|
|
- (bkz: eski sevgilim)
- maiden by the river adıyla da bilinir.
- katlama yerleri yeşillenip küf halini alıncaya kadar cüzdanlarda taşınan bir edgar allen poe şiiri.
en güzel çevirisi melih cevdet anday'a aittir.
sanılanın aksine annebel lee gerçek bir sevgili değil, ölmüş/öldüğü düşünülen hayali bir aşktır. ve bu yüzden edgar allen poenun nekrofili çalışmalarında başucu yere sahiptir.
- vladimir nabakov'un lolitasında fazlasıyla atıfta bulunulan poe eseri
(felis, 04.02.2006 22:26)
- biraz daha anlaşılır kılmak için ip uçları: "poe’nun anlatıcıları ölü kadınların hikayelerini, o kadınların ölümlerinden sorumlu olduklarını ima ederek anlatırlar. en iyi örneklerden biri olan annabel lee şiirinde, poe anlatıcının gizli kalan itirafını özellikle ölüçüyü kullanarak yansıtmıştır. öncellikle esnek ses oyunları, aliterasyonla tekrarlanan dizeler, şiirin bir peri masalı gibi okunmasını sağlar. başlangıç cümleleri olan “uzun uzun yıllar önceydi / o deniz ülkesinde” (ıt was many many year ago/ ın a kingdom by the sea.) okuyucuyu bir hikayenin içine gireceğine ve gerçekliğin çok da gerekli olmadığına inandırıyor. böylece, anlatıcı cenneteki meleklerin aşklarına gıpta ettiğini söyleyince okuyucu, sevgilinin ölümüne meleklerin neden olduğu kuşkusuna kapılıyor. belki de saklanan itirafın en çok açığa vurulduğu nokta, anlatıcının “evet! bu yüzden (şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi) diyerek haykırdığı dördüncü kıtadır. vuruşların genel bütünlüğünü bozan bu haykırış, anlatıcının kendini bu sudan mazeretle ikna ettiğinin etkisini vermektedir ki sanki ağzından henüz kaçmış gibi inanmaya başlamıştır. başka bir olasılık da anlatıcının, okuyucunun bu noktadaki süphelenmesini sezmiş olarak, hikayesini “evet!” haykırışıyla destekleme ihtiyacı hissetmesidir. her iki durumda da, düzgün, hemen hemen uyumlu giden ölüçüyü bozan bu taşkın çığlık, anlatıcının okuyucudan sevgilisinin ölümü için öne sürdüğü zayıf ve yavan bahanesinin altında yatan itirafını görmesini istediğini düşündürmektedir."
kaynak: yazarın bizat-i kendisidir.
- normal bir bünyenin her okuyuşta sarsılacağı, damakta bitter çikolata tadı bırakan şiir. orijinali:
it was many and many a year ago,
in a kingdom by the sea,
that a maiden there lived whom you may know
by the name of annabel lee;
and this maiden she lived with no other thought
than to love and be loved by me.
she was a child and i was a child,
in this kingdom by the sea,
but we loved with a love that was more than love
i and my annabel lee
with a love that the winged seraphs of heaven
coveted her and me.
and this was the reason that, long ago,
in this kingdom by the sea,
a wind blew out of a cloud by night
chilling my annabel lee;
so that her high-born kinsman came
and bore her away from me,
to shut her up in a sepulchre
in this kingdom by the sea.
the angels, not half so happy in heaven,
went envying her and me:
yes! that was the reason
(as all men know, in this kingdom by the sea)
that the wind came out of a cloud, chilling
and killing my annabel lee.
but our love it was stronger by far than the love
of those who were older than we
of many far wiser than we
and neither the angels in heaven above,
nor the demons down under the sea,
can ever dissever my soul from the soul
of the beautiful annabel lee
for the moon never beams without bringing me dreams
of the beautiful annabel lee;
and the stars never rise but i see the bright eyes
of the beautiful annabel lee;
and so, all the night-tide, i lie down by the side
of my darling, my darling, my life and my bride,
in her sepulchre there by the sea
in her tomb by the side of the sea.
- bir edgar allan poe klasiği. öldüğü yılda yazmıştır bunu poe, hatta ölümünden sonra yayımlanmıştır ilk defa.
bir de oğuz cebeci tercümesi vardır ki şöyledir;
annabel lee
uzun yıllar önceydi
deniz kıyısındaki bir krallıkta
belki bilirsiniz, bir kız yaşardı
annabel lee adıyla
ve bu kızoğlankız hiçbir şey düşünmezdi
bence sevilmek ve beni sevmekten başka.
o da ben de çocuktuk
bu krallıkta deniz kıyısındaki
ama aşktan da öte bir aşkla sevdik ben ve annabel lee
öyle bir aşk ki kanatlı serhapları göklerin
kıskanmıştı onu ve beni
ve bu yüzden uzun zaman önce
bu krallıkta deniz kıyısındaki
bir rüzgar esti bir buluttan, üşüterek
güzel annabel lee‘mi,
öyle ki soylu yakınları geldi bu yüzden
ve alıp götürdüler onu benden
bir mezara kapatmaya
bu krallıkta deniz kıyısındaki
melekler yarımız kadar mutlu olmayan gökte
kıskanıp durdu onu ve beni
evet neden buydu
bu deniz kıyısındaki krallıkta herkesin bildiği gibi.
ki o rüzgar esti buluttan geceleyin
üşüten ve öldüren annabel lee‘mi
ama çok daha güçlüydü aşkımız aşklarından
bizden daha büyük olanların
bizden daha bilge olanların
ve ne melekler yukarıdaki göklerde
ne de şeytanlar altında denizin
ayırabilir ruhumu ruhundan
güzel annabel lee‘nin
çünkü ay doğmaz asla hayalini getirmeden
güzel annabel lee‘nin
ve yıldızlar çıkmazlar ama parlak gözlerini hissederim ben
güzel annabel lee‘nin
ve böylece uzanırım yanısıra bütün gece vakti
sevgilimin-sevgilim-hayatım ve gelinim
o deniz kıyısındaki mezarda
onun mezarında, uğuldayan denizin kıyısındaki.
- uzaklardaki dosttan gelenmiş özlendikçe okunan poe eseri şaheseri , okuyan herkes birşeyler bulur kendinden..melih cevdet anday çevirisi en güzelidir.
- bu da melih cevdet anday çevirisi:
seneler,seneler evveldi
bir deniz ülkesinde
yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
ismi annabel lee,
hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
sevmekden başka beni.
o çocuk ben çocuk,memleketimiz
o deniