sakıncalıdır.

    ilaca başlama dönemi genelde en kötüsüdür. genelde dozaj 1-2 ay boyunca arttırılır. vücut adapte olana kadar ilaç bütün yan etkilerini aynı anda göstermeye çalışır. bünyeyi allak bullak edebilir. alıştıktan yaklaşık 1 ay sonra iyi etkilerini göstermeye başlar. kullanan insanı bambaşka biri haline getirebilir. özellikle sosyal fobiler ve obsesyon tedavilerinde etkilidir. ilaç kullanımı seneler sürebilir. aniden bırakılmaması gerekir. yavaş yavaş, dozaj azaltılarak, "doktor kontrolünde" bırakılmalıdır. filmlerde görülen "içim sıkıldı, iki prozac çekiyim de kendime geliyim" tarzı yaklaşımlar pek faydalı değildir, antidepresanlar düzenli kullanımla etkisini gösterir.
  5. henüz 1 haftadır kullandığım,ne işe yaradığını hala çözemediğim ilacın içinde bulunduğu grup.

    kendimi hala oldukça kötü hissediyorum,eskiden olmayan bir ağlama isteği de mevcut üstelik..daha sık bunalır oldum..uyku düzenim bozuldu..

    uzun süreli kullanımda gösterirmiş etkisini..ama ben kötüye gittiğimi hissediyorum..

    en iyisinin bu ilaçlara hiç bulaşmamak olduğu kanısındayım..
  6. antidepresan ilaçlarını en kısa şekilde özetlemek gerekirse beş bira alırsınız kafanızın yerinde, mutlu ve kuvvetli hissederseniz, 5 bira dah aiçerseniz işin suyu çıkmaya başlar ilk içtiğiniz beş biranın tam 2 katı daha sarhoşsunuzdur,
    şayet anti depresanın bir tanesi 5 biraya eşit varsayarsak ikinci içtiğiniz anti depresan ilaç artık 10 bira etksi yaratmaz direk mala bağlarsınız. işin kötüsü 5 bira üzerine 5 bira her türlü içilir ama birincisinin üzerine 2. ilacı içmek mümkün değildir, en kötü kombinasyon ise bira ile ilacı beraber almaktır, ölüme yaklaşma riski yüksektir.