gözünü dünyaya ilk açışından çok az bir zaman sonra verirler seni o kucağa,her an kırılmaya hazır kristal bir bibloymuşçasına narin,özenle tutar da seni kollarının arasında,yaslar ya göğsüne...işte ilk kez o zaman çekersin "anne kokusu"nu ciğerlerine!sonra bir ömür mıhlanır kalır zaten o koku burnunun ucunda,ya da aslında kalmaz da,sen kalsın istersin...ondandır her annene sarılışında gerdanından öpmen,ondandır her boynuna dolanışında, alabiliceğin en derinnnn nefesi içine çekip o kokuyu burnuna hapsetmeye çabalaman!kimi zaman mutfağın kokusu siner üzerine;elcağızlarıyla seni beslemek için saatlerce mutfakta yemek yaptığından,kimi kez sabun kokar misler gibi;hep sana da öğretmeye çalıştığı tamizlikten,titizlikten nasibini aldığı için,ama hep anne kokusudur seni kıskıvrak yakalayıp taa içine işleyen...hep annenin kokusudur,geceleri rüyandan seni uyandırıp yurt odanı paylaştığın ayıcığına sarılarak dakikalarca özlem gözyaşları döktüren...hep anne kokusudur en bunaldığın anda kulaklarında anneciğinin "bu da geçer kuzucuğum!sen yeter ki metanetli ol!" diyen yatıştırıcı sesini duymanı sağlayan ve yüzünde bir tebessüm oluşturan...anne kokusudur,sana "burnunda tütme"nin gerçek anlamını öğreten...en güzelidir şu dünyadaki esansların ve ennnnnn derinnnn derinnnn,tekrar tekrar içine çekilesidir kokuların arasında,anneni "gerçekten!!!" çok fazla özleyeceğin o kaçınılmaz ve fakat acı günler gelmeden evvel...
envai çeşit başlığın hali hazırda bulunduğu güzide sözlüğümüzde "sevgili kokusu diye bir başlık bile varken bu neden yoktur ki???" diye düşüntürten,hafif dozlu kınama duygusuna da yolaçan mevzu.
doğduğun ilk anda beynine işlemiş güzeller güzeli kokudur. evde olmak, güvende olmak demektir. burnunda hissettiğinde güvende olduğunu bilirsin. kaç yaşında olursan ol, her zaman için içini rahatlatan bir koku olacaktır. seni yargılamadan seven, senin için herşeyi yapmaya hazır, senin rahatın için kendini feda eden annenin kokusu burnuna her dolduğunda minicik bebekten farkın kalmaz, onun gibi masum, saf, savunmasız ve sevimli olursun.
eğer anne çalışan bir anneyse,anne evde yokken gidip onun giysilerine yapışıp uyumanıza neden olan kokudur.(küçükken tabi)
(bkz: heryaşta anneyi özleyebilmek)
benim için ben, senin için sen, onun için o kokusudur.
öylesine sana ait öylesine senindir ki. kendi tenini koklarken onun tenindeki kokunun kusursuzluğunu anlarsın. aslında kendinde görmezden geldiğin bütün mükemmellikler ondan geçmiştir. sen o' sundur. o da sen.
pamuğun üzerinde duran bir sabun gibidir teninin kokusu. yumuşacık ve mis gibi.
sinirlerimi hayli bozan, gıcık mı gıcık, az biraz puşt olan bir arkadaşım şöyle bir msj atmıştı anneler günün de:
"kokusunu hissedecek kadar yakın bir sarılmayla güne başlanılması uygundur. onun kokusu bilinç dışında yer etmiştir(geçmiş zaman da memesiyle olan ilişkiden dolayı). körelmiş duygular bu şekilde ortaya çıkacaktır(bu günlük freud'u çıkarın aklınızdan hiç biriniz ödipal değilsiniz)
haklıydı.
freud hep haksızdı...
her gece yatağıma yattığımda kokusuna hasret kaldığım sabah yanıma geldiğimde içime çektiğim kokudur. ama ne yazık ki bu sefer hasretim uzun sürdü.eşi ve benzeri yoktur
en çok merak ettiğim kokudur..dertlerden sıyırabilecek,uzak diyarlara götürebilecek,başını döndürebilecek,mutlu olmayı sağlayacak,gözleri kapattırıp hayaller kurduracak güçte olduğu söylendi hep..hatta bazen yağmur sonrası çimen kokusu kadar ferahta olurmuş.
öldüğüm, bittiğim, her seferinde içime çekerken hafızama kazımak için debelendiğim ve hiçbir şeye değişemeyeceğim kokudur. bir varlık bu kadar güzel mi kokar yahu? o kokuyu hiç kimsede duyamadım duyar mıyım bilmiyorum ama sanmıyorum da lakin benzersiz ve eşsiz olarak nitelendirebileceğim en güzel en hoş, huzur bulunasıdır. ten kokusu olarak değerlendirilecekse şüphesiz buna en güzel örnek anne kokusudur.