annenin değerinin anlaşıldığı anlar   

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. annenizin sizin yerinize yaptığı her işi kendi başınıza yapmak zorunda kaldığınız zamanlar...
    (offfffbea, 06.04.2006 23:09)
  2. yatağın nevresimlerini değiştiriken en çok anlaşılan anlardan birisidir,basit bir işlem gibi görünebilir ama altında karmaşık işlemler yatar. annelerin yaptığı aylarca kullanımdan sonra bile yerinden çıkmazken, benim yaptıklarım sabahı görmeden yatağın yarısında toplanmış oluyorlar.
    (yako, 06.04.2006 23:13 ~ 23.09.2007 14:25)
  3. tam da karnın guruldamaya başladığı zaman uzaklardan* gelen bir "yemek hazıııır" sesinin olmadığı, duyulmadığı ve akabinde açlığın yerini hüzünün kapladığı anlar..
    (rafael, 06.04.2006 23:13)
  4. "anne" olduğunun farkına varıldığı anlar.
    (gxix, 06.04.2006 23:14)
  5. canım hayatım dediğiniz kız arkadaşınızın sizi hiçbir zaman yanlız bırakmayacağını söyledikten sonra size trip yapmaya başladığında ve sizi terkettiğinde... ve bu esnada annenize ne kadar trip yapsanızda sizinle konuşmaya çalıştığı anlar...
    (alfacanismajoris, 06.04.2006 23:28)
  6. o yumuşacık, "günaydın" diyen ses yerine, soğuk mekanik saat (telefon) alarmıyla uyandığınız sabahlar.
    (lazarushadow, 06.04.2006 23:31)
  7. sanırım en iyi anlaşılan vakit (malesef) kaybettiğimiz an... allah sağlıklı uzun ömür versin...
    (neyzeni, 06.04.2006 23:38)
  8. www.yemeksepeti.com a her tıklandığı an.
    (kahnesty, 06.04.2006 23:44)
  9. iş, aş, eş gibi hayati konularda sıçtığınızda*
    (bkz: anne bitti)
    (bkz: hanım koş soyut imge buldum)
    (fantastik karakter, 02.11.2006 01:50)
  10. annenin, kanser olduğunun öğrenildiği an...
    (metuss, 02.11.2006 02:18 ~ 16.04.2007 19:30)
  11. (bkz: yalnızlık)
    (bkz: anneni daha sık anımsıyorsan)
    (bkz: hatta anlıyorsan)
    (bkz: sezen)
    (melodis, 02.11.2006 02:46)
  12. yalnız yaşamayı bir b.k sanıp on beş saat uzakta bir şehirde yaşamaya küfretmeye başladığın zaman...
    (hoppa hop hop, 02.11.2006 04:36)
  13. sabah annenin kaldırmak için üç sefer gelmesi, ilk iki seferde yumuşak bir şekilde "hadi oğlum kak artık", sonuncusunda ise kızgın bir tonla "ee kalk artık geç kalacaksın" demesi yerine telefonun alarmıyla kalkıldığı (ya da kalkılamadığı); hasta olunup da naz yapılacak kimse bulunamadığı; bulaşık yıkanıldığı, su isteyecek kimse bulunamadığı veya üç saatlik otobüs yolculuğunun ardından yurda gelinildiğine ve anneyi aramak için biraz gecikildiğinde annenin telaşlı bir şekilde aradığı anlardır.
    (ayqch, 02.11.2006 05:57 ~ 05:58)
  14. herhangi bir konuda ya da olay karşısında annem demişti denildiğinde, düşen jetonun çıkardığı gürültü insanı uyandırıp da insanın ben ne yaptım dediği zamandır...
