bir an gelir tüm içinde bulunduğun durumlar anlamsızlaşır ya işte o zaman özlersin anneni.. ne aldığın yüksek not, ne çıkmaya başladığın kişi, ne güneşli bi havada kuşlarla şarkı söylemek.. arkadaşların, dostların, renkler, kitaplar, resimler, müzik her şeye her duyguya yabancılaşmışsındır o an zarfında.. bir an elini biri tutar yanında olamasa da.. işte o zaman anlarsın neyin eksik olduğunu.. saçını tarayışı, yemek yaparken bişiler aşırmanı engellemek için evde seni kovalayışı, sıktığı koku, teninin kokusu, makyaj malzemeleri, eve gelirken topuklu ayakkabısının çıkardığı ses, anahtarlığındaki sana benzettiği küçük sıçan yavrusu, kavga ederkenki o şirret tavrı, sen ağlarken seni sakinleştiren o yumuşacık sesi, halıya çıkmayan bir leke bıraktın diye küsüşü, öss ye giriceksin diye akşam yemeğinde sevdiğin yemekleri en hamarat haliyle yapışı, suya girerken tüylerinin diken diken oluşuyla dalga geçmen, göz rengi, saç rengi, ten rengi, sorumluluklara karşı asla yılmayan tavrı, seni sevmesi, seni özlediği ve en güzeli senin "onu özlediğin" gelir aklına..
kolay mıdır annenin yanında olmamak, özlemini çekmek.. bir damla göz yaşı kurtulur kirpiklerden, yanaktan aşağı süzülür.. serde erkeklik vardır ya ağlanmaz; ama o göz yaşı paha biçilmezdir..
silkelenip kendine gelirsin, açarsın telefonu.. anlamsız bir saattir "anne seni özledim" diyemezsin.. annen anlar.. çünkü o annedir..
birden sesini duymak ister insan, telefon açayım da anlatayım, beni en iyi anlayan o'dur, o bilir beni zaten anlatmasam da; susuşum, seçtiğim kelimeler, ses tonum vs... her ne varsa o'nun bu hisleri en iyi anladığını bildiğin insana kavuşmayı istemektir anneyi özlemek.
bazen olur olmaz yerlerden sesini duyarsın..gecenin bi yarısı ya da gündüzün orta yerinde..açık kalan kalbinin üzerini örter sonsuz sevgisiyle..bazen üşürsün,kollarını açarsın,sarıp sarmalasın seni içine alsın diye beklersin..oysa o zaten içindedir..gözlerinden yaş olup akmıştır usulca..sana sezdirmeden..sen uyurken...
çocuklar uyuduğunda bilirler onu seven en azından biri bu dünyada kendisi için nefes alıp verir..nefesinin tükendiği yerde imdadına yetişir..küçük oğulcuğuna ya da canının içi kızına verecek her zaman iyi bir şeyleri vardır çünkü annelerin..
bilirsin işte..o varsa bu dünya yaşamaya değer bir yerdir..bırakmak daha zorlaşır gezegeni..o zaman onu da alıp gitmeyi istersin..yapamazsın..
aksi gayette mümkün olan ve içinde bulunduğum durumsal.hiç eğlenceli değil.kendinize devamlı 'ya ben manyak mıyım?niye annemi özlemiyorum!' diyorsunuz
(bkz: ruh dengem bozuldu)
aklınıza geldiğinde içinizi acıtıyorsa artık dozaşımı yüzünden derin etki bırakacak olan özlem.özlemlerin en masumudur,en çok koyanıdır.dizine yatıp bişeyler anlatmak,bıdır bıdır konuşmak istersiniz,konuşamazsınız.yine içiniz acır.
(bkz: ben annemi özledim)
daha giri girmek için ilintili başlığı tıklarken bile insanın içini burkan bir düşünce... "üstüne bir de zeki müren'in 'anne' şakısını dinle tam olsun" dedirten mevzu...
ne kadar nefret etsem de, rüyamda birlikte dondurma eşliğinde "aliye" izlediğimiz için, kendimi kandırdığımı düşündüğüm ve kendimi yeniden sorgulamama neden olan konu...
sanki dünyada tekmişsin korumasızmışsın gibi gelir o yanında yokken varken ne kadar kızsanda yalnız kalmak istesende o olmadan da eksik kalırsın..(bkz: anne kokusu)
daha önce hiç adamakıllı ayrılınmamışsa 18 yaşında bile yaşayabileceğiniz duygu. daha önce de ayrılmalar, ayrı kalmalar olmuştur ama yine de her defasında çok özlenir, sesi, kokusu, varlığının verdiği güven. dakikalar sayılarak beklenir, yolu gözlenir. allah kimseye değerini özleterek anlatmasındır, hepimiz zaten çok iyi biliyoruz.
yalnız kalındığında,izlediği dizileri izlediğinizde,hastaneye tek başınıza gittiğinizde,canınız yemek yapmak istemediğinde,sinirinizi birisinden çıkarmak istediğinizde,onun sevdiği şarkıları dinlediğinizde,gizliden gizliye ağladığınızda hissettiğiniz burukluk,acı.
hastayken dayanılmaz bir hal alır. son bi kaç gününüzü ateş içinde yarı baygın geçirirseniz ister istemez anne diye sayıklamaya başlıyorsunuz anladım ki.
sıkıca sarılıp kucağında ağladığınız zaman anlarsınız onu özlediğinizi....
hiç birşey anlatamasanız da iyi gelir varlığı huzur verir çok başka şeylerden bahsederken kalbiniz acır sizi güldürmeye çalışması şiş gözlerinizin yanına tatlı bir gülümseme bırakır ne de olsa güzeldir özlediğine kavuşmak o hep burnun dibinde bile olsa...