görseller
anorexia nervosaanorexia nervosa
anorexia nervosaanorexia nervosa
belki ilginizi çeker
  1. · bulimia nervosa
  2. · anorexikten itiraflar
  3. · kate moss
  4. · bulumia nevrosa
  5. · orthorexia nervosa
  6. · ben bir anorexiktim artık
  7. · senfonik black metal
  8. · insanın kendini olduğu gibi kabullenmemesi
  9. · emedur
  10. · anorexia
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  2. · zongul ducks
  3. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  4. · galatasaray
  5. · aşk
  6. · aylin aslım
  7. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  8. · yarim haziran
  9. · esat canan

anorexia nervosa  

 sayfa  / 2
  1. ülkemizde magazinler ve mankenlerin gözümüzün içine sokulması sayesinde gittikçe artan "yememe" hastalığı.
    (mystra, 17.09.2004 22:13)
  2. insanın hayvana benzemeye çalışmasının bir diğer tezahürüdür. burada insan hayvanının isteği yılan hayvanı gibi güzel bir deriye sahip olmak ve bu derıyi gerektiği zaman yenisiyle değiştirebilme yeteneğine sahip olmaktır, moda çevrelerinde çok görülmesinin asıl sebebi budur. insan hayvanı yılan hayvanı gibi olabilmek için önce incelmesi gerektiğine kendisini ikna eder bunun içınde yemeyi keser ve tam zamanlı aç gezer her aynaya baktığında biraz daha zayıflaması gerektiğini düşünür vefakat zayıflamasına rağmen yılanların o pullu güzel derisıne sahip olmadığını görür ve bu insan hayvanını derin psikolojik problemlere iter. aç kaldıkça aç kalan insan hayvanı bırakın yılan hayvanına sonuç olarak insan hayvanına bile olan benzerliğini kaybeder.
    (kurremkamerruk, 04.04.2005 23:50)
  3. (bkz: bulimia nervosa)
    (the acme, 04.04.2005 23:53)
  4. (bkz: kate moss)
    (culdesac, 05.04.2005 00:00)
  5. fransız senfonik black metal grubu. oldukça tatlı bir müzikleri olup, grup üyeleri sürekli makyajlı tiplerdir. en son 2004te albüm çıkardılar. yanılmıyorsam 5 albümleri vardı.
    (nightwish, 05.04.2005 00:17)
  6. sebbebini bilmiyorum ama, kasten bilerek yemek yememe değil, yiyememe durumu, canının yemek yemek istememesi...
    (husatin, 05.04.2005 11:59)
  7. ilk başlarda "ben manken olucam" sözleri kadar, stres, sıkıntı gibi faktörlerin de etkisiyle kişi yemek yemeyi azaltır. bu durum sürekli olunca vücut buna adapte olarak bazı değişimler geçirir, örneğin mideniz küçülür, nasıl olduğunu bilmiyorum ama, bir süre sonra mide borunuzla midenizin arasında olan o küçük kapakçığı kontrol edebilir hale gelirsiniz. vücuttaki yağ oranı hızla azaldığı için enerjiniz oldukça düşer, yemek yemeye resmen haliniz kalmaz. hızlı kilo kaybı çok tehlikelidir, hastalığın ileriki aşamalarında krizler başgösterir, düşüp bayılmalar sıkça görülür. bu noktada kişi aynı zamanda bulimik hale de gelmiştir büyük olasılıkla. psikolojik tedavinin yanı sıra, diyetisyen müdahalesi de gerekir. ilerlediği takdirde ölümcül olabilecek bir hastalıktır.
    (guenever, 05.04.2005 12:12 ~ 21.04.2005 22:57)
  8. vücuttaki yağların erimesinden sonra sıra proteinlere gelir. bu nedenle anorexia hastaları genellikle fazlasıyla güçsüz olur. yağ ve proteinlerin erimesi kalbi de etkiler ve anorexikler en yaygın olarak kalp yetmezliğinden ölürler. evet, bu hastalık belli bir evreden sonra kesin ölüme yol açar.

    anorexia hastalarına özenti diyerek onlara tu kaka muamelesi yapmak son derece yanlış ve bilinçsiz bir davranıştır. sonuçta anorexia nervosa fiziksel değil psikolojik bir hastalıktır. hastaları bu davranışları yüzünden kötülemek onlardaki son yemek yeme güdüsünün de yokolmasına neden olur.
    (drenchrome, 06.04.2005 11:49 ~ 07.06.2005 22:58)
  9. olaya ilk önce yiyip-kusarak başlar bunlar. bilmeden kusuyorsanız o başka.
    (bkz: emedur)
    (gxix, 30.10.2005 01:19)
  10. zayıflayacağım diye önce gırtlağa parmak atıp kusmayla başlayan daha sonra bunu ilerletip blumia hastalığına çeviren ve işi iyice çığrından çıkarıp iskeletora dönüşmenizi sağlayıp beyninizi de eriten hastalık.
    (bkz: insanın kendini olduğu gibi kabullenmemesi)
    (selenikom, 30.10.2005 13:09)
  11. pek black metal yapılmayan ülke olan fransa'dan cıkmış, çok da ününü genişletememiş grup. oldukça kaliteli müzik yapmaları ve her albümde sertliklerine devam etmeleri ile gözleri doldurmuştur. henüz piyasa olmayışları yani bilinmemeleri şaşırtıcıdır. black metal türündeki iyi örneklerdendir, albümlerinin arasında fazla fark yoktur. tarzını kesin çizgilerle oluşturmuş bir gruptur, dinlenildiğinde kolayca ayırd edilebilir bu yüzden. şimdiye kadar yaptıkları çalışmalar şunlardır :

    (bkz: exile) (1997)
    (bkz: sodomizing the archedangel) (demo) / (1999)
    (bkz: drudenhaus) (2000)
    (bkz: new obscurantis order) (2001)
    (bkz: redemption process) (2004)
    (bkz: the september) (demo) / (2005)
    (stewartgilligangriffin, 05.01.2007 01:23 ~ 02:23)
  12. bir çeşit yeme bozukluğudur kendisi. hasta her daim şişman olduğunu düşünüp yemekten içmekten mahrum bırakır kendisini.bu hastalar başkalarının yemek yemesinden büyük haz duyarlar.ileri derecesinde hastanede tedavi edilmesi gerekir. pek tabi ölüme sebebiyet verir.bulimik tipi de mevcuttur (bkz: bulumia nevrosa)
    (pakapoka, 27.03.2007 12:52 ~ 01.12.2008 03:33)
  13. ilk belirtileri sanılanın aksine kusmak vs.. değildir.
    kişi yemek yemeyi azaltır.
    yediği her şeyin kalorisi hesaplamaya başlar, yemek yemeyi alınan yağlar olarak görmeye başlar.
    ilk zamanlarda kişide uykusuzluk, enerji fazlalığı ve spor yapma isteği gibi belirtiler görülür.
    yemek yememeye çalıştığı için değil aklına bile gelmediği için yemez.
    diet hapları ve zayıflama ilaçları kullanır.
    aynadaki görüntüsünden asla memnun olmaz, ona göre her zaman bir kusur vardır
    kemiklerinin üzerinde yağlar yokken daha kusursuz görüneceğini düşünür.
    başkalarına göre ne kadar zayıf olduğu zerre umrunda değildir o kendine göre şişmandır ve diet yapmalıdır.
    (kolektivist kedi koleksiyoncusu, 30.05.2007 01:36)
  14. yeme düzensizliği hastalığı, kişi kendisini annesinin bir uzantısı olarak görür, ve kendine ait bir kişilik geliştirmesine fırsat tanınmamıştır, bu yüzden yuvarlak hatlarından kurtulmak ister,kiloyu bilinçli bir şekilde ideal kilonun altına düşürmek anorexia olmak için yeterlidir.
    (palyanço pogo, 31.07.2007 13:38)
  15. ergenlik ya da yetişkinlik dönemindeki kızlarda görülen temel belirtisi iştahsızlık değil, şişmanlamaktan aşırı korkma sonucu zayıflamak için sürekli çaba göstermektir.bir insanın beden ağırlığını kendi isteğiyle,yaşı ve boyu için normal olan asgari ağırlığın yüzde 85'inin altına indirmesi psikiyatristlerin tanı koyması için yeterlidir.
    bazı bilimadamlarına göre, zihnin sürekli yiyeceklerle ve beden ağırlığıyla meşkul tutulması ,aslında derinlerde saklı kalmış bir benlik kavramı bozukluğunun geçikmiş bir işaretidir.
    bu kişilerde sürekli bir kilo kaybetme durumu söz konusudur ve tüm dikkatleri bedenleri üzerinde yoğunlaşmıştır. zayıfladıklarını ve hasta olduklarını kabullenmekte zorlanırlar. çok zayıf olmalarına rağmen aynaya baktıklarında kendilerini "şişman" olarak tanımlayabilirler. klinik tedavi gereklidir. ağırlıklarının devamlı olarak kontrol altında tutulması yapabilecekleri her türlü 'numara'ya karşı dikkatli olunmalıdır. bu hastalardan bazıları tedavi sürecinde de yemekte içi görünmeyen bardaklar kullanarak ağızlarında çiğnedikleri yiyecekleri içine tükürmek ya da tartılırken iç çamaşırlarına metal para koyarak ağırlık yapmaya çalışmak gibi farklı yöntemlere baş vurarak tedaviye direnç gösterebilirler.
    (fihimafih, 13.08.2007 01:01)
  16. (bkz: orthorexia nervosa)
    (bkz: bulimia nervosa)
    (beyourself, 13.08.2007 15:55)
  17. sıfır beden hastalığı
    (cyclops1988, 28.08.2007 23:22)
  18. anoresia ve anoresia nervosa olarakta bilinen psikosomatik kökenli yeme bozukluğu.

    bireyin beden algısının bozularak kendisini şişman algılaması neticesinde beslenmeyi reddederek aşırı kilo kaybı yaşaması olarak da tanımlanabilir. özellikle genç kadınlarda görülür. yemek yememe, çok az uyuma ve buna rağmen çok aktif olma belirgin başlangıç göstergeleridir. sonrasında kişi çok şişmanladığı kanısı ile abartılı bir biçimde rejim uygulamaya başlar. hastası kişiler kendini kusturmanın yanı sıra abartılı gıda rejimi ile birlikte aşırı hareket, laksatif, diüretik ve iştah baskılayıcı ilaç da kullanır . önceleri kontrol edilebilen iştah bir süre sonra gerçekten de yok olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar.

    anoreksikler yemek yememelerine rağmen iştahlıdırlar ve sürekli yemek ile ilgilenirler. yemek tarifi okurlar, asla pişirmeyecekleri yemek tarifleri toplarlar ve arkadaşları ile ailelerine büyük bir özenle yemek hazırlarlar. ancak kendileri yemezler.

    anoreksia nervosa 2 tiple karşımıza çıkan bir rahatsızlıktır.
    kısıtlı tip:kişi çok miktarda yemek yemesini ve yedikleri kendi isteğiyle çıkartma eğilimi göstermez.
    çıkartma tip: kişi çok miktarda yemek yeme ve yediklerini kendi isteği ile çıkartma eğilimi gösterir.çıkartma tip anoreksiklerde intahar eğilimine, madde bağımlılığına daha çok rastlanır.

    dsm 4'e göre tanı kriterleri;

    yaşı ve boy uzunluğu için olağan sayılan en az kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme (örn. beklenenin %85'inin altında bir vücut ağırlığına sahip olmaya yol açan bir kilo kaybı ya da büyüme dönemi sırasında, beklenenin %85'inin altında bir vücut ağırlığına sahip olmaya yol açacak bir biçimde beklenen kilo alımını gerçekleştirmeme).
    beklenenin altında bir vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ya da şişman biri olmaktan aşırı korkma.
    kişinin vücut ağırlığı ya da biçimini algılama biçiminde bozukluk olması, kendini değerlendirmede vücut ağırlığı ya da biçiminin anlamsız bir etkisinin olması ya da o sırada vücut ağırlığının düşük olmasının önemini inkar etme.
    kadınlarda menarş sonrası amenore, yani en az üç ardışık menstruel siklusun olmaması (sadece hormon verilmesi sonrası menstruasyon dönemleri oluyorsa, o kadın amenoresi olduğu düşünülür, örn. östrojen uygulaması).