    (julian apostate, 02.11.2006 09:37)
  15. annenizi ağlarken gördüğünüzde içine girdiğiniz ruh halinde
    (fentoxa, 02.11.2006 11:44)
  16. kamil koç servisiyle ataşehir'e doğru yola çıkarken, servisten dışarı fırlamak istercesine el sallarken gördüğümüz an,, gözden kayboluncaya kadar çırpınır bizi görmek için,, oysa yanımızda olduğu günlerde, hep arkadaşlarımızla vakit geçirmişizdir,, tam giderken uzaklara, pişman oluruz,, ama yapıcak bişey yoktur,, bi daha ne zaman görürüz kimbilir,,
    (temporary peace, 09.02.2007 00:21)
  17. anneler gününde hediye verecek kimsenin olmadığı an.
    (aria galactica, 09.02.2007 00:24 ~ 00:25)
  18. onu üzecek bişey yaptığınızda vicdanınızın sızladığı anlar...
    (gallant, 09.02.2007 18:05)
  19. sadece acıktığında, çamaşırların yıkanması gerektiğinde, nevresiminin değiştirilmesi gerektiğinde vb. sebeplerle anlaşılmaması gereken anlardır. eğer kişi bu gibi sebeplerle annesinin değerini anlıyorsa bıraksın anlamasın. çünkü bir gün anne sonsuza kadar gittiğinde onunla ilgili özlenen, yüzünde tatlı bir tebessüme sebep olacak olan şey bunlar değil, sabah seni uyandırmak için seni öpmesi ve gözlerinin içine bakarak gülmesi olacaktır.
    (xanax, 13.02.2007 15:25)
  20. annenin değerinin anlaşıldığı an kaybedildiği andır. sevilen şeyler kaybedildiğinde anlaşılır. bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum. 7 ay önce bunu yaşadım.
    (jamesdean, 13.02.2007 15:30)
  21. evinizde çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, merkezi ısıtma sistemi, 24 saat sıcak su ve dahi aklıma gelmeyen çağın gerektirdiği bütün imkanlar mevcut olduğu halde ev işlerinden yorulduğunuzu hissettiğiniz andır. sonra annenizin bütün bir pazar gününü merdaneli çamaşır makinesinin başında geçirdiğini hatırlarsınız, siz sıcacık sobalı odada otururken ve yine de tek sıkıntısının çalıştığı için çocuklarıyla çok vakit geçirememek olduğunu da. sonra "anne" kelimesinin ne kadar az kaldığını anlarsınız onu tarif etmeye ne kadar yetmediğini; çocukluğunuzu her hatırladığınızda...
    (çeyrek asır, 13.02.2007 16:04)
  22. kırk derece ateşle yatakhanede yatarken kimsenin gelip halinizi sormadığı,bir yudum su vermediği,ıhlamur kaynatmadığı, başınızda nöbet beklemediği ve bir kase sıcak çorbayı özlediğiniz andır.
    (jassmine, 13.02.2007 16:25)
  23. üvey annenizle tanıştığınız andır.
    (japon balıkçısı, 13.02.2007 16:34)
  24. insan ölürken yanında melek vardır, doğarken de...
    (kendi çapında bir çember, 13.02.2007 17:32)
  25. akşam olupta güneş batarken düşünceler aklınızda dolanır.. annenizle ilgili olumsuz şeyleri düşünürsünüz. ona söylediğiniz yalanlar kalp kırıcı tartışmalar gelir aklınıza. o zaman içinizi derin bir acı kaplar. ölümü de düşünürsünüz. kendi ölümünüzü ve onun bir gün aniden gidebileceği aklınıza gelir. uzaktadır... o izmir'de siz sakarya'dasınızdır. yanınızda olsa sarılmak ve af dilemek istersiniz deli gibi ama çabanız boşunadır. ne gidecek paranız vardır nede konuşabilecek telefonunuz. arkadaşlarınız ve sevgilinizde çok kırmıştır sizi. yapayalnız hissedersiniz bir an.. o güneşin batışındaki turunculuğa ve griliğe bakarken, annem olsa böyle yapmazdı ya da böyle yapardı dersiniz... işte o zaman değerini çok iyi anlarsınız...
    (magdelena, 02.07.2007 00:37)
 sayfa  / 3