• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. anne ile çocuğu arasındaki sorunları bir türlü konuşarak çözemeyip, çocuğun isyan ederek düşüncelerini yazılı ifade etmesidir.

    anneye olan tüm isyan, tüm kırıklık, tüm arkada kalmış beklentiler bir bir yazılır. cümleler süslü değildir. hatta çoğunlukla üç-dört kelimeyi bile geçmez. açıkça, dolaylamadan yazılır. ardında da ''özür dilerim'' ile bitirilir ve annenin görebileceği yere bırakılır. peki ya sonra? sonrasında anne bunu okur ve ertesi gün yine kalınan yerden onca yazılan şey sanki boşunaymış gibi tekrar tartışma başlar ve günlerce sürüp gider. nasıl mı biter? gidilebilicek başka bir eviniz varsa en iyi şey orayı terk etmektir. gitmenin işe yaradığı nadir durumlardan biridir. yoksa nefes almak zorlaşır, diri diri toprağa gömülmek gibi.
  2. gözlerden dökülendir.

    aslında biliyorum mutlu değilsin, seni sevdiğini 21 yıl sonra itiraf eden bir adamla evlenmeyi sen de istemezdin. sofraya oturduğunda yüz ekşiten değil de, yaptığın yemekler için ellerinden öpen bir eş isterdin yanında.
    aslında biliyorum uzak mesafe evliliğiydi, göze almıştın her şeyi. olabilirdi, yapabilirdiniz. sığınacak biri aramıştın, ailende bulamadığın sevginin hasretiyle giymiştin gelinliğini. tanrıyı tanımıyordun ama artık adını düşürmüyorsun dilinden, duaya güveniyorsun, görmediklerine.
    seni yadırgayamam, erken yaşta çok yaşlandın, çok zorluklar çektin. seni sevmiyorum diyen kızlarının aynı gece üstlerini örttün, ben senden hiç nefret etmedim ki. içinde olmaktan kurtulamadığın o mutfakta kim bilir kaç gözyaşın yemeklerimize karıştı, kaçında tanrıdan dilediğin merhamet vardı.
    uzağındayım, yardımcın olamıyorum, sesini duyduğumda gözlerim doluyor, engel olamıyorum.
    sen beni tanrıya tekrar inandıran tek kişi, dünya güzeli.
    ne olur sil gözyaşlarını, bu yağmurlar da bitecek.
    biliyorum, ölüm sana hayat gibi gelecek.
  3. merhaba anne,

    bugün yine sensiz ve sessiz bir sabaha uyandım.günaydın deme bana anne sensiz pek aydın geçmiyor günlerim.her sabah penceremin önüne konan bir güvercin vardı,hani onu ürkütmeden beni uyandırır ve güne onun güzelliğiyle başlamamı sağlardın;biliyor musun anne artık o güvercin de yok.

    şimdi kahvaltı hazırlayacağım anne baba oğul karşılıklı yapacağız kahvaltımızı,hem de senin dediğin gibi aslanlar gibi yapacağız anne baba ve oğul.ama hep bir bardak fazla koyuyorum sofraya anne.çayı ne çok severdin.ah bir de şu hastalık olmasaydı.diyalizden dönmeni bekliyorum,gecikme çay soğumasın.babamı da sinirlendirmeyelim.zaten sen gittikten sonra pek bir durgunlaştı babam.hatta laf aramızda kalsın biraz aksi bir adam oldu.helal olsun sana be anne iyi dayanmışsın bu aksi adama.

    bulaşıkları ablamlar gibi zamanında yıkayamıyorum belki biraz üşeniyorum.biraz da zoruma gidiyor erkek başıma ev işleriyle uğraşmak.bazen iki gün kalıyor mutfakta bulaşıklar.ama bir girdimi mutfağa altını üstüne getiriyorum anne.bal döküp yalıyorum sonra.sen esprilerimi severdin anne.zaten bir tek sen severdin.evi de dün temizledim baştan aşağı.çamaşır suyu ile yıkadım tuvaleti.nasıl dayanıyormuşsun bunun kokusuna?zehirlenmeme az kalmıştı çok şükür ki bitti.anne gömleklerimi çok iyi ütülüyorum kızlarını iyi yetiştirmişsin bu konuda yüksek lisansımı yaptırdılar bana sağolsunlar.

    sana bir sürprizim var anne.okul için af çıktı,tekrar başladım okuluma.bitti demiştim ya sana bitmemişti anne.seni üzmemek için söylemiştim bu küçük yalanı.haklısın kendimi bayağı üzdüm anne.babam mekke’den bana son model bir cep telefonu getirdi anne.hem de şarkı bile çalıyor ama ben senin eski model renksiz ekran cep telefonunu kullanıyorum.senin parmaklarının izi var hala üzerinde.babam alınıyor getirdiği hediyeyi kullanmadığım için.hak veriyor sonra bana.

