anne babanın kavga etmesi   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. yıllar evvel periyodik olarak her akşam yaşadığım üzücü olaylar silsilesi..birkaç yıldır yalnız yaşadığım için çekmiyorum bu çileyi ve uzun zaman da çekmeyeceğim kesindir artık.
    (close2death, 22.10.2004 16:53)
  2. hangimiz haklı soruları da işin içine girince, iyice çekilmez olan olay.
    (allakbullak, 31.10.2007 16:55)
  3. çocukların bu ortamdan etkilenerek kendisini dışarıya vurması ile sonuçlanabilir.bu şekil de çocukların aileden kopması söz konusu olabilir.
    (pawing flower, 31.10.2007 17:02)
  4. insanda otomatik olarak mide bulantılarına yol açar.
    (una guitarra, 31.10.2007 17:04)
  5. ne yapılırsa yapılsın taraf olmaktan/oldurulmaktan kaçınılamayacak durum
    (sıracalı, 31.10.2007 17:14)
  6. savurulan her cümlenin, her kelimenin, karşı tarafa yapılmış her düşmanca bakışın altında ezilen, büyükse küçülen küçükse yok olan bir çocuk olmaktır.
    büzüle büzüle kabuğunda yaşamaktır.
    illelebet sinirli bir birey haline gelmektir. ne kadar uzklaşmaya çalışsanda yapamazsın, kendini soyutlamak istesende gidecek hiçbir yerin yoktur, lakin ömür boyu ya annene ya babana sığınmışsındır.
    sana ömür boyu şevkatle bakmış annenin gözlerinde tanımadığın duygular görürsün. nefret kusarken onlar, senin miden bulanır.
    yıllar sonra tadı geçse de ağzından, kokusu burnunda kalır...
    (pinkegoboxx, 31.10.2007 17:25)
  7. her akşam okuldan eve korkuyla gelmektir, ufacık odanda yüreğin ağzında içinde sıkıntıyla sesleri duymamaya çalışmaktır. donmaktır..
    (divine spleen, 31.10.2007 22:27)
  8. abimle destek veriyorduk biz bu harekete.
    bizimkiler kavga edince biz de kavgaya tutuşuyoruz. fena ortam oluyor, amerikan güreşi falan hiakye. clash of the titans mübarek.
    (venom, 31.10.2007 22:29)
  9. sırtınızı dayadığınız dağ gibi babanızın ufalanıp toz haline geldiğini, bulutlar kadar yumuşak olduğunu düşündüğünüz annenizin gözlerinde şimşekler çaktığını görerek küçücük yüreğinizin acizlikten ne yapacağını bilemez hale gelmesidir.

    çoğu zaman kavga nedeni size göre ufacık olan birşeydir. ama iki büyüğün(!) çocuk gibi kavga etmesine yol açar bu ufacık(!) sorun.

    çocukluğumda belirli aralıklarlarla maruz kaldığım kabus akşamlarıydı annemle babamın kavgası. çoğu zaman babaannemin babam daha evin kapısından girdiği gibi babamı bir kenara çekip kulağına bişeyler fısıldamasıyla başlardı o akşamlar. babaannem babamı bir kenara çekiyorsa bilirdik ki bu akşam evde kızılca kıyamet kopacak, gözyaşları sel olup akacak.

    önce sorular ve hakaretlerlerle başlardı tartışma. sonrasında evlilik cüzdanı havalarda uçar '' boşayacağım seni'' veya ''boşanalım artık bıktım bu sıkıntılardan'' sözleriyle iyice alevlenirdi. babamın acizliği okunurdu bakışlarından, çünkü bir tarafta annesi bir tarafta hayatını ona adamış, çocuklarının annesi, hayat arkadaşı olan kadın dururdu.

    sesler yükselmeye başladığında ablam ve erkek kardeşim annemin gözyaşlarına dayanamaz annemin iki bacağına yapışıp ağlamaya başlarlardı. büyük gibi davranmak sorumluluğu bana kaldı hep, iki büyük çocuğun kavgasını durdurmaya çalışan küçük çocuk oldum hep.

    bir babamı sakinleştirmeye çalışıp '' babacım önce bir otur, sakinleş, dinlen. susup oturup düşünürsen anlayacaksın söylediklerinin ne kadar basit ve saçma olduğunu '' der annemin yanına koşardım. ''annecim ağlama lütfen. babam öyle demek istemedi. şu anda sadece kızgın ve yorgun. sakinleşince herşey yoluna girecek'' derdim.

