|
|
- sosyoloji biliminin üzerinde pek kafa yorduğu birkaç muammadan biri. anneler niye cep telofonundan mesaj çekemez, anneler niye bilgisayar kullanamaz gibi gizemli soruların hala cevabı aranmaktadır.
- aynı evde yaşıyorsanız bunaltıcı bir ilişkidir. her an sırf elektrikli süpürge çalıştıracak diye bilgisayarınızın fişini çıkartabilir. bilgisayarda oyun oynamayı öğretirsiniz iki gün sonra bilgisayarınızı çökmüş bile bulabilirsiniz. hatta internetteyken sizin adsl router ınızın fişini çekip onun hiçbir işe yaramadığını iddia edebilir. * *
- daha da yaşça ilerlemiş olanları ***,bu tarz elektronik eşyalar üzerine ve genellikle televizyon ve müzik setlerine canları kadar severek yaptıkları nakış işlerini koymazlar mı o beni hasta eder..salonda bulunan elektronik eşyaları birer süs eşyası gibi görmelerinden kaynaklanır herhalde bu hareketleri..estetik açıdan ben mi göremiyorum yoksa güzel mi oluyor harbiden?..ayrıca bozulmaması gereken bazı elektronik eşyalara ki bunlar da genelde uzaktan kumanda oluyor, etrafına şeffaf ambalaj sararlar..
cep telefonu kullanamamaları ise ayrı bir roman..genelleme yapmak gerekirse annelerimiz mesaj çekemiyor ya da okuyamıyor..
- garip bir ilişkidir. genellikle elektronik eşya düşmanı olurlar. çocuklarının elektroniğe verdiği her para anneler için çarçur edilmiş demektir. ne bilgisayar ne dijital fotoğraf makinesi her şeye ne gereği vardı der burun kıvırırlar.
bazı ekstrem durumlarda, kendi oğullarının kalbinde bir sorun olup kalp pili takılması gerekse bile elektronik diye karşı çıkabilirler.
- (bkz: teknolojik aletleri kullanamayan ebeveynler)
- bazılarında son derece gelişmiş olan ilişkidir. hatta bazen çok düzeyli bir anlaşma kapasitesine saihp bu ikili harikalar yaratabilirler.
annenize bir cep telefonu alırsınız. yaşının verdiği yavaşlık ve cep telefonu denen zımbırtı karşısındaki alışma evresini de göz önüne aldığımızda (anlayışlı sonuçta hayatının 3/4'ü cep telefonsuz geçti) 1 aylık gibi bir alışma dönemi de atlatılmıştır. bir gün okuldan mesaj atılır anneye bir rica için. karşılığında atılan iki mesaj uzunluğundaki yanıt sadece üç dakika içerisinde gelince yaşamış olduğunuz hayret silsilesi esnasında küçük dilinizi bile yutabilirsiniz. (ya bu kadın nasıl böyle hızlı yazdı bunu)
hem unutmamak gerekir ki gerek anne gerek baba olsun, biz de aynı duruma düşeceğiz. bir gün çocuklarımız böyle tarz bir sözlüğe bkz: baba nanobilgisayar ilişkisi diye bir giri girebilir.
- en sevdikleri elektronik eşyalar televizyon ve radyodur.kalanının büyük bi kısmından nefret ederler sanki.
(bkz: atariye diz atıp parçalayan anne modeli)
- mottosu uzaktan sevmek olan ilişkidir.
benim de şu an önüme bir uzay mekiği koysalar, mel mel bakarım.
televizyonun sadece sayılı evlerde bulunduğu bir dönemden gelmiş, zamanlarını elektronik alet yerine, çocuklarına kitap okuyarak, okutarak geçiren bir annenin evladı olarak, bu ilişkiyi severek kabul etmekle beraber, sadece tebessüm edebilirim.
bu ilişkideki iletişimsizliğin de bazan gülünç olduğunu da kabul ederek, önümdeki butona basıyorum.
kırmızı buton'a.
- anneyle msnden konuşmak, msn vasıtasıyla anneden kahvaltı istemek, yemeğe en geç bilgisayar başından kalkamayan annenin gelmesi gibi olaylara şahit olanlar için pek sıcak ilişkidir. yalnız kısa zamanda evdeki düzen bozulacağından siz bu sıcak ilişkiyi pek sıcak karşılamazsınız.
- meraklı bir anneniz varsa en son model laptop ve cep telefonu almasıyla son bulan olaydır.bir de bunları sizin gözüne gözüne sokaması vardır ki ne siz sorun ne ben anlatayım.(bkz: kıskançlıktan çatlamak)
- anne ile eşya ilişkisinde elektronik,mekanik ayrımı yapılmaz onlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
son bir senede msn, kendi iş yerinin web sayfası tasarımı vb. konularda bilgisayarı ve interneti hatmetmiş olan annemle aramda geçen diyalog:
a: taksiden bıktım valla,sence otomatik vites araba alsam kullanabilir miyim?
j: kullanırsın tabi annem. kaç yaşında insanlar kullanıyo.
a: di mi? ben bilgisayarı şakır şakır kullanıyorum.
j: puhahaha...ne alaka anne... aynı şey mi...
a: aynı tabi salak...öğrenme yaşım geçmemiş herşeyi çabuk kavrıyorum demek istiyorum yani.
j: peki anne...
- 10 yılı aştı eve bilgisayar gireli, annem daha klavyenin tek tuşuna basmadı. bunun gibi bi ilişki sanırım.
(biloperat, 19.04.2008 02:03 ~ 22.04.2008 00:07)
- abimin ilk işe başladığı yıllardı uzun zamandır hayalini kurduğumuz müzik setini almaya çok yaklaşmıştık. abim maaşlarına hiç dokunmadan ısrarla biriktiriyor babamda aynı oranda destek çıkıyordu veeeeee mutlu son sony nin mükemmel bir müzik setini almayı başarmıştık artık alıp evin salonuna kurduğumuz günü dün gibi hatırlarım. ve aynı gün annemin taciz atışlarıda başladı ilk olarak canım dev gibi müzik setini dantellerle bezedi. o gidince dantelleri atıyorduk o gelip tekrar güzel canavarımızı sünnet çocuğu kıvamına getiriyordu. artık annemin kıskançlıktan yaptığını düşünmeye başlamıştık çünkü evde ne zaman bir elektronik aleti sevsek annem onu sevmememiz için elinden geleni yapıyordu. aynı şeyler babamın radyosununda başına geldi devamlı yağlandı ısrarıyla yıkamaya çalışıyordu hep son dakikada yakalıyorduk. anneme anlatmaya çalıştık anne bu bir radyo ocak değil yağlamaz şeklinde ama hiç bir işe yaramadı. çünkü o bir elektronik düşmanıydı ve son olarak bilgisayarımın faresini bulaşıklıkta buldum yıkanmış ve kurumak için sepete bırakılmıştı.
|