    anoreksia nervosanın psikodinamiği oldukça karışık bir rahatsızlıktır.
    farklı ve tek olabilmek için çabalamak
    ebeveynin beklentileri sonucu oluşan yapay benlik algısını reddetmeye çalışmak
    gerçek benliğin oluşmaya başlaması
    bedende somutlaşan içselleştirilmiş düşman ve kontrol eden anne imgesinin reddedilmesi
    aşırı isteklere karşı direnç, kontrol geliştirme
    kendisinin yerine diğerlerini çaresiz durumda bırakma vb benzeri duygudurum bozuklarının neden olması dışında hormonel yapının ani değişimi, gebelik sonrası oluşan hormon etkileşimleri ilede ortaya çıkar.

    tedavi:

    tedavi başarısı maalesef çok yüksek değildir. bunun nedeni, hastaların hasta olduklarını kabul etmemeleri ve hastalığın çok geç bir safhasında genelde kendi istekleri dışında fiziksel olarak bedensel fonksiyonlarında çökme başladığında hastaneye yakınları tarafından getirilmeleridir.

    ağır kilo kaybı olan anoreksilerin mutlaka hastanede çoklu uzman gözetiminde psikiyatr, psiklolog, dahiliye uzmanı, kadınlarda jinekolog, diyetisyen tedavi görmeleri gerekir. anoreksikler çok büyük bir oranda hasta olduklarını kabul etmedikleri için, ciddi risk sınırına gelince yakınları tarafından hastaneye kaldırılırlar. bu hastalıkta genelde bu sebeple hastalığın ilerlemiş bir safhasında tedaviye başlanmak zorunda kalınır. ağır kilo kaybı olan hastaların parenteral beslenmeleri gerekebilir.
    yaşamsal tehlike belirli bir oranda bertaraf edildikten sonra, tedaviye öncelikle kişinin kilo almayacağına inandığı bir beslenme biçimi konusunda anlaşılarak başlanmalıdır. hasta doktorları ile güven ilişkisini yakaladıktan sonra, tedavinin devamı mümkün olur. çoklu tedavinin belirli bir aşamasından sonra, bu anlaşma neticesinde anoreksiklerin kilo almaya başladıklarında yoğun direnç göstermeleri çok yaygın olarak karşılaşılan bir olumsuzluktur. bu direnci geliştiren anoreksiklerin sosyal ilişkileri yetersizdir ve genellikle depresif bir duygudurum içindedirler.
    http://www.psikoloji.gen.tr/
    ayrıca;
    (bkz: bulimia nervosa)
    (kurutulmus kelebek, 24.09.2007 11:58 ~ 30.09.2007 18:04)
  19. gerekçesinin kendini şişman görmekten ziyade kendine güven problemi olan. insanın yaşamaktan zevk almayıp, başarısızlıkları yüzünden başlayıp sonrada koyulaşıp giden en ciddi psikolojik rahatsızlıklardan biridir. kişi zayıfladıkça kendini güzel görmeye başlar ve bu güzellik kendine güveni beraberinde getirir ama zaman ilerledikçe kişi tekrar çirkin hissetme korkusu yüzünden kendini yemeğe karşı kısıtlar ve bu her geçen gün daha sert bir şekilde kendini gösterir. önceleri günde 2 paket kraker 1 elmayla doymaya çalışırken sonraları bu 1 elmaya hatta hiçbirşey yememeye kadar ilerler. çünkü zayıfladıkça artan ilginin ve güzelliğin gideceğinden korkar fakat bu durum zaman içinde kişinin iğrenç bir hal almasını sağlasa dahi kişi kendini kilolu görüp yemek istemez ancak bir süre sonra aşırı zayıfladığını ve kilo alması gerektiğini kabül etse dahi, kilo almasını durduramama korkusu yüzünden yememeye devam eder ve bunun önüne geçemez. dinazor sırtına benzeyen sırtı, çıkık elmacık kemikleri ve içine çökmüş gözleriyle dahi zayıf olduğu için güzel olduğunu düşünür. hiçbirşey yememiş olsa veya maksimum 1 elma yese dahi onu eritmek için binlerce mekik çeker, koşar ve bunların üstüne laktasif etkili çaylar içip bunu dışarı atmak ister. saçları dökülür, dişleri çürümeye başlar, yazın dahi üşüyebilir, adet olamamaya başlar, vücudu kıllanmaya başlar ve aşırı sinirli ve agresif olur. ileri dönemlerde kişideşizofrenik belirtiler görülür, varolmayan nesnelerle konuşmaya ve sesler duymaya başlar. bilinenin aksine yedikten sonra kusmak anorexiklerin yapacağı birşey değildir çünkü kussalar bile vücudunda kalacağına ve kilo aldıracağını düşünür. kusma vakaları ancak iyileşmeye çalıştığı dönemlerde kilo almak istemeye başlasa dahi daha sonra tekrar aynı korkular ile onu dışarı çıkarmak istediği zamanlarda ortaya çıkar. çünkü anorexia nervosa herzaman bulimia nervosadiye bilinen aşırı yiyip kilo alma korkusundan çıkarma hastalığından daha ağır bir psikolojik bir rahatsızlıktır ve asla tam olarak geçmez. heran yeniden yaşanabilme korkusu taşır.
    (bkz: anorexikten itiraflar)
    (bkz: ben bir anorexiktim artık)
    (bkz: 30kg olup kendini şişman görme)
    (bkz: tekrarlamasa bari)
    (mi atze, 17.03.2008 00:39 ~ 00:40)
  20. başlarda çok masum bir zayıflama hevesi gibi görünse de dikkatli ve bilinçli insanların çevrelerindeki kişilerde bazı belirtileri teşhis edip duruma uyanabilecekleri ölümcül hastalık. dikkat edilecek en önemli nokta anoreksiklerin zekalarını küçümsememek gerektiğidir. çünkü bütün gücünü ve zekasını kendini eritmeye odaklamış bu insanlar, her türlü cinliği yaparak hastalıkları artık geri dönülmez bir noktaya gelene kadar etrafındakileri uyutmayı gayet güzel başarırlar.