    çocukluğumda tamiri zor yaralar açtı annem ile babamın kavgaları. özellikle de her kavga başladığında bir köşeye çekilip pis pis sırıtarak kavgayı izleyen babaannemin yüzünü asla unutamam. *
    (jassmine, 02.11.2007 17:21 ~ 17:24)
  10. çocuk sinmesi adını verdiğimiz olay.küçükken sadece izlediğimiz,elimizden yapıcak hiçbir şey gelmeden evin bir köşesinde üzüldüğümüz,korktuğumuz durum.büyüdükçe yavaş yavaş müdahaleye başlanır,haklı ve haksız kavranır,haksıza kırmadan yaptığı yanlış söylenir.evliliğin tuzu biberidir ayrıca küçük tartışmalar."e o kadar olsun lan kaç senelik evliler sonuçta" diye düşünülür.kavgalar büyüdükçe önemsenmez,duyulmaz hale gelir.
    (grace slick, 02.11.2007 17:28 ~ 17:28)
  11. eğer yapılabiliniyorsa anne ve babanın temiz bir sopa seansından geçirilmesi yoluyla sonlandırılması gereken olaydır.

    her ailede böyle irili ufaklı kavgalar görülür. bizde de vardı fazla iplememek gerekir. ayrıca hala da var. ben bile kaç yaşıma geldim bizimkiler hala arada bir hararetli hararetli kavgaya tutuşurlar. aklıma rahmetli adile naşit (komik kadındı nur içinde yatsın) ile münir özkul'un turşu yüzünden bir filmde (filmin ismi aklıma gelmedi idare edin) yaptıkları kavgalar gelir atıfta bulunarak ne kadar komik olduklarını söylerim onlara ama anlamazlar. karı koca olmanın doğasında mı var nedir anlamadım. ilk sözlerim biraz tuhaf karşılanabilir ama bazen esmiyor değil hani. kalkayım dalayım şunlara diyorum sonra otur oğlum yerine manyak mısın lan deyip vazgeçiyorum.

    komik olan kişinin ''ben evlendiğimde karımla (veya kocamla) kesin kavga etmiyeceğim demesi ama külliyen yalandır inanmayın.
    (solt, 02.11.2007 18:45)
  12. boktandır. bi yerden sonra insanı çileden çıkarıp "sizin de evliliğinizin de" dedirtir adama ama içinden söylersin bunu. atsan atamazsın satsan satamazsın, ana bana işte. bu durumda yapılacak tek şey olarak ortamı yumuşatmak kalır sana. ama bu da işlemez bi süre sonra, seni de sallamamaya başlarlar. işte o anlardan birinde "yeter ulaaaaaan!" diye hönkürürsün, ikisi de öyle boş boş bakmaya başlar. mecbur muyum lan ben sizin abidik gubidik sebeplerden kavgalarınıza şahit olmaya dersin, iki üç tabak çanak kırarsın, ilgiyi kendi üstüne çeker, kavgayı sonlandırırsın. yalnız bi kaç defadan sonra işe yaramıyor bu, yemiyorlar, en iyisi kendi hallerine bırakmak, yesinler birbirlerini.
    (chicaloca, 18.12.2007 14:48)
  13. sürekli hale geldiğinde anne babanın boşanması çözüm olacaktır, tercih edilecektir.
    (bildiklerimbilmedikleriminyanındaokyanustabidamla, 18.12.2007 14:54)
  14. normal bir durumdur. hiç kavga etmiyorlarsa o zaman ciddi sorunlar var demektir.
    (histaminik, 18.12.2007 15:05)
  15. insanı direk evin psikoloğu konumuna getirir. anne gelir, bana bunu dedi şunu dedi bık bık diye anlatır, baba gelir höydörö höydörö diye size esip gürler. tabii bütün bunlar fazlasıyla taraflı olduğundan ("senin bu anan var ya", "hastalar oluyorum bu adam yüzünden.") siz de arada kalırsınız.
    (çılgın orman meyvesi, 18.12.2007 15:14)
  16. öyle arada bir fikir ayrılığından kaynaklanan bir tartışma ise kaçınılmazdır, hatta sağlıklı bir ilişki için gereklidir de. ama karşılıklı hakaret ve fiziksel şiddete varan bir kavga ise bazı çocuklar üzerinde tamiri imkansız psikolojik sorunlara yol açar. bir süre sonra olay unutulur, biraz da çaresizlikten anne ve baba barışır ama çocuk hayatı boyunca unutamaz yaşananları.hep bir mesafe koyar araya anne ve babasıyla bazı çocuklar.
    (arapbebek, 18.12.2007 15:35)
  17. kavgaların şiddetine göre etkileri değişen durumdur. babayı rol modeli olarak alan erkek çocukları için ki, bu dönem 7-9 yaş arası dönemdir. babanın otoritesine hayranlık ve bir şekilde onun gibi güçlü olma isteği ile erkek çocukları şiddete yönelebilirler. malum yetişkinlerden farklı düşünüyorlar.

    şiddet içermeyen olağan tartışmalar bile yapılmış olsa bunu duyma olasılığı olan çocuğa durum ne hangi yaş grubunda olursa olsun açıklanmalıdır. hatta bazı uzmanlar ceninin ve yenidoğan grubunun bile yüksek sesli tartışmalardan etkilendiğini söylerler. ancak algılayabilecek yaştaki çocuklar için durum daha tehlikelidir. anne ya da babanın yani evdeki otorite sayılan kişilerden birinin, saygınlığını yitirmesi çocuğun ilerki yaşamını oldukça etkiler.

    özellikle bazı çocuklar kavgaların kendileri nedeniyle ortaya çıktığını düşününebilir. bu daha vahim bir sorun olmakla birlikte özgüven eksikliğine neden olur. tehlikeli bu durumda en mantıklı olan, akıllı anne babalar gibi davranıp çocuğa açıklama yapmaktan korkmamaktır. kavgaların şidetine göre ortamın çocuk için sağlıklı ya da sağlıksız olduğu, tartışılabilir. küçük tartışmalar, şiddet içermeyen ve açıklanmış kavgalar(elbette çocuğun anlayabileceği şekilde) sorun yaratmazken, açıklanmamış ve şiddet içeren kavgalar çocuk için tehlikelidir.

    çocuklarınız hakem değildir, çocuklarınız yaş grupları ne olursa olsun sizin ağlama duvarlarınız değillerdir, çocuklarınız babanın ya da annenin düzenli olarak aşağılanmasını kabullenebilecek insanlar değillerdir. çocuklarınız fethedilmesi gereken kaleler hiç değillerdir. çocuk kimi daha çok severse haklı olan da o olmayacaktır.
    (kurutulmus kelebek, 18.12.2007 15:36)
  18. siz ufakken yaşananlarında, "biz kavga etmiyoruz ki, sadece tartışıyoruz" dedikleri ve siz de onları kavga etmiyor sandığınız için gerçekleştiğini anlayamadığınız olay. genelde küçük kardeş yanlarına gönderilerek olay bastırılmaya çalışılır. erkek çocuklar için de aynısı geçerli midir bilemem ama, kız çocuklar genellikle annelerinin tarafını tutarlar ufak yaşlarda. yaş ilerledikçe tarafsızlık korunmaya çalışılır. çocuk gibi davranan ebeveynler yalnız kalmasın diye ikisiyle birden abuk subuk konularda da olsa konuşulur, "ehe, bak yanındayım" mesajı verilir.
    (arch angel, 18.12.2007 15:39)
  19. kaç yaşında olursanız olun etkilendiğiniz, engelleyemediğiniz, başınızı alıp gitmek istediğiniz ama o anda uzaklaşamadığınız, tanık olmak zorunda (hatta anneyle babanın arasında) kaldığınız, ikisi için de çok üzüldüğünüz ama bir çıkar yol (bazen de yapacak/diyecek hiçbir şey) bulamadığınız, öylece donup kaldığınız, kavganın başından sonuna kadar ağlamaktan başka hiçbir şey yapamadığınız, yanınızda sizden daha çok etkilenen küçük bir kardeşiniz varsa daha da üzücü olan durum.
    (şekspirin sonesi, 10.07.2008 01:27)
  20. tam orta yerde, koridorda, salonda, kapı arkalarında durur öylece bakarsınız olan bitene. birbirini bir zamanlar seven iki insanın birbirini silen iki insana nasıl dönüştüklerini izlersiniz o gürültüde. bitmesini beklersiniz, bir sonraki sefere kadar.
    (küflü prenses, 10.07.2008 01:44)
  21. onlardan daha fazla üzüldüğünüz durumdur.hep beraber akşam yemeği yenilmiş ,çaylar içilmiş hatta televizyon izlerken meyve bile birlikte yenişmiştir.uyumak için odanıza gider ve yatağanızı uzanırsınız ve içerden sesler yükselmeye başlar.bir annenin sesi, bir babanın sesi artar.babanın daha baskın duruma gelmesi; heran annenize vuracak ihtimalini kafanızdan geçerir.hatta biranlık sessizlik olunca "yoksa anneme vurdu da annem ağlıyor mu" diye de düşünmeye sevk eder.arkasından annenin ağlamaklı sesi değilde ,tartışmalı sesi işitilince azda olsa rahatlık hissi uyandırır.tam sızacağınız anda annenin "yapma" diye bağırması sizi çileden çıkarır ;ama elinizden de pek fazla birşey gelmez.biran önce orta yolu bulmalarını ve kavganın son bulmasını istersiniz.kavganın nedenini ,sabah annenize sormak üzere ;şimdi neden kavga ediyorlar diye düşünürken sızar gidersiniz.
    (shin, 10.07.2008 10:43)
  22. ufacık sebepleri bile kocaman sorunlara çevirip annemin bıdı bıdı konuşmasından kaynaklanan bi durumdur genelde.babamın eve karpuz alıp gelmesi bile onun için kavga sebebi olmaya yeterlidir.'bi karpuz alıp gelmesini bilir zaten' diye söylenip durur,babam duyup tepki versinde,bi güzel kavga etsinler diye.bazen bu tartışmalar olduğu yerde kalır,bazen de anormal derecede büyük bir kavgaya döner.babamda çığrından ha çıktı ha çıkacak duruma gelir,annem yinede susmaz.hatta çoğu defa 'boşanıcam senden,bak görürsün,yarın adliyeye gidiyorum.' diye söylenir annem bi taraftanda bağıra çağıra konuşmaya devam ederken.gına gelip 'git anne boşan,boşanda bizde kurtulalım artık bu gürültüden' diyecek kadar gözümü karartır böyle durumlarda.sonrada hiçbi şey olmamış havasında,yeni evlenmiş çiçeği burnunda çiftler gibi sarışıp konuşup dururlar karşımızda.madem barışacaksınız,bizim kafamızı ne diye ütülüyosunuz?
    (hypertestooo, 10.07.2008 11:26)
  23. anne babanın kavgası, kelebek etkisinin çarpıcı örneklerini toplumda fazlasıyla hissettiğimiz ve hissedeceğimiz bir olaydır. toplumun küçük ama önemli birimi olan aile, yaşadığımız çevrenin mercek altına alınmış halidir. yaşanan ve yaşatılanlar büyür, gelişir ve toplumun duygusunu oluştururlar. kavga, huzursuzluk veya mutsuzluk, ne derseniz deyin, olumsuz hisler serpiştirir yüreklere. bundan korunmak ister çocuk. savunma kalkanı anne babanın kavga etmeye başladığı yıllarda kendini gösterir. anne baba kavga etmeye başladığında çok çeşitli denemeler yapılabilir. bağıra bağıra şarkı şöylenebilir. kafa yastığın altına saklanabilir. dinlenilen müziğin sesi açılabilir. herhangi bir bardak veya tabak yere atılabilir. onlara bağırıp çağırınılabilir. yine de bunların hiçbiri, oluşan gerginliğin ortadan kalkmasını sağlamaz. sakin olmak başarılması her ne kadar zor da olsa en etkili harekettir. kavga etmeyi seven bir toplumda yaşıyorsan sakin olmayı da öğrenmek gerekmektedir. kavgalarla biran önce yüzleşmek, bir sonrakileri için daha az yaralanmayı sağlayacaktır. kavgaya karışmamak da gerekir. sadece kavganın ilk anlarında neden kavga ediyorsunuz gibi bir soru sormak etkili olabilir. bu soru gayet masumane bir sorudur. anne baba üzerinde etkileri de kimi yerli ve yabancı dizilerce de kanıtlanmıştır.
    (tonguç, 10.07.2008 11:57)
  24. çocuğun görmezden gelip işine bakması gereken durumdur. nitekim kocaman insanların bu sebeple boşandıkları düşünülürse psikolojinizi kurtarma ardına sığınacakları bir rahatlama yaratmamak lazımdır. birarada kavga etsinler nedir, ayrı sessizlikten iyidir. birlikte yaşlanmayı becerebilmiş ebeveyn sahipleri bilir ki, yaşlanınca geçecektir.
    (heidi, 10.07.2008 12:02)
  25. çocuğun kavga esnasında kafasından geçenler:
    - boşanın da kurtulalım be
    sonra anne baba boşanır vakit geldiğinde. bu sefer kafadan geçenler:
    - ya niye boşanıyosunuz yaaa
    çocukları memnun etmek çok zor. onçün, anneler babalar, kapışmayın uslu durun.
    (azureel, 10.07.2008 12:05)
 sayfa  / 2