annabel lee   

adana çık aradan

  1. (bkz: eski sevgilim)
    (varolmayan şövalye, 05.04.2005 23:56)


  2. maiden by the river adıyla da bilinir.
    (palanthaser, 05.04.2005 23:57)
  3. katlama yerleri yeşillenip küf halini alıncaya kadar cüzdanlarda taşınan bir edgar allen poe şiiri.

    en güzel çevirisi melih cevdet anday'a aittir.

    sanılanın aksine annebel lee gerçek bir sevgili değil, ölmüş/öldüğü düşünülen hayali bir aşktır. ve bu yüzden edgar allen poenun nekrofili çalışmalarında başucu yere sahiptir.
    (layalem, 19.11.2005 15:21)
  4. vladimir nabakov'un lolitasında fazlasıyla atıfta bulunulan poe eseri
    (felis, 04.02.2006 22:26)
  5. biraz daha anlaşılır kılmak için ip uçları: "poe’nun anlatıcıları ölü kadınların hikayelerini, o kadınların ölümlerinden sorumlu olduklarını ima ederek anlatırlar. en iyi örneklerden biri olan annabel lee şiirinde, poe anlatıcının gizli kalan itirafını özellikle ölüçüyü kullanarak yansıtmıştır. öncellikle esnek ses oyunları, aliterasyonla tekrarlanan dizeler, şiirin bir peri masalı gibi okunmasını sağlar. başlangıç cümleleri olan “uzun uzun yıllar önceydi / o deniz ülkesinde” (ıt was many many year ago/ ın a kingdom by the sea.) okuyucuyu bir hikayenin içine gireceğine ve gerçekliğin çok da gerekli olmadığına inandırıyor. böylece, anlatıcı cenneteki meleklerin aşklarına gıpta ettiğini söyleyince okuyucu, sevgilinin ölümüne meleklerin neden olduğu kuşkusuna kapılıyor. belki de saklanan itirafın en çok açığa vurulduğu nokta, anlatıcının “evet! bu yüzden (şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi) diyerek haykırdığı dördüncü kıtadır. vuruşların genel bütünlüğünü bozan bu haykırış, anlatıcının kendini bu sudan mazeretle ikna ettiğinin etkisini vermektedir ki sanki ağzından henüz kaçmış gibi inanmaya başlamıştır. başka bir olasılık da anlatıcının, okuyucunun bu noktadaki süphelenmesini sezmiş olarak, hikayesini “evet!” haykırışıyla destekleme ihtiyacı hissetmesidir. her iki durumda da, düzgün, hemen hemen uyumlu giden ölüçüyü bozan bu taşkın çığlık, anlatıcının okuyucudan sevgilisinin ölümü için öne sürdüğü zayıf ve yavan bahanesinin altında yatan itirafını görmesini istediğini düşündürmektedir."

    kaynak: yazarın bizat-i kendisidir.
    (lazarushadow, 04.04.2006 02:00 ~ 02:12)
  6. normal bir bünyenin her okuyuşta sarsılacağı, damakta bitter çikolata tadı bırakan şiir. orijinali:

    it was many and many a year ago,
    in a kingdom by the sea,
    that a maiden there lived whom you may know
    by the name of annabel lee;
    and this maiden she lived with no other thought
    than to love and be loved by me.
    she was a child and i was a child,
    in this kingdom by the sea,
    but we loved with a love that was more than love
    i and my annabel lee
    with a love that the winged seraphs of heaven
    coveted her and me.

    and this was the reason that, long ago,
    in this kingdom by the sea,
    a wind blew out of a cloud by night
    chilling my annabel lee;
    so that her high-born kinsman came
    and bore her away from me,
    to shut her up in a sepulchre
    in this kingdom by the sea.

    the angels, not half so happy in heaven,
    went envying her and me:
    yes! that was the reason
    (as all men know, in this kingdom by the sea)
    that the wind came out of a cloud, chilling
    and killing my annabel lee.

    but our love it was stronger by far than the love
    of those who were older than we
    of many far wiser than we
    and neither the angels in heaven above,
    nor the demons down under the sea,
    can ever dissever my soul from the soul
    of the beautiful annabel lee

    for the moon never beams without bringing me dreams
    of the beautiful annabel lee;
    and the stars never rise but i see the bright eyes
    of the beautiful annabel lee;
    and so, all the night-tide, i lie down by the side
    of my darling, my darling, my life and my bride,
    in her sepulchre there by the sea
    in her tomb by the side of the sea.
    (emma, 26.12.2006 12:45)
  7. bir edgar allan poe klasiği. öldüğü yılda yazmıştır bunu poe, hatta ölümünden sonra yayımlanmıştır ilk defa.
    bir de oğuz cebeci tercümesi vardır ki şöyledir;

    annabel lee

    uzun yıllar önceydi
    deniz kıyısındaki bir krallıkta
    belki bilirsiniz, bir kız yaşardı
    annabel lee adıyla
    ve bu kızoğlankız hiçbir şey düşünmezdi
    bence sevilmek ve beni sevmekten başka.

    o da ben de çocuktuk
    bu krallıkta deniz kıyısındaki
    ama aşktan da öte bir aşkla sevdik ben ve annabel lee
    öyle bir aşk ki kanatlı serhapları göklerin
    kıskanmıştı onu ve beni

    ve bu yüzden uzun zaman önce
    bu krallıkta deniz kıyısındaki
    bir rüzgar esti bir buluttan, üşüterek
    güzel annabel lee‘mi,
    öyle ki soylu yakınları geldi bu yüzden
    ve alıp götürdüler onu benden
    bir mezara kapatmaya
    bu krallıkta deniz kıyısındaki

    melekler yarımız kadar mutlu olmayan gökte
    kıskanıp durdu onu ve beni
    evet neden buydu
    bu deniz kıyısındaki krallıkta herkesin bildiği gibi.
    ki o rüzgar esti buluttan geceleyin
    üşüten ve öldüren annabel lee‘mi

    ama çok daha güçlüydü aşkımız aşklarından
    bizden daha büyük olanların
    bizden daha bilge olanların
    ve ne melekler yukarıdaki göklerde
    ne de şeytanlar altında denizin
    ayırabilir ruhumu ruhundan
    güzel annabel lee‘nin

    çünkü ay doğmaz asla hayalini getirmeden
    güzel annabel lee‘nin
    ve yıldızlar çıkmazlar ama parlak gözlerini hissederim ben
    güzel annabel lee‘nin

    ve böylece uzanırım yanısıra bütün gece vakti
    sevgilimin-sevgilim-hayatım ve gelinim

    o deniz kıyısındaki mezarda
    onun mezarında, uğuldayan denizin kıyısındaki.
    (özgürlük, 24.04.2007 11:58)
  8. uzaklardaki dosttan gelenmiş özlendikçe okunan poe eseri şaheseri , okuyan herkes birşeyler bulur kendinden..melih cevdet anday çevirisi en güzelidir.
    (ruhani oyun havaları, 16.07.2007 19:42)
  9. bu da melih cevdet anday çevirisi:


    seneler,seneler evveldi
    bir deniz ülkesinde

    yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
    ismi annabel lee,

    hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
    sevmekden başka beni.

    o çocuk ben çocuk,memleketimiz
    o deniz ülkesiydi,

    sevdalı değil karasevdalıydık
    ben ve annabel lee,

    göklerde uçan melekler bile
    kıskanırlardı bizi.

    bir gün işte bu yüzden göze geldi,
    o deniz ülkesinde,

    üşüdü rüzgarından bir bulutun
    güzelim annabel lee,

    götürdüler el üstünde
    koyup gittiler beni,

    mezarı ordadır şimdi,
    o deniz ülkesinde.

    biz daha bahtiyardık meleklerden
    onlar kıskandı bizi.

    evet. bu yüzden (şahidimdir herkes
    ve o deniz ülkesi)

    bir gece bulutunun rüzgarından
    üşüdü gitti annabel lee.

    sevdadan yana, kim olursa olsun,
    yaşça başça ileri,
    geçemezdi ki bizi,

    ne yedii kat göklerdeki melekler
    ne deniz dibi cinleri

    hiçbiri ayıramaz beni senden
    güzelim annabel lee.

    ay gelip ışır, hayalin erişir
    güzelim annabel lee,

    bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
    güzelim annabel lee,

    orda gecelerim, uzanır beklerim
    sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim

    o azgın kıyıdaki
    yattığın yerde seni.
    (pushitonmeshitonme, 23.12.2007 17:53)
  10. "but we loved with a love that was more than love"
    "sevdalı değil, kara sevdalıydık"

    melih cevdet sayesinde böyle de şahane bi çevirisine sahip olduğumuz amerikan tarihinin en ayyaş, en it, en kopuk bi o kadar da en harika şairi/yazarı olan edgar allan poe'nun the raven den sonra adamı tepetaklak eden ikinci şaheseri.
    (bad bad whiskey, 10.04.2008 00:42 ~ 00:44)
  11. "anası belli de babası kim bunun?"


    (334 şerrettin 3012, mars)
    (kl7mu, 11.08.2008 23:52)