    kişinin algılarını bile-isteye değiştirmesi ve doğasına savaş açmasıyla gelişen bir hastalıktır. kişi beyin gücüyle açlık duygusunu bastırır ve sonunda yok eder. artık bir parça ekmek çiğnemekle küçük bir lastik top çiğnemek arasında hiçbir fark yoktur, zira ekmek artık onun için yenilebilir bir madde olma özelliğini çoktan kaybetmiştir. beyni hiçbir yiyeceğe karşı istek ve ihtiyaç göstermez, açlık hissetmez.

    obsesif bir şekilde sürekli tartılırlar. soyunup soyunup aynanın karşısında vücutlarını seyrederler. kaburgaları sayılır, avurtları çökmüştür, meme popo gibi çıkıntıların yerinde artık yalnızca birer parça pörsümüş deri kalmıştır, kafaları kendilerine 2 beden büyükmüş gibi durur, ama onlar ısrarla oralarındaki buralarındaki fazlalıklardan şikayet ederler. yemek vakitleri ortada göremezsiniz bu kişileri, ailece yediğiniz akşam yemeklerine katılmazlar. en büyük yalanları dışarda yedikleri ve tok olduklarıdır. size sürekli dışarda, okulda, işte, orda burda yedikleri hayali yemeklerden söz ederler. hatta o kadar çok yemişlerdir ki, nerdeyse patlayacaklardır.

    bunlardan bulimik* olanları aile bireyleri durumu çakmasın diye yemeğe oturup dünyayı yer. ama hemen yemeğin arkasından ortadan kaybolup kendilerini banyoya kapatır ve bütün yediklerini kusarlar. sürekli yorgun ve sinirlidirler. ciltleri matlaşır, gözleri donuklaşır, saçları azalır, adetleri düzensizleşir hatta birsüre sonra adetten kesilirler, kıllarında artış olur, yağları ve kasları erir, iskeletin üzerine büyük beden bir deri geçirilmiş şekilde gezerler. kısaca insanlıktan çıkarlar. laftan anlamazlar, ama anlıyormuş gibi yapıp güya sizi uyuturlar. 3-4 günde bir, bir parça meyve ya da bir kaşık yoğurt yer ve sonraki 3-4 günlük açlık evresine akılları sıra hazırlık yaparlar. bütün bunları yaparken hala çok şişman olduklarını düşünürler. ama en kötüsü bu facia görüntüleriyle çok güzel olduklarına yürekten inanırlar.

    her 10 anoreksikten 9'unun bu işi ölüme kadar götürdüğü göz önüne alındığında çok büyük bir ciddiyetle yaklaşılması gereken, çok sabır ve emek isteyen bir hastalıktır.
    (mürekkepbalığı, 03.04.2008 23:42 ~ 04.04.2008 16:14)
  21. türkiyede insanların magazin programları aracılığıyla ünlü ve mankenlerin hayatlarına özendirilerek onlarda ünlüler gibi yaşama isteği uyandırılmasının genç kızlar açısından doğurduğu sonuçlardandır anoreksi.esrar kullanmaktan portakal suyuna batırılmış pamuk yemeye,diş fırçasının arkasını boğazına sokarak kusmaya çalışırken fırçayı yutmaya (yaşanmıştır) kadar giden acılı sürece neden olmuştur.anoreksi hastası olmak bile kimi çevrelere göre "sosyetik"olmak anlamına geldiğinden,bu hastalığa bile özenilmiştir.
    aynı anda,dünya nüfusunun yarısından fazlası açlık sınırında yaşamakta,başta afrika olmak üzere dünyada her gün binlerce insan açlık nedeniyle ölmektedir,gerçekten yazıktır!
    (lord of drinks, 26.04.2008 22:17)
  22. anoreksiya takıntılı bir ağırlık kazanımı korkusu, aşırı kısıtlanmış yemek yeme, düşük vücut ağırlığı ve kadınlarda amanore ile karakterizedir.
    (beyourself, 05.05.2008 23:24)
  23. hastalığı anlatmak yerine yaşamış biri olarak anılarımı anlatsam yeterli olur sanırım:

    -ilk başlarda hafif kilom var 2 kilo versem yeticek diye başlamıştı artık sonlara doğru 200 gram almışım 300 mekik çekmeliyim diyordum. pazar günleri o hafta içinde neler yiyeceğimin saat kaçta ne sporu yapacağımın planlarını yapıodum ki bu planlar örneğin; pazartesi günü 1 portakal sabah 200 mekik ve bilumum cimnastik hareketleri, öğleden sonra koşu merdiven çıkma, gece yatmadan önce 300 mekik ve cimnastik gibi aşırı derecede şeylerdi...1 parça tavuk budu için 1 saat koştuğumu hatırlıyorum. küçük bi mutfak tartım vardı yediğim yumurtanın bile kalorsini hesaplarken kaç grammış diye ölçüp ona göre en küçüğünü seçiyordum. çoğu zaman spor yaparken yerde uyuyakalır arkadaşlarım uyandırınca da beni kıskanıosunuz engel olmaya çalışıosunuz diye sinirlenirdim. günlüğüme arkadaşlarımın yediği canımın çektiği yiyeceklerin paketini yapıştırıp canım çektiği zaman kokluyordum. fiziksel belirtilerin tamamı çıkıyor (adet olayı falan) ancak bir problem olduğunu zannetmesinler diye söylemiyordum. insanlar artık aids olduğumu düşünmeye başlamışlardı çünkü 37 kiloya kadar düşmüştüm. şizofrenik belirtiler de göstermeye başladığım zaman süper otoriter insan annem artık olaya el atmıştı ve bir şekilde kurtuldum..etkisi oldu mu olmadı mı şimdiki hayatıma bilmiyorum ama az zararla kurtulduk..

    gerçekten çok farklı bir hastalık ..insan nasıl oluyor da bir anda böyle hissetmeye başlıyor anlamıyorum..zayıflama tutkusu ile başlayan, mükemmel ötesi bir ego, kendine güven ve dünyayı takmama halinin eşlik ettiği bir yeme bozukluğu
    (blackberry86, 22.12.2008 18:02 ~ 18:27)
  24. bu hastalık sadece besinler ile ilgili değildir. anoreksi, duygusal sorunlarla, mükemmeliyetçilikle ve kendini kontrol etme arzusu ile başa çıkmanın bir yoludur.
    anoreksi hastaları çoğu zaman kişisel değerlerini ne kadar zayıf oldukları ile eş tutarlar.
    (red cancer, 01.01.2009 16:14)
  25. bu hastalığa sahip kişiler durumunu kabul etmez, yardım almaya meyilli değildirler. günümüzde gençlerde yaygınlaşan mankenlere özenme gibi sebeplerden doğan hem psikolojik hem diyetetik yoldan tedavisi gerekli hastalıktır
    (lensim yoktu görmemişimdir, 30.01.2009 03:25)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil