belki ilginizi çeker
  1. · eşcinsel olduğu için çocuğunu öldüren aile
gündem
  1. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · google wave
  4. · kurban kesmeye karşı olan dallama
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  7. · öğretmenler günü
  8. · cedric
  9. · türkiye de başı açık kadın olmak

anneler oğullarını affetmez  

  1. bir küçük iskender şiiri..

    annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
    annemin cenazesinde kılmadığım namaz kadar masum
    annemin mezartaşındaki imla hataları kadar sarhoş
    annemin vasiyetindeki,
    'oğlumu benim yanıma gömmeyin sakın' maddesi kadar sevecendin.

    bazı eski romanlar
    'yıl bin dokuz yüz bilmem kaç' diye başlardı,
    ben çocukluğuma, çocukluğumun çocuk romanına,
    senin oyuncaklarını kırarak başladım.
    ben her sonbahara hep yaz'ı kırarak başladım.
    yazları kırarak sonbaharlara başlamak...
    bunlar benim sevişirken kaybettiğim savaşlardı!

    firari bir aşka saklanacak kalp bulmak
    anneme talip olan yalnızlığın sorumluluğundaydı.
    belki o kadının ölüm nedeniyle ısınan gözlerinin,
    uzak şehirleri hatırlatan soğukluğunda
    bir kalp bulmak
    bir kalbe çevrilmeyecek bir teklif sunmak
    okyanusları birleştiren hayali ara denizlerin sonundaydı!
    (geçiyordumugrad1m, 03.06.2005 14:46 ~ 14:47)
  2. tamamı aşağıdaki gibi olan bir küçük iskender şahanesi. bir yazın insanın içine kazıdıklarından. bir gülün kokusundan. havanın sıcaklığından. bir yazın sonbahara dönüşünün hikayesi. bir yazın bütün hayata genişlemesi.

    annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
    annemin cenazesinde kılmadığım namaz kadar masum
    annemin mezartaşındaki imla hataları kadar sarhoş
    annemin vasiyetindeki,
    'oğlumu benim yanıma gömmeyin sakın' maddesi kadar sevecendin.

    bazı eski romanlar
    'yıl bin dokuz yüz bilmem kaç' diye başlardı,
    ben çocukluğuma, çocukluğumun çocuk romanına,
    senin oyuncaklarını kırarak başladım.
    ben her sonbahara hep yaz'ı kırarak başladım.
    yazları kırarak sonbaharlara başlamak...
    bunlar benim sevişirken kaybettiğim savaşlardı!

    firari bir aşka saklanacak kalp bulmak
    anneme talip olan yalnızlığın sorumluluğundaydı.
    belki o kadının ölüm nedeniyle ısınan gözlerinin,
    uzak şehirleri hatırlatan soğukluğunda
    bir kalp bulmak
    bir kalbe çevrilmeyeek bir teklif sunmak
    okyanusları birleştiren hayali aradenizlerin sonundaydı!

    ah, nasıl unuturum,
    ah ben nasıl unuturum ki
    annem lohusayken karnına bir gül koymuştu!
    gül bu
    durur mu hiç yerinde
    annemin karnına yepyeni bir rahim oymuştu!
    benim çıktığım rahim, cehennem
    gülün oyduğu rahim, cennet!
    bütün bu mağaraların demir zemberek kapılarında
    babamın spermlerinin yazdığı metinler
    kutsal ihanet metinleri, kutsal cehalet yeminleri,
    ölü kardeşlerim
    doğmamış kardeşlerim
    doğmamış melek kardeşlerim, peygamber kardeşlerim, cin kardeşlerim
    hepsi,
    ama hepsi, karanlığın serseriliğinde pervasızca donmuştu!
    annemin öldüğü gece kazıdım kafamı!
    kazıdım kafamı kafatasıma kadar! ,
    siyah bir tişört giydim, siyah bir pantolon
    siyah çoraplar ve siyah botlar
    simsiyah bir palto giydim! simsiyah bir gece giydim yüzüme!
    sana geldim yas tutar gibi
    sana geldim yağmur altında, bütün atları yaralı bir posta arabası gibi
    annemin elini öper gibi öptüm seni dudaklarından
    'beni annemin yanına gömme sakın' dedim sana
    'beni hiç gömme, ben hep burda kalayım'
    'bu evde çürüyeyim seni ıhlamur kokan yatağında'
    'bu evde dökülsün etlerim
    yaz'ı kırarak sonbahara başlayan bir ağacın döktüğü yapraklar misali'
    annemin elini öper gibi öptüm yine seni dudaklarından
    sonra alnıma götürdüm dudaklarını ince ince, kibarca
    'affet beni anne' dedim
    'affet, tüm bunlar bir ölünün hayatta kalma heyecanından! '
    (laein, 16.04.2009 15:05)
  3. kahramanlar ölü doğar'dan insanlığadır.

    ''...
    'yaz'ı kırarak sonbahara başlayan bir ağacın döktüğü yapraklar misali'
    annemin elini öper gibi öptüm yine seni dudaklarından
    sonra alnıma götürdüm dudaklarını ince ince, kibarca
    'affet beni anne' dedim
    'affet, tüm bunlar bir ölünün hayatta kalma heyecanından! '
    ''
    (eni, 16.04.2009 15:09)
  4. çünkü anneler asla oğullarına darılmazlar.

    çünkü annedirler , anneannemin dediği gibi ''insan ciğerini söküp atabilir mi , kendi canına darılabilir mi'' , abimin bize yaşattığı her şeye rağmen yeri geliyor benim ona sitem ediyor olmama rağmen annem bir güne bir gün küsmedi ona.gözünün içine bakıyor tek keli etsin , anne ben iyiyim desin diye. her şeyi sineye çeker anne de evlat evlat olup ona bunları yaşatmamayı öğrense keşke.
    (ameliyathanede kolbastı oynayan oynak doktor, 13.08.2009 00:28)
  5. yıllar yıllar önce genç bir delikanlı padişahın kızına aşık olmuş. padişahın kızı da çok kibirli ve mağrur kısaca orospunun biriymiş. delikanlıya; "eğer benimle evlenmek istiyorsan annenin kalbini sök yerinden bana getir, ancak bu şartla seninle evlenirim", demiş. (az önce bu yüzden orospu dedim prenses hazretlerine) neyse efendim kör kütük aşık olan genç adam, günlerce uyuyamamış. bir yanda aşık olduğu kız, diğer yanda annesi. uzun uykusuz günlerin ve gecelerin sonunda çaresiz dayanamayıp annesinin kalbini sökmüş, çıkarmış yerinden aşkına yenik düşerek. koşarak prensese kalbi götürürken ayağı takılmış yere yuvarlanmış, düşmüş. işte o sırada daha can çekişmekte olan ana yüreği dile gelmiş;

    -hii, canım yavrum bir yerin acıdı mı? demiş.
    (çıtırpaneharcı, 13.08.2009 00:32 ~ 00:33)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil