belki ilginizi çeker
  1. · itü sözlük yazarlarının korkuları
  2. · bir kadının en büyük korkusu
  3. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · yılmaz özdil
  2. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  3. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  4. · boylumlama
  5. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  6. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  7. · annenin gençlik fotoğrafları
  8. · halı saha maçında kalecinin para vermemesi
  9. · nurburgring

anne olamama korkusu  

  1. " - büyüyünce ne olcaksın?
    + anne olacağım.. "

    benzeri diyaloglarla atarsın ilk tohumlarını anne olmak hayallerinin. bir gün kucağına alacağın küçük pembe bebeğin kokusunu düşünürsün hep. ona cümleler hazırlarsın seneler evellden.

    " + hoşgeldin hayatımın anlamı.. "

    her ay regl sancılarından kıvranırken seni isyan ettirmeyen tek şey seni anne olmak hisleridir. bir gün dersin.. bir gün bu sancılara değecek.

    şubat hamileliği en uygunudur. yazın diz üstü kısa hamile elbisesi giyilecek, saçlar açık bırakılıp saç bantı ile toplanacaktır. parmak arası gibi açık ve rahat terlikler uygundur hamilelik dönemi için. bir sonbahar bebeği olacaktır mis kokulu parçan. tıpkı annesi ve babası gibi..

    erkek olsun istersin, yeşil çimler üzerinde oturup hayatının iki önemli erkeğini, kocanı ve oğlunu izlemek istersin boğuşurken. kumsalda kaleler yapmayı planlarsın. yıllar sonra " benim kız arkadaşım var " demesini hayal edersin..

    kız olsun istersin, mini elbiseler giydirip saçlarına kurdelalar takmayı düşünürsün. uzun sarı saçları olsun istersin tıpkı annesi gibi.. (belki ilerde o da siyaha boyar saçlarını)

    her detayı düşünürsün büyük bir heyecanla. en önemli detay, eksik parça tamamlanmıştır. hayatının erkeğini bulmuş, nişan tarihin bile kararlaştırlmıştır. bebek tarihi bile hazırdır. 2010.

    ama insan hiç düşünmez. aklına yumurtalıklarında olabilecek bir kist i hiç getirmez. bir gün kuruduğu tüm bu hayallerin birden bire yıkılacağını hesaba katmaz.



    şimdi.. şimdi hissedilen tek şey boşluk.
    (morbid angel, 27.02.2008 22:22)
  2. berbat bir korkudur.annenizi hiçbir zaman gerçekten anlayamayacak olmanın korkusudur, sevdiğiniz adam ve sizin özelliklerinizi taşıyan ortak bir canlıya sahip olamama korkusudur, hiçbir karşılık beklemeden seveceğiniz birine sahip olamama korkusudur, arkadaşlarınız çocuklarını gözünüzün önünde doyasıya severken çekeceğiniz acının korkusudur, yalnızlık korkusudur belki de.
    (chericheri, 27.02.2008 23:17)
  3. yaşamayanın, özlemini çekmeyenin, içinde bu ateşi barındırmayanın anlamayacağı en büyük gerçek!

    hayaller kurarsın yıllarca, tek istediğin sevdiğinden bir parçaya sarılmak, sevginin meyvesine gururla bakmak, kokusunu içine çekip ''anne'' dediğini duymak ''annem'' diye cevap verebilmektir. düşüp yaralandığında koşup yaralanan yeri öpmek, acısının geçmesi için kucağına alıp oyalamaya çalışmak ve aynı acıyı yüreğinde hissetmek, onunla ağlayıp onunla gülmek.

    yolda gördüğün her çocuğa uzaktan gülümsemek, kucağına alıp doyasıya öpmek istemek; ama çekinir insan söyleyemez yaklaşamaz belki bende olsam çocuğumu tanımadığım birisine verip öpmesine izin vermek istemezdim kimbilir?

    hayal kurmak bile yasak olur mu?anne olamama korkusu nasıl olur?

    asla anne olamayacağını öğrendiğin gün kaybolup gider bütün korkular. yerini asla dolmayacak kocaman bir boşluk alır ve hayatın o boşlukta kaybolur.

    (bkz:@1531519 )
    (te5ir, 27.02.2008 23:24)
  4. 30lu yaşlarda başlar. bence kadınlardaki 30 yaş bunalımının en önemli sebebi budur. etrafta pek çok örnek vardır. hangisinin baz alınacağı kişilik özelliklerine göre değişir. misal x 33 yaşında evlenmiş, ilk çocuğunu düşük sonucu kaybetmiştir. x için üzülünür, ardından 'ya ben de böyle olursam' diye ter basar. ardından, 'yok ben daha gencim 33e daha çok var' diye avunulur. sonra duyulur ki, x 35 yaşında sağlıklı bir doğum yapmıştır. çok sevinilir, 'demek ki oluyormuş' diye. 30la beraber, bu örneklere daha istatistiksel yaklaşılır. evet, olabilir ama riskli. aynen hayat gibi. her an her şey olabilir. en kötüsü ne olur. diyelim yalnızlık ömür boyu çıktı şansınıza. tek ebeveyn koşullarını yerine getirip, evlat edinirsiniz. o kadar da kötü değil yani. sperm bankasından çok daha insani bir yöntem bence.
    (jenesaispas, 27.02.2008 23:29)
  5. inanmak lazım, başka türlü aşılmıyor. mesela ben artık korkmasam da imkansızlığının farkındayım.
    (tazmanya canavarı, 27.02.2008 23:33)
  6. ıssızlığa sardırmış adamı hiç ama hiç umurlarına değdirmeyen kadınların korkusudur.
    sanırım şu sözcükler bu korkuyu anlatmaya fazlasıyla yeter; yetmezse de idare edersiniz artık.
    marfan sendromu gebeliğin annenin yaşamı adına tehlike yaratan durumlardan biridir; bu kişilerin yaşadığı kalp-damar problemlerine itafen.kişilere, sevgiliye şiir, şarkı itaf edilir ama bu insanlara yaşamı adına yasaklar itaf edilir.
    ama hayat bu budur döngüsünü kırabilmektir, şekli size kalır.ve herşeyden önemli olan seçimlerimizdir.
    seçim yapılmış çoktan.doğurdu doğuracak sancılar sıklaşmış ve ilaçlar verilmekte.
    anne adayımız marfanlı.
    ölümle de karşı karşıya, doğum zamanında yaşanabilecekler bile belli.hatta yaşanırsa ölümün kaçınılmazlığıda.
    ama anne olma isteği ve ölüm arasında seçim.
    ölüm korkusundan daha öte bir korku.
    saçmadır...daha bilmem ne dırları sardırır sardırır söyleyebilirsiniz.söylenir de.
    peki bu ölümün ötesine geçen bu duyguyu asla anlamayacağınızın cümlelerine mahkum etmek; yakışır elbetteki yakışır.
    yargılamak bizim işimiz, benim işim değil ama herkesin işi.
    paradoks evet kesinlikle.
    ha bir de görelilik.
    hadi işinize bakın!

    en derinden notname:anne adayımız orta yaşlı değil.ha bir de burdan yak!
    orta yaştakileri çözdük, bağladık, çözdük.ama sen manyak mısın nesin?
    (biyolojiksaat, 01.12.2008 10:25 ~ 17:00)
  7. orta yaş sendromunun temelindeki en büyük obsesyondur...
    (van den budenmayer, 01.12.2008 10:33)
  8. yarattığı hormanal dengesizlikle anne olamamayı kesinleştiren korkudur. yıllarca anne olabilmek için tedavi gören şahsım korkmaktan vazgeçip oluruna bıraktığı anda bu isteğine nail olabilmiştir sonuçta.

    annenin ölümüyle sonlanacak bir gebeliğin anlamsızlığını düşünmekten de kendini alıkoyamayan "ben"in böylesi kararları almaya cesaret edenlere saygısı sonsuzdur elbette. genede bir bebeği anne kokusundan ve sevgisinden mahrum büyümeye terk etmek pek de cesaret işi sayılmaz. bu kararı büyüklük görmek de bu anlamsızlığa gereksiz destek olmaktan başka bir şey değildir. dünyaya annesiz büyüyecek bir çocuk daha getirmek, annesiz büyüyen bir çocuğa anne olamaya karar vermekten daha saygın bir karar değildir bence.
    (toşdidi, 01.12.2008 10:53 ~ 18:51)
  9. bence bu korkuyu taşımamak en iyisi.anne olunamıyorsa olunmuyordur.
    bu kirli ve kötü dünyaya bir can getirmek çok sağlıklı gelmiyor bana.ayrıca çocuk ömür törpüsüdür.
    yaşamını birini yetiştireyim diyerek heba etmek ne kadar doğru?
    (serpil barlas, 01.12.2008 10:58)
  10. bazı paragöz doktorlar tarafından kullanılan korkudur. çocuk yapma kararı vererek korunmayı bırakan hastanın ilk bir ay içinde hamile kalmaması nedeniyle gittiği doktorun hemen uzun bir tedaviye başlama planlarını ve tedavinin detaylarını dinledikten sonra, bir iki yıllık bir bekleme süresi uygulanmadan hemen tedaviye başlanmasının gereksizliğine neyse ki uyanılmış ve konuyu kendi doğal akışına bırakmanın ilk ayında hamile kalınmıştır. parça alıcam, test yapıcam, ilaç tedavisi uygulayıcam diyen doktorun kulakları ise hala çınlatılmaktadır.
    (arapbebek, 01.12.2008 11:26 ~ 11:31)
  11. zamanla yerini imkansızlığın getirdiği bir üzüntüye bırakır. çok yırtmıştım götümü ama olmadı işte.
    (busburak, 01.12.2008 11:52)
  12. kadınlar için sözkonusu olabilecek bir korkudur. böyle bir korkuya kapılan erkekler acilen psikiyatriste başvurmalıdır.
    (arapbebek, 01.12.2008 12:31)
  13. (divine spleen, 01.12.2008 12:38)
  14. (bu takımdan tuncay gitti, 01.12.2008 12:40)
  15. eğer ailenizde , hem anne hem de baba tarafınızda çocuğu olmayan akrabalarınız, halanız, teyzeniz , amcanız varsa etkisini daha çok gösteren korkudur.
    (simliboya, 01.12.2008 13:17 ~ 14.03.2009 21:26)
  16. yaş büyüdükçe korkudan daha başka bir şeye dönüşür.

    ömrün başkalarının çocuklarını severek, ama onların hayatları üzerinde bir yönlendirme yapabilecek kadar dahi söz sahibi olamamakla geçeceğine dair bir korkudur.

    hani seversin başkalarının çocuklarını ama kızamazsın, doğruyu öğretirsin ama yanlıştan döndüremezsin. hakkın yoktur gibi... bir dolu hatanı ortasında, kendin hata yapmayı özler gibi...

    keskinleştikçe, amaçtan uzaklaştırır anne olamama korkusu. bir raddeden sonra tanışılan her erkeğe potansiyel koca ve baba gözüyle bakmaya başlar kadınlar. ilk buluşmadan sonra gelinlik modelleri ve ikincide bebek isimleri düşünülür. 'baba olabilme kriteri'ni dolduramadığı için elenir bir dolu seçenek hemen akabinde.

    3-5 yıl daha geçip de korku gerçekliğe bürününce, anne olamamış iyi birer teyze ve/veya halaya dönüşür kadın. zordur.
    (zinkafnun, 01.12.2008 13:45 ~ 17:48)
  17. (bkz: anne olma korkusu)

    kaza ile nokta vuruşu yaptıysa sevgiliniz vah ki ne vah. her iki durumda çok berbat cidden.
    (breeze84, 23.09.2009 19:21)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil