lars von trier'in filmlerini izlemeden izlemenmemesi gereken film. ki sanırım, bu yüzden de rutin sinema seyircilerinin beklentilerini karşılayamamaktadır. lars von trier filmleri zaten iki gruba ayrılır ortası yoktur. ya seversiniz ya da sevmezsiniz. kaçarı yok.
bu filmi izleyecek insanların öncelikle şunları bilmelidir;
- korku denilince akla holivud sinemasındaki korku anlayışıyla alakası yoktur bu filmin ve de bu beklentiyle gidilmemelidir. çünkü genel korku filmlerindeki aksiyon yoktur. doğallık esas konudur ve doğal korkunun, insan psikolojisindeki korkunun ne olduğunu hissettiren bir filmdir. yani öyle zihninizde oluşan hortlaklar , şeytanlar , zombiler , yaratıklar , uçubeler vs.. gibi olguları beklemeyiniz. yoktur.
- insan’ın iç dramanın aslında ne kadar korkutucu olduğunu fark ettiren filmdir. ki eğer psikolojiniz sıkkın ise en iyi drama filmini izleseniz de size yine sıkıcı - bayağı gelecektir. o nedenle bu tür bir psikoloji ile izlenilmemesi gereken filmdir. iş bu ki bu film sıkıcı değildir. rahatsız edicidir. huzursuzluk verir , ilgi çekici ve kalitelidir.
- izleyen bayanların da sağlam psikolojide olmaları tavsiye edilir. neden-i sebebiyeti de anti feminen sahnelerin olmasıdır. bağyan tayfası rahatsızlık duyulabilir. hele ki analığın kutsal varsayıldığı toplum insanlarının pek kaldıramayacağı filmdir.
- lars von trier filmleri genelde de seyirciyi rahatsız etme , kışkırtmaya , seyircinin kendisiyle yüzlemeşini sağlamaya yönelik filmlerdir. işte bu film de öyledir. diğer filmlerinde olduğu gibi. ayrıca filmlerinde genel olarak simgeler kullanmayı tercih eder. ki bu filmde de bol bol kullanılmıştır ve de bu filmin
andrei tarkovsky'e adanmasında bir nebze etkisi vardır. diğer etkisi ise filme ait görüntüleridir ve de filmin annelik olgusuna bakışıdır.
sonuç olarak, dikkatle ve sağlam psikolojiyle izlenmesi gereken kaliteli filmdir.