varolması..tabi, muhtemelen kaybettikten sonra anlayacaksınızdır..
(bkz:
annenin ölmesi)
her gün önünüze koyulan bir adet sıcak yemektir.
daha ne ister bir insan en basitinden. ben belki düz bir adamım veya bunca yaptığı şeyler içinden bunu seçtim ama öyle...
ayrıca yemek yapma konusunda berbatım...
sarılınca boynundan gelen, kokladıkça insanın içini ısıtan kokusu...
oğlunun evlenileceği kız arkadaşını eve getirince onu çok iyi karşılaması...
babalara söylenen yalanlara ortak olması... can ciğer olduğum sevgi pıtırcıklarımın doruklara ulaştığı anlardır.
sadece annelerin yapabildiği bize göre süper lezzetli yemekler. benim için domatesli soğanlı biberli müthiş makarna.
(poşet, 02.01.2009 19:33)
ne yaparsan yap en iyisi olsun yaptığın en kötüsü veya... hiç değişmez sesinin tonu annenin... hep aynı seslenir...
ne artıların için ne de eksilerin için değişir sevgisi...ve hep aynı gözlerle gözlerine bakacağını bildiğin tek yarindir anne... hayatta sen aslında ondan bir parçasındır...
bugün annemle aramda geçen diyalog sayesinde annem gözümde diğer annelerden bir kademe daha yükselmiştir, kimse kusura bakmasın.
anneme telefon edip motor almaya karar verdim, arıyorum şimdi de dedim. klasik olarak beklediğim tepki öyle şey olur mudan başlayıp, evlatlıktan red ederim seniye kadar uzanıyordu. oysa annem bana hesabını iyi yap, elindeki bütün parayla motor alırsan kask, ceket ve dizlik alacak paran kalmaz, bir de azıcık direksiyon dersi alman lazım dedi. ayrıca kullanabileceksen al boşuna masraf yapma dedi. ben de ya kullanırım da gene de kendime zarar vermekten çekiniyorum dediğimde ise, motorda en fena şey düşünce motorun altında kalman, gerçi ben artık son seferlerde öğrenmiştim, hani düşerken motoru üstümden atabiliyordum ama son düşüşüm çok nahoştu, motoru kuma kaptırdım, derim çok soyuldu, kemiklerim görünüyordu, üstelik ben mobilet kullanıyordum, senin istediğin motor daha ağırdır, sıkı çalış dedi bana.
anne buradan birkaç sorum olacak sana,
gençliğinde mobilet falan kullandığını biliyordum da, kuma neden girdin?
motoru üzerinden atacak kadar deneyimi nasıl elde ettin?
motorun ağırlığını taşıyıp taşıyamayacağımın önemli bir parametre olduğunu nasıl bilebiliyorsun.?
ha sonuçta ben motordan vazgeçtim, bisiklete karar verdim o ayrı mesele ama annemin ağzından bir tek olumsuz cümle çıkmadı, inanılmazdı.
(hobbitt, 27.04.2009 02:42 ~ 02:43)
top atsalar uyanmayacak kadar ağır bir uykum olmasına rağmen (iki büyük depremde de başkası teperek uyandırdı), annemin sadece ortalama bir sesle adımı söyleyince gözlerimi açabilmem.
size arkadaşınızmış gibi davranmasıdır.
sınırsız sevme ve sonsuz affediciliğidir.
emekli olup emeklilik günlerinin tadına, gerek uyuyarak gerek seyahatle varmak varken, her sabah 6 buçukta kalkıp kahvaltınızı hazır etmesi. 18 senedir (eğitim öğretime başladığımdan beri - anasınıfı filan dahil- ) yıldır istisnasız her sabah hem de.
sen eve gelmeden uyuyamaması sabahın 5ine kadar beklemesi
dünyada bu kadar gerçekçi karşılıksız bir sevgi varmı ya canım annem benim.
hastanede haftalarca hatta aylarca yatsan bile başından ayrılmaması, elden ayaktan kesilsen, her türlü sakatlıkta ömür boyu bakma garantisi..
(bkz:
bir tanrıya taptım bir sana taptım)
3 aydır evin yüzünü görmediğin, bırak evini memleketini, türkiye'yi görmediğin halde geldiğin gecenin sabahında 'oğlum kahvaltıda ne istersin? yumurtan sucuklu mu sosisli mi olsun yoksa omlet mi menemen mi yapayım? sorusudur. hiç bir kız arkadaşım sen gibi olmayacak be annem. en sevdiğim kadın.
annemin topu havalandırıp, ensesinde kontrol etmesi. top ensesindeyken bir de şınav çekmesi.
ayağındaki terliği çıkartmadan sanki eliyle atıyormuşçasına isabetli şekilde hedeflediği yere fırlatabilmesi.
sanki böyle topa vuracakmış gibi yapıp hızla geri çekiveriyor ayağını, o terlik mermi gibi anasını satim ya.. kaç kez denedim beceremedim billah.
öss'ye hazırlanan mpspş kişisinin, tamamen boş bir günde, ders çalışması gerekmektedir. fakat nereden başlayacağını bilememektedir.
annesine dert yanar:
-of ya ne çalışıcağımı bilmiyorum bir türlü başlayamadım.
+ben biliyorum fiziiik!
annem benim ya, bir anda derdime derman oldun yine. çok saol, vallahi diyorum.
derslerine yardım etmesi.
ya aga yok böyle bir şey. sabahtan beri sinir krizleri geçiriyordum uyuz bir yapı adasına evleri nasıl yerleştireceğim diye, karıştırmadığım kaynak taramadığım literatür kalmadı sonuç kocaman bir sıfır. bulamadım hiçbir örnek. ne yapacağım diye kara kara düşünürken annem geldi yanıma.
+ oğlum yardım edebileceğim bir şey var mı?
- sağol annem. yapabileceğin bir şey olsa söylemez miyim?
+ sen bi söyle bakayım merak ettim seni bu kadar delirten şeyi.
- ya anne ada böyle işte yönelmesi şu yöne yoldan faydalanması lazım ortak alan oluşması lazım manzarayı görmesi lazım araziye uyması lazım fazla kot oymamak lazım... lazım da lazım.
+ nasıl binalar koyuyorsun ki buraya?
- ya anne boşver valla bak zaten sıkıntılıyım sen de uğraşma şimdi boş yere.
+ ya sen söyle bir.
- şunlar anne.
+ ver bakayım bana... hmmm.. şuraya iki tane şundan altına da bundan koysak.. yok çevir şunu biraz... hah. bak bakayım olur mu bu?
- oha.
+ ne oha?
- anne seni seviyorum ya!
+ yaa demedim mi ben sana anneni hafife alma diye. ehe ehe. gel bakayım sarılayım sana sakin ol biraz.
- sarıl annem sarıl...
vallahi yaptı lan. hayatı sorguladım ben o sırada. iki senedir ne bok yemeye okuyorum diye. ama ben bu anneye taparım. hızır gibi lan.
kavga ettikten sonra sen odana kapanmışken onun sessizce içeri girip yemeğini masaya bırakıp gitmesi.
barcelona formasıyla çıktığı maçta
real madrid'e 2 gol atması ve bir asist yapması.
bulaşık makinası bozulunca kıyamayıp yardım etme girişimime -ki 5 yıldır falan böle harekelere uzağım- ''ben yıkarım, deterjana sokma elini'' demesi.
hayır,şaka falan değildi gayet ciddi bir ifadeyle söyledi.
***
çocuk edebiyat dersinden dönem ödevi alır. konusu "mevlana" dır.
annesine gelir ve der ki:
- anneciğimmm dönem ödevim edebiyat dersinden "mevlana"..
anne şaşırır: e evladım sen mevlana'yı neden seçtin? oldukça ağır olmaz mı?
-yeaa annecimm neden ağır olsunki senin en iyi bildiğin konulardan biri diye seçtim ehehe
anne : ?! haa tamam canım olur yardım ederim der.
çocuk: canım annem sen tapılacak kadınsın, seni seviyorum, balım, böreğim, bi tanemlerle
anneyi gaza getirir.. ve sorar:
- tapılası annem benim 2 güne hazır edersin değğ mü ekieki..