ölmüş balıkları canlandırma (summon) öğretisi olarak sık sık kullanılan bir anne sözü: "evladım balık yerken su içersen midende yüzerler!"
buradan annelerin necromencer olduğu sonucuna varılabilir fakat mümkünse varmayalım,anne kalsınlar,onlar öyle güzel.
sümüklü peçeteyi gözüne sürersen göz nezlesi olacağın..
evde yalınayak dolaşırsan devetabanı gibi kocaman ayakların olacağı..
titizliği öğrenmezsen yarın bir gün evlendiğinde kocanın "kızına hiç mi birşey öğretmemiş..cık..cık..cık.." diye anneni ayıplayacağı..
tavuğun en lezzetli yerinin boynu olduğu..
baba'nın dediğinin yapılıp,yaptığının yapılmaması gerektiği... (bkz: babanın dediğini yap,yaptığını yapma!)
annelerin herşeyi bildiği..
..gibi birçok eğlenceli ve faydalı(!) şey öğrenirsiniz çocukluğunuzda annenizden..
daha sonradan,büyüdüğünüzde ise bu bilgiler; çocuğun eline yüzüne sümük bulaştırmaması,yalınayak dolaşıp midesini karnını üşütmemesi,pis pasak içinde yaşamayı alışkanlık edinmemesi için gerçekte olmayan bazı zararsız şeyler uydurabileceğeniz ve annenizin favori yemeğinin tavuk boynu olmadığı, göğüs ve butları çocuklara ve babanıza verdiği için boyun kısmının kendisine kaldığı,yani zorunluluktan yediği yönünde değişir!
değişmeyenlerse,"babanın dediğini yap,yaptığını yapma!" prensibi*ve annelerin herşeyi bildiğidir.
anneler bi tanedir,vazgeçilmezlerimizdir,keşke bi ömür yanımızda olsalr dediklerimizdir,ilk öğretmenlerimizdir,kokusu özlenilenlerdir...
sizden diğer odadan bir şeyi getirmenizi ister, istenilen şey bulunamayıp geri dönülünce "etrafına iyice bak, sana el sallayıp ben burdayım demez herhalde" diyerek size aradığınızı bulabilmenin ne ince sanat olduğunu öğretir anneler.
1. kalk hadi, kalk! saat onbuçuk: “anne saati” greenvich’den bağımsız olarak çalışır, duruma göre bir ila iki buçuk saat ileridir. yerel saatin söylenmesi halinde yataktan kalkmayacağınızdan endişe eden anneye part time çalışan gözlerle itiraz etmek işe yaramaz. bu teknik sıklıkla kullanılır ve çoğunlukla kanılır.
2. ben babana yalan söylemem: bazen arada kalmamak bazen de çocuğu engelleme amaçlı anne patentli bir beyaz yalan. bunlar, biz küçükken iğnesi olan hain teyzeler ve içersek kara olacağımız kahvelerle başladı. büyüdükçe de devamı geldi; ben senin arkadaşın olmak istiyorum, bana her şeyi anlatabilirsin... beş dakkalığına komşuya geçiyorum... mektup bana mıymış diye bakıyordum... tereyağı mı? yoo, bu pilav gerçekten zeytinyağlı... sırf dökülmesin diye yiyorum bu tatlıyı... aaa, yer elması değil çocuğum o, o patates... bir daha yemek yapmayacağım, ye de demeyeceğim, aç kalsın herkes...umurumda değil, ne halin varsa gör... anne deme bana, annen yok senin... iyiyim ben, siz işinize gücünüze bakın... o da haklı, siz geçinin bana yeter... sıkılmıyorum, arada bir sesinizi duymak yetiyor bana...
halime gürbüz..türkiye gazetesi
ağlama sakın ağlamak ağlamayı getirir. çok güldüm çok ağlarım diye korkma kızım gözyaşları gibi gülücüklerde aslında birbirine bağlı zincirler gibidir. sen gülmeyi seç, gülücük zincirini kırma. istediğin şey olmuyorsa belki başka zaman çok daha fazla istiyeceğin bir şeye hizmet ediyordur kader. öyle değilse bile sen öyle bil..
odayı ve dolabı düzgün tutma alışkanlığı. onbir senedir yatılıyım, şimdiye kadarki her oda arkadaşım en az bir kez dolabımı açıp "ulan ne düzenli dolabın var" demiştir. düzenliyim diye beni linç ettikleri, sabotaj ve gözdağı olarak dolabı dağıttıkları da olmuştur.
gece tırnak kesmemeyi,
banyo ettikten sonra banyoyu tekrardan güzelce yıkamayı,
yemeğini ve son lokmanı bitirmen gerektiğini,
babamın peşinden nasıl koştuğunu,
harika pilav yapmayı,
genç kızların nelerden hoşlanabileceğini,
ütü yapmayı (özellikle kumaş pantalon ütülemeyi)
perde takmayı,
yatak düzeltmeyi,
pis çamaşılarını çamaşır selesine atmayı,
erkek evlat olmanın önemini,
türk kahvesi yapmayı,
yalnız kaldığında yumurta kırabilmeyi...
gurbettesinizdir. yiyebileceğiniz fazla birşey yoktur. süreklide dışarıda hamburger, döner tarzı şeyler yiyemezsiniz. hem mali açıdan hem de gına gelebilir. farklı birşeyler yapmak istersiniz. canınız ev yemeği çeker ve gider bakkaldan konservekuru fasulye alırsınız. ama hayatınızda hiç yemek yapmadığınız için hemen annenizi ararsınız. hal hatır sorma faslı bittikten sonra asıl mevzu açılır. anne kuru fasulye tarifini anlatmaya başlar. sizde bu tarife uygulayarak ilk yemeğinizi yaparsınız. işte ben bugün annemden kuru fasulye yapmasını öğrendim. teşekkürler annecim.
(kimisi için sadece bir kuru fasulye gibi görünebilir ama almanya da gurbette olunca değeri başka oluyor)