    geçen gün dostum geldi.girdim mutfağa anne tüm hünerimi konuşturdum.harika bol acılı bir menemen yaptım.üç kişiydik altı ekmek yedik anne.evet biraz abarttık ama olsun ama muhabbet çok iyiydi.aklımızda kalacağına midemizde kalsın değil mi ama?kaç bardak çay içtiğimizi söylemeyeceğim anne.bu arada senin oturduğun kanepe en değerli köşe evimizde.babamı bile oturtmuyorum çoğu zaman.ben evde yokken kuruluyor tabii. e o zaman da bir şey diyemiyorum sinirli bakınca gözlerime.sen sinirli bakmazdın anne.

    ellerin yumuşacık değildi belki ama sıcaktı anne,hele yüzümü okşadığında.kim bilir kaç acıya dokundu,kaç gözyaşını sildi bu eller.nasıl da yıkadın buz gibi sularda dünya kadar çamaşırı?gözlerin de zeytin tanesi gibiydi:ışıl ışıl.çok nadir gülerdin anne;ama o gülümseme dünyanın en mutlu insanı yapardı beni.

    haftanın üç günü hastanedeydin anne;alışmıştık artık.en geç bir saate dönerdin.çok saat oldu anne.

    çay buz gibi oldu.

    not:bir dosta ithaf olunur.
  4. annecim,

    bilmezsin çok büyüdüm ben...içime gömdüm sana koşmaları, kucağına sığınmaları.sertim, mertim ve dikim hayata, insanlara.senden öğrendim anne, güçlüyüm ben ...anne anne diye avaz avaz ağladığımı sen bile bilmiyorsun, gözlerimden hiçbir şey anlamıyorsun ya güçlüyüm, çok güçlüyüm ben...
  5. bu mektubu yıllar önce yazmalıydım. belki ilk yazı yazmayı öğrendiğimde, belki de senden ilk ayrılışımda. ama unuttum iste kendime göre çok meşguldüm, derslerim, sonra sınavlar, sonrası zaten malum.
    hala hayatta olmansa benim için en büyük fırsat. belki bundan sonra, sana bu kadar içten yazabilecek ikinci bir fırsatım olmayacak. yazacaklarım içimde kalsın istemiyorum.
    bugüne kadar benden çok şey istedin. en başta, huzur dolu bir sinen, şefkatli bir kucağın vardı. başını yaşla dedin, yaşladım. karnım doydu, kendimi güvende hissettim, sıcaklığınla işindim.
    tam oraya alışmıştım ki emeklededin. o sımsıcak kucağından ayrılmak zor oldu. süründüm. ayağa kalk dedin, kalktım. nasıl korktuğumu sen benden daha iyi biliyorsun. karşıma geçip kucağını açarak bana yürü dediğinde ne çok sevinmiştim. o ilk ayrılıklardan sonra sana doğru adım atmak hayatımın en güzel anıydı sanıyorum. yürümek değil uçmak istemiştim. çünkü seni çok özlüyordum.
    benim dilimden anladığın, acıktığımı, susadığımı, uykum geldiğini bildiğin halde konuşmamı da sen istedin konuştum. seni çok sevdiğim için ilk olarak da muhtemelen anne demişimdir.
    zaman zaman küçük kaçamaklarım olsa da bütün isteklerini yapmaya çalıştım. okula başladıktan sonra ders çalış dedin çalıştım, ödevlerini zamanında yap dedin yaptım, öğretmenlerini sev, onları dinle dedin dinledim.
    biliyor musun, küçükken anaokulundan eve dönmeyi iple çektiğimi bazen gitmemek için koltuğun kenarına saklandığımı hatırlıyorum. senden ayrı kalmamak için ama sırf sen istediğin için gittim.
    büyüdüm senden uzakta. hiç ayrılamazken yanından hiç istemezken yokluğunu en uzağına düştüm yıllarca. sonra yine buldum seni ama zaman geçtikçe seninle geçirdiğimiz zaman azalıyor, kendi başıma kalıyordum. bu defa, güçlü olmamı, zorluklar karşısında peş etmememi, başkalarının beni üzmesine izin vermememi, paramı, zamanımı ve fırsatlarımı iyi değerlendirmemi istedin hiç dile getirmedin ama hissediyordum hep güçlü olmamı istedin.
    yapabildim mi bilmiyorum. ama çabalıyorum. bu isteklerinin yerine getirilip getirilmediğini sen benden daha iyi biliyorsun.
    annem;
    bana anlatılanlardan da bildiğim üzere ekmeğin en sıcak yerini, yemeğin en lezzetlisini, meyvenin en güzelini yemeyi, elbiselerin en yenisini giymeyi sen hiç sevmedin. karnım tok, sırtım pek, elbiselerim hep yeni ve temiz olsun istedin. en iyiyi en güzeli bana verdin. öyle oldu.
    bugün hayatımın bilmem kaçıncı anneler günü. yine senden uzaktayım.

    bu mektubu yazarken geriye dönüp baktım ve benden bugüne kadar ne çok şey istediğini gördüm. biliyorum hala iyi ve mutlu bir insan olmamı istemeye devam ediyorsun.
    senden uzakta geçirdiğim bu anneler gününde ben de senden bir şey istiyorum.

    yapamadığım isteklerin ve yanında olamadığım anneler günü için beni affet.

    ben seni çok seviyorum.
  6. şu anda yanımdasın tam 10 ay aradan sonra, hasret sarmış yüreğimin yanında.. sana böle uzun uzun bir şeyler söyleyemedim söyleyemem çünkü hemen geçer ağlarsın ve oysa ben o göz yaşlarının bir damlasına dünyaları yakarım elimde olsa.. sana kıyamam bilirsin anam.. 4 gün sonra yine ayrılıp kim bilir bir daha ne zaman görüşeceğiz.. ama garanti sayılır ki 9 buçuk ay sonra inşallah tamamen yan yana olacağız.. bir kere beni bıraktığın için seni terk ettim, sana kızdım, bağırdım, çağırdım, o sinirle neler dedim neler.. en güvendiğim insan beni yüz üstü bırakıp gitmişti çünkü.. sende çok iyi bilirsin ki insanı en çok yıkan güvendiğinden gelen taştır.. büyüklüğü veya küçüklüğü önemli değil kimden geldiğidir.. başımı göğsüne yaslayıp saatlerce kalmak isterim.. yaşım her ne kadar büyük olsa da şefkatini isterim.. eskisi gibi saçlarımı okşamanı ve benimle oyun oynamamı biz erkekler hiç büyüyemeyiz ana en azından analar için.. hayat her ne kadar bizi aciliyetli bir şekilde büyütmüş olsa da sana her zaman ihtiyaç duydum.. ensemde sıcak nefesine, başımda eline önümde çizdiğin yola.. çünkü bilirim ki sen asla ama asla benim kötülüğümü istemedin istemezsin.. o yüzden yolumda yoldaş çizgimde kalem olmanı istedim..

    hakkın üstümde büyük bir müsibettir başımızdan eksik olmadı yirmi yıl atlattık bu müsibetle hala kurtulamadık.. ama o günleride göreceğiz inşallah bana yeni doğmuş bebeğin gibi davranışlarını istiyorum geri ana.. her ne kadar senin tabirinle eşşek kadar adam olsak da ben senin için çocuk kalmak istiyorum.. sevgini hissetmek ve tatmak istiyorum.. çok çabuk büyüdüm ana tadına varamadım ne şefkatin nede çocukluğun doymak istiyorum.. biliyorum çok şey istiyorum ama hakkım be ana..

    ne yapayım seni çok seviyorum ve sevmeni istiyorum..
  7. anne...
    ben, şu hayatta çok sağlam işler çıkaranlardan olamadım...
    büyük işler başaran, ardında parlak bir gelecek bırakan biri de olamadım!
    büyük adam da olamadım mesela...
    yalnızlıklarım çok oldu benim anne, yanlışlıklarım olduğu gibi...
    çok zaman, işsizliğin pençesinden beni ilk çekip çıkaran şefkatli kolların oldu anne. yara bere içinde kalmış umutlarımı, bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tutmuş hayallerimi derleyip toplayan, sarıp sarmalayan sen oldun; ben ise deneyimsiz bir acemi şöför gibi aynı aracı farklı yollarda sürmeye çaba gösterdim, kolu kanadı kırık gayretimle...
    dedim ya, ben büyük adam olamadım ve övünebileceğim, gururla sunabileceğim bir karşılığım olmadı hayatta..
    tek söyleyebildiğim gururla; senin evladın olmamdı yalnızca, o bile senin eserindi ama!...
  8. anneciğim aslında bu kelimeyi hiç yüzüne söylemiyorum sadece kuru bir anne kelimesiyle hitap ediyorum sana yıllardır..
    27 yıldr babamla evlisin haklısın 17 yaşında tanımadığın evlenip bosanmıs adama vermişler seni zorla 3 gün içinde hemen düğün yapmıslar..sende isterdin istediğin sevdiğin adamla evlenmeyi birine aşık olup onu saatlerce düşünmeyi kimi zaman o kişi için üzülüp ağlamayı keşke tadabilseydin anne aşkı genclik heyecanlarını ..biliyorum babam yıllardır sana seni seviyorum demedi elinde kumanda televizyonu açar soru sorarsın cevap vermez adam.sen kendi halinde eline oyanın alır farklı oda da televizyon ilersin babamda başka odada..
    haklısın be annem bu kadar sinirli olmakta ..17 yaşındayken eline 5 yaşında çocuğu vermişler annelik nedir bilmiyorken dayımda o zamanlr 5 yasındaymıs ya bir anda ablalıktan anneliğe terfi ettin daha çocuğunu kucağına almadan ..haklısın anneciğim seni anlamıyorum sanıyorsun ama çok iyi anlıyorum ne yapayım hani insan en çok sevdiklerini üzermiş ya seni anlasamda kızdığım zaman belden asağı vurmaya çalısıyorum seni..bu yazdıklarımı görmiyeceksin hiçbir zaman ama ilerde belki bende anne olacağım işte o zaman seni bu anladığımdan daha iyi anlayacağım..
    çok seviyorum be seni deli kadınım benim annem diye arkandan gelip sarılıp öpmek boynundan kokunu içime çekmek o kadar huzur veriyor ki bana ..hani bayıldm ya annem kucağına düştüm o gün gözlerinde ki korkuyu hayal mayal hatırlıyorum ellerin titriyordu boğazın düğümlendi elin ayağın titredi bana çok garip baktın annem işte o günden sonra sana nasıl kıyabilirim ki ben ..artık ilk basta senin için sonra kendim için birseyler yapacağım ..
    hani kavgalarımızda keske annem olmasaydın keske dogurmsaydın beni diyorum ya harbiden ne malım ben senin gibi bir anneye bu denir mi millet çocuğunu dogurup çöpe atıyor..sen benim için o kadar uğrasmısken ki onu geçtim uğrasmasaydın sadece dogursaydın beni gene sana minnettar olmam lazımdı ne bileyim iğrencte olsa bu dünyayı gördüm ya senin sayende..
    korkma annem bundan sonra hiçbirsey incitemez beni herşeyi sileceğim yeni bastan bir sayfa birazcık acılarda olgunlastırdı beni..beni hiç bırakma anne belki klişe bir söz ama senden önce ben öleyim beni erken terketme..
  9. belkide bu yıl hayatımın en berbat yılıydı anne..sensizliğe senden uzak olmaya alışkın değilim belkide ana kuzusu derlerdi ya hep ilkokulda bana galiba hala daha öyleyim..
    senle her kavga ettiğimizde anne beni aldırma ihtimalin varsa geç degilse aldır diyerek seni üzmem ..ve her seferinde gebersende kurtulsam demem.aslında ne kadar lanet bir çocugum sen benim için onca çabaya girdin arkadaslarımdan eksik esyalarım olmasın diye benim için bebek bakıcılığı yaptın sırf salak kızın parasız harclıksız kalmasın diye..
    ama bugun sensizliğin ne kadar agır oldugunu daha iyi anladım sensiz boş bir ev bana kızan ikaz eden yok .belkide senin degerini sana kötü birsey olunca anlamam gerekiyormus..bugun sensizliğimin 3.günü..ve sana geber de kurtulayım senden derdim ya ne kadar asagılık biriymişim ben.senin degerini kaybetmeye yakınken hissediyorum keske varlıgını yanımda sen varken taçlandırabilsem.ama elimde değil anne o masum yüzünce bir çok sessiz çıglık var 23 yılın acısı sana 23 yıldır seni seviyorum diyip elini tutmayan bir adamla ayrı ayrı odalarda iki yabancı gibi takılmanız.ve üstüne tuz biber benim tavırlarım hastalıklarım ..
    ilerde anne olursam iyi bir anne olamam sen gibi olamam fedakar olamam 23yıl bana aşkım demeyen adamla duramam.yada birine aşık olup onun çocugunu doguramam anne ne bileyim sevemem çocugum olursa onu kucagıma alınca birsey hissedemem..ama sen bana her zaman o sıcaklıgı verdin..aslında o çizgili yüzlerinde ne acılar ne anılar var bende o çizgilere katkıda bulunuyorum seni üzerek ..
    inşallah ilerde bana benzeyen bir çocugum olmaz annesini üzen hasta yapan her seferinde doyumsuz vefasız bir çocugum olmaz..
    ama anladım bugun seni kaybetmeye yakınken anladım herseyi hersey çok geç olmadan kendimi düzelteceğim ..o saçma sapan uykularımdan uyanacagım uyandımda ..artık acıya dayanıklıyım anne.hiçbirsey yapmasanda hergün bana birseyler ögretiyorsun ögüt vermesende birseyler ögreniyorum senden.
    uyandım sonsuz saçma rüyalarımdan gercek dünyadayım dediğin gibi kurallı oynayacagım oyunumu kimseyi üzmeden çaresiz kalmadan kimseye muhtac olmadan yapayalnız ölmeyeceğim anne ..