gündem
  1. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  2. · ibrahim üzülmez
  3. · kedi keserek internette yayınlayan kız
  4. · prison brake
  5. · aşk
  6. · darwin i bitiren balık
  7. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  8. · jana gana mana
  9. · baba oğul diyalogları

anne baba diyalogları  

 sayfa  / 2
  1. baba aileyi bi pazar sabahı kahvaltıya götürmüştür,akabinde şu diyalog gerçekleşir:
    -karım ya bak ne güzel buralar biz de şöyle yeşillik bi yerden ev alalım!
    sana bi de yardımcı tutarız kızım çayları getiriver dersin oh gel keyfim gel.
    -ne yani ben yapamaz mıyım o işleri benim elim ayağım tutmuyo mu sanki?
    -allah allah ne dedim ben şimdi ya!!
    -sus hiç konuşma ben senin asıl niyetini biliyorum! (bkz: dumur)
    (bruja, 03.06.2008 02:35)
  2. baba annenin sevilmeyen arkaşına biraz tepkilidir.

    -ben uçkuru gevşek karıyı karanlıkta ayak sesinden tanırım.
    (uti, 27.07.2008 09:13)
  3. yaşandı.

    -hanım hiç tuzu yok bu çorbanın.
    +beni eleştirme!
    -??!!?!?!
    +!!!!!!!
    -ee şey peki tamam, peki tuz nerde?
    +tuzun yerini de mi bilmiyorsun?ne biçim herifsin?!insan evindeki tuzun yerini bilmez mi?
    -e değiştirmişsin hanım.
    +eleştirme beni,gel işleri sen yap,istediğin şeyi istediğin yere koy! ama yoook sen anca akşama kadar iç sıç orda burda.kırk yılda bir beraber yemek yiyelim onda da tuz tuz diye demediğini bırakma.zaten kızın da aynı bokun soyu.hiç iş yapmıyor.ne bulaşığa, ne çamaşıra, ne temizliğe hiç karışmıyor.herşeyi ben yapıyorum bu evde. esir miyim ben burda?!oğlun desen aynı keza. tamam üniversiteyi kazandı dedik, hani bitirebiliyor mu? yok! o anca uyusun. bilgisayar oynasın. zaten senin ananların evine taşındıklarından beri.....
    -yine annemi bulaştırma!
    +beni eleştirme dedim sana!!!!
    (alone scream, 27.07.2008 11:42)
  4. canı çok kıymetli olan babayla anestesiyi izlemiş anne arasında geçen;

    - sevgilim işte hayden christen, jessica alba falan oynuyo güzel film yaa... ama korktum biraz açıkçası
    +niye ki?
    - ya konu şu; normalde ameliyat öncesi anestesi olursun ve uyursun, ancak ertesi gün falan uyanırsın ya
    + hı hı
    - işte hastaların genel çoğunluğunda bu sorunsuz işliyomuş, ama belli bir küçük kısım anestesi olunca felçli gibi oluyo, gözünü bile açamıyo ama beyni her bir şeyi hissediyo. düşünsene çocuğu ikiye ayırdılar, kalp ameliyatı yaptılar ve her şeyi hissetti. bize de böyle bi şey olsa ameliyatın sonuna kadar anlaşılmaz düşünsene *
    + sorma sevgilim sorma... biz bunları yaşadık
    - (dumur) nası yani... sen hiç ameliyat olmadın ki
    + canım bi kere local anestesi yaptılar da sırtımdan ben aldırdılar ya, her şeyi hissettim vallaaaa
    aile meclisi- ohhhaaaaaaaa

    anne daha otoriter, baba biraz daha şefkatlidir. çalışanlarına karşı olan tutumu da öyledir, yetişmesi gereken bir işi varken bir keresinde işçilerinden birine sebepsiz yere izin vermiştir.

    -canım başlarım onların düğünlerine. yaz geldi ya bu adamların düğünleri btmez şimdi.
    +ama hayatım yazık onların da tek eğlencesi düğün düğün gezmek işte
    -yarın bundan yüz bulanlar da gelir izin istemeye görürsün
    +yahu yazık geliri kısıtlı insan bunlar kırk yılda bi düğüne mi gidicekmiş bırak gitsin
    -yahu r, sen iyiki kadın olmamışsın
    + ne alakası var sevgilim şimdi
    -olmaz olur mu? ayyy yazıktır istedi şimdi vermezsem üzülür diye önüne gelene verirdin, orospu olurdun başımıza ailenin namusu da iki paralık olurdu

    aile meclisi-puhaaa
    (sakıncalı piyade, 27.07.2008 13:08)
  5. 17 yaşındaki kız saçlarını kısacık kestirir, akşam eve baba gelir, diyalog, pardon monolog aynen şöyledir:

    baba: bu kızı hep sen böyle yaptın, şunun saçına bak, bu kız saçını böyle kestirirken sen nerdeydin?


    19 yaşına gelmiş olan kız bu defa kulaklarına 4. deliği ekler, diyalog, pardon monolog aynen şöyledir:

    baba: bu kızı hep sen böyle yaptın, şunun kulaklarına bak, bu kız kulağını böyle kalbura çevririrken sen nerdeydin?


    ve bu kız büyüyüp evi terkedene kadar büyük ihtimalle böyle devam edecektir.
    (always alone, 27.07.2008 16:34)
  6. annenin pek huyu değildir babanın telefonunu karıştırmak. bir gün bir mesaj gelir. merak edip bakılır. kandil mesajı olduğu görülür. hızını alamayan anne diğer mesajları okumaya başlar.
    gecikicem geliyorum.
    evdeyim lütfen ara
    geç kalacağım, şu saatte orda olacağım.
    işteyim lütfen ara.
    anne arka arkaya okuduğu mesajlar sonrası çok sinirlenir. paranoyalar doruktadır. babadan önce çocuklara sorulur. çocuklar çaktırmaz. babaya yönlendirirler, baba dudağındaki hafif sırıtışla bunların şablon mesajlar olduğunu söyler. anne şablon mesaj da nedir der. aslında bu kadar kara cahil olmayan anne paranoyanın etkisiyle kendini kaybetmiştir. iş açığa cıkar, aile meclisi yarılır.
    (en yavas kaplumbaga, 31.07.2008 15:52 ~ 15:53)
  7. yazın kocasının aldığı koca koca karpuzları buzdolabına sığdıramayan ya da karpuzu bi şekilde buzdolabına sığdırsa bile yaptığı yemeklerin tencerelerini buzdolabına sokamayan annenin feryadıdır bu.akşam olur,kapı çalar ve baba işten gelmiştir elinde kocaman karpuzla:

    baba:naber hayatım?
    anne:ayy ercüment bu ne yaa böyle?
    baba:e karpuuuuz.ordan bakınca neye benziyo?
    anne:görüyoruz karpuz olduğunuda...
    baba:hadi hadi çok konuşmada al şunu elimden.
    anne:ayy hayatta almam!banane senin karpuzundan,kendi kendine git koy onu nereye koyabiliyosan artık bakalım.alıp geliyosun onu eline.başka bişey almayı bilmezsin zaten.
    trip atar ve odasınna girer.
    baba:tööbe töbe!
    anne içerden isyan çığlıkları atar:
    anne:bıktım senin karpuzundan artık!kocaman karpuz alıp gelme dedim sana kaç defa!bi karpuz almayı bilirsin zaten.şimdi sok onu bakalım nereye sokuyosan!

    bu karpuz diyaloğu beni gülme krizine sokuyor her seferinde.
    (hypertestooo, 05.09.2008 14:34 ~ 14:35)
  8. gayet evli bi' çift olan annem ve babam arasında bugün geçen diyalog:

    babam: sen evli misin?
    annem: evet, evliyim.
    babam: bırak kocanı benimle evlen.
    annem: olmaaaz, ben kocamı seviyorum.
    babam: (yıkılmış halde) ...
    annem: sen evli misin?
    babam: ... hımmm


    çok değişik insanlar. bazen hastanede filan karıştığımı ya da evlatlık olduğumu düşünüyorum.
    (nilay, 07.09.2008 23:37)
  9. anne dışarıda alış-verişteydi. iki buçuk yaşındaki bebeğe babası gözkulak oluyordu. aslında bu pek de zor bir şey değildi. yavrucak halının üzerinde 'çay seti' oyuncağıyla oynarken baba da koltuğunda gazetesini okuyor, ara sıra da bebeğinin kendisine -çay seti oyuncağının minik plastik fincanlarıyla- ikram ettiği suları çay niyetine içerek oyuna iştirak ediyordu.derken anne eve geldi. baba anneye sus işareti yapıp, bebeği izlemesini istedi. bu çok şirin hareketini annenin de görmesini istiyordu.anne, bebeğin elinde çay fincanıyla salondan çıkıp, biraz sonra içi su dolu olarak babasına getirmesini ve babanın da onu çaymış gibi içmesini seyretti..sonra gayet sakin bir tavırla elindekilerle mutfağa geçerken eşine seslendi:'uzanabildiği tek su kaynağının klozet olduğunu biliyorsun, değil mi?'sonuç-1: anneler evlatlarını çok sever ve onlara dair her şeyi bilir.sonuç-2: babalar evlatlarına dair bir çok şeyi bilmez ama onları çok sever, ve onları mutlu etmek için çişlerini bile içerler...
    (kukumsal, 19.10.2008 12:25)
  10. düttürü dünya kişisi odasındadır,içerideki anne ve baba kendi aralarında,dinlendiklerini bilmeden konuşmaktadır.

    baba:ne anlatıyor, iyi miymiş,keyfi nasıl?
    anne:iyi iyi,okul zor tabii,yorulmuş azıcık ama keyfi iyi.
    baba:iyi bari..
    (düttürü dünya, 19.10.2008 14:22)
  11. az evvel yaşandı sıcağı sıcağına aktarıyorum.

    b: -elinde naftalin paketi- yavrum şunları koyma giysi dolaplarına, tuvalete falan çevreye çok zararı var. bak daha önce de söyledim alma diye hiç dinlemiyorsun ki beni.
    a: yavrum okur musun o pakedi, bak üstünde ne yazıyo.?
    b: yaş hamur mayası!?!?! haa.. zararlı ama naftalin çevreye.

    adam iyi niyetli ama yaaaa..
    (escaflowne, 07.02.2009 12:19 ~ 09.02.2009 16:32)
  12. dinlediğiniz zaman hayatı gerçekten yakalayabileceğiniz diyaloglardır. bu sabah şahit oldum kendilerine.

    annem ;

    "şu ay başı bir gelse de görsek" dedi.

    ben de, "ay başı derken maaşları mı kastediyorsun" dedim.

    "evet" dedi annem.

    babam ordan, "ay başı diye diye kaç yaşına geldik be hanım bu ay başı da gelir elbet" dedi.

    sonra annem devam etti, "ee fakirin karnını yarmışlar kırk tane yılbaşı çıkmış be ..." dedi.

    o sırada odadan çıkar bulundum. hayat gerçekten ne kadar hızlı diye düşündüm sonra. geçen gün bu okul nasıl bitecek derken biteli bir yıl oldu, işe dahi başladım. şimdi bir yuva kurayım diyorum. sanırım aklım başıma çocuğumu kucağıma alınca gelecek. bu diyaloğu bu giriyi hatırlayacağım. hatta girip yazarım uçurmazsa müdür abiler. ölene kadar burdayız çünkü. ikimizden biri yok olana kadar beraberiz. ben çocuğuma miras bırakacam hesabımı. yok be bu da çok hızlı oldu öldürdüm bile kendimi. tövbe tövbe.
    (idiot, 07.03.2009 14:04 ~ 14:05)
  13. annem ve ben, tutku -isa'nın çilesi- filmini izlemişizdir. sürekli babamın yanında filmden söz etmişizdir ve haliyle babam filmi merak etmiştir. ne gariptir ki filmden bahsedildiği günlerde arkadaşların evinde filmin cdsini görmüşlüğüm, gördüğüm cdyi alıp eve götürmüşlüğüm vardır. annem cdyi görünce diğer odada olan babama müjdeli haberi vermiştir.

    a: mehmeeeeeeeeeeet
    b: haaaa
    a: isa'nın çilesini izlicez geeeel

    babadan "hadi lan izleyelim" tarzı bir söylem beklenirken hiç de beklenmeyen bir cevap gelmiştir.

    b: sikerim lan isa'yı benim çilem bana yeter!

    nasıl bir cevaptır lan o öyle? yıllar geçti hala dostlara anlatır gülerim.

    merak edenler için: babam filmi izlemedi.
    (shivers, 11.03.2009 04:14 ~ 04:15)
  14. sigara tartışması olmaktadır her zamanki gibi. çocuklardan sonra en değerli varlık değeri gören sigara aranmakta fakat bulunamamaktır.

    babam; güzelim bizim diğer sigaralar nerde ya? çantada yok aradım bulamadım.
    annem; e sen bana birer tane verdin zaten. başka vermedin.
    b; nasıl vermedim ya? verdim. ekmek torbasının içine koymuştum.
    a; e ben nerden bileyim. torbanın içine mi baktım! her verdiğin şeye bakcak mıyım?
    b; bomba versem, hiç sorgusuz alıp koycaksın cebine heralde. alla allaaaa..
    gitana; ahahahha, yok artık baba. örneğe bak. bombayı nerden buldun bi kere? onu geçtim neden anneme veriyosun?
    a; verir o. öleyim istiyo zaten. yenisini bulcak heralde.
    b; haspinallaaaa
    g; siz var ya, toptan uçuksunuz bence.
    (gitana, 24.05.2009 15:07)
  15. baba: (elinde sütyenle gelir) bu hanginizin?
    anne: benim
    baba: (elinde sütyenle uygun adım marş) ceddin deden neslin baban hep kahraman türk milleti...
    (çokdaumrumda, 22.06.2009 22:38 ~ 27.08.2009 15:23)
  16. sakıncalı anne bir çılgınlık yapıp arabayı sakıncalı babanın kullanmasına izin vermiştir* sakıncalı baba yollara sığmamaktadır. arabayı hoplatmaktadır vs.

    sa - ay r, ne biçim kullanıyosun arabayı yaa

    sb - yaa araba eskidi artık her tarafı bozuk 10 yıllık arabalara döndü.

    sa - e daha dün ben kullanırken hiçbir şeyi yoktu ya (uzun yollarda babanın arabasını dahi muhakkak anne kullanır)

    sb - belki meme pislik falan yapmıştır ne bileyim canım ben.

    sakıncalı piyade gülmekten yerlere yatmıştır.

    sa - allah cezanı vermesin senin, meme mi kaldı artık.

    sp - baba puhaaaaaa yaa, hidrolik artık arabalar, ne memesi... meme pislik puhaaaaa

    sb - iyi bok...
    (sakıncalı piyade, 15.07.2009 13:07 ~ 13:18)
  17. anne, kuzenin kayın anne ve babasıyla uzun yola gitmiştir. kuzenin kayınbabası yaşlı bir adamdır ve annenin anlattığına göre arabada vites deiştirme gibi bir özelliğe sahip değildir. 4. viteste 50 km'yle gidip arabayı bayıltmaktadır. bu arada kuzen de diğer arabada onları beklememiş, basıp gitmiştir (kayınbabasının araba kullanışından hazzetmediğinden kıllık yapmıştır). daha sonra kayınanneyi cep telefonundan arayıp yolda bilmemnerde durmalarını söylemiştir (mola vermişlerdir). kayınbaba inat eder, madem o beni beklemedi ben de durmayacağım diye mola yerini biraz geçer. böylece eşiyle ağız dalaşına başlarlar;

    - fevzi bey rica ederim durun.
    - hanımefendi damadınız bizi bekledi mi de ben onun için durayım, rica ederim ısrar etmeyin.
    - fevzi bey damat için durmuyoruz, burda durmayı ben istemiştim onlardan.
    - benim niye haberim yok o zaman, lütfen bana çocukları korumayın.
    - size söylemeyi unutmuşum, lüften durun.
    - hayır, rica ederim siz karışmayın.
    veee bomba cümle gelir;
    - fevzi bey, kızmaya başlıyorum artık...


    anne bu olayı hayretle babaya anlatır.

    anne - ne biçim kavga ediyo bunlar yaa
    baba - kavga mıymış bu?!
    anne - tabi canım en hararetli kavgaları bu işte.
    baba - puhaa kavganın tadı çıkmaz be. bayağı bayağı trt 3 bunlar.
    anne - sorma yaa bizi düşünsene; duruyo musun durmuyo musun lahn!!
    baba (kendi kızgın sesini taklit ederek) - durmuyorum ulan hadi sıkıyosa durdur!!
    anne - ağzına s.çtığımın herifi, s.ktir in ulan arabadan!!
    baba - inmiyorum ulan hadi gel de indir!!

    lord of drinks ve ben - puhaaaaaaaaaaaaaaaa
    (sakıncalı piyade, 15.07.2009 13:16 ~ 13:17)
  18. anne: fevzi bak bu faturalar burda duruyo ,yarın yatır bunları son günleri geçmeden.
    baba: tamam karı hallederiz yarın .
    anne :hallederiz yok fevzi hallederiz ne demek? nasıl böyle rahatsın sen?
    baba :yaparız dedim karı yaparız neticede ben yatırmam demedim .
    anne :yok yok sen şimdi rahatlığa vuruyon sonra unutmuşluğa vurcan yatırmıcan bu faturayı
    baba : karı kaç kere elektriğimiz ,suyumuz, doğalgazımız ,borcundan dolayı kapatıldı?
    anne : !.!.!.!
    çocuk : ahahahah kapaaaak
    (denizabeth, 15.07.2009 13:55)
  19. kırmızıdenizyıldızı anne ile babanın kavgasına karışmamak için odasında bir köşeye büzülmüştür ve kitap okumaktadır, kandil duası okunurken (nihat hatipoğlu) anne kırmızıdenizyıldızını içeri çağırır, o esnada babayla tartışılmaktadır. baba ayağını dolaba çarpar, söylene söylene gelir.(babanın canı çok tatlıdır, baş parmağı kanadığında parmağını havada tutar, kalpten yüksekte dursun çok kan akmasın diye*

    a: dua ediliyor, otur kızım.
    kdy:baba sen de dua etsene. (burda biraz da muziplik vardır)
    b: başlatmayın duanıza sinirliyim zaten. dua mua edemem.
    a: sen benle uğraş uğraş, daha kafanı da kırcaksın. bu arada allahın da senin gibi "komünistin" duasına ihtiyacı vardı zaten salak!!!
    kdy: ???!!!
    (kırmızıdenizyıldızı, 20.07.2009 22:36)
  20. ediz hun - hülya koçyiğit filmi kalbimin efendisi sonrası anne baba diyaloğu;

    anne hislenmiştir: var mı artık böyle aşklar?
    baba: tamam
    (miss pet virus, 25.07.2009 03:12)
  21. inanılması güç ama gerçek. babamın daha ilk telefonu olan nokia 5110 şarjda durmaktadır. babamda içerde kestiriyor. annem de meraklı meraklı telefonun ekranına bakmakta. annem elinde telefon koşarak içeri gelir ve şu cümleyi kurar (anne beni affet yazıyorum) :
    annem: erdal seni şebeke diye biri arıyor.
    babam ve ben beyinlerimizdeki uyuşukluktan dolayı 5 saniye sessiz kalıyoruz ve sonra kahkahayı basıyoruz ve hala hatırladıkça annemle gözlerimizden yaş gelene kadar dalga geçeriz. ama şimdi aynı kadın t9'la mesaj yazıyor o da ayrı tartışma konusu.
    (be realist demand impossible, 28.07.2009 15:38)
  22. baba işten gelmiş mehmet ali erbille 50 sarışın programını izlemektedir. anne de yemek hazırlamaktadır ve her zaman ki gibi dır dır yapmaktadır. olayın devamı şöyle:
    ben: ehheh anne hep aynı şeyleri söylüyosun babam ezberlemiş artık cümlenin devamını kendi getiriyo
    baba: aahhahdh doğru valla
    anne içeri gelir bir televizyona bir babaya bakar ve şöyle der:
    -değmez. yeni laf mı üreticem bunun için baksana mehmet ali erbil i izliyo..
    (mudflow, 28.07.2009 15:48)
  23. +hanım! çay dök! döksene! (önceki gece annemin galip gelip, götünü dönüp uyuması sonrası gerçekleşen klasik baba isyanı)
    -tamam kocacığım! (gayet mutlu ben kazandım kıvamlı anne sevinci)


    +canım karım, bir bardak çay alabilir miyim? (baba zafere ulaşmış, zeki, çevik, azgın)
    -zıkkımın kökünü iç! (anne rahatsız, yenilmiş kovboy edası)
    (18kere18, 19.08.2009 23:58)
  24. akşam dışarı çıkılacaktır.

    baba: hadi çabuk hazırlan, beklemeyelim
    anne: beni mi? ben çocukları hazırlarken sen de yardım edersen beklememiş olursun
    (baba burada biraz bozulur, ama bozuntuya vermez)

    aradan kırk dakika geçer..

    anne: hadi nerdesin???? biz hazırız.
    baba: dur geldim. bu gömlek bu ayakkabıyla uymuş mu sence? yoksa bunu mu giysem?
    anne: e pes valla!!
    (my name isobel, 20.08.2009 00:03)
  25. öss'den bir gece önce:

    baba:oğlum yarın sınav var.sen hiç ders çalışmıcan mı?
    anne:çalışır bey çalışır.varma üstüne çocuğun.

    öss'den bir saat sonra:

    anne&baba:sınaw nasıldı?
    cocuk:çok kolaydı.çalışsaydım hepsini yapardım ben.
    baba:hep sen yapıosun bu çocuğu böyle kadın!yürü eşşek sıpası...
    anne:senin oğlun işte.haylaz.ben naptııım ki!
    (swetlana, 21.08.2009 23:40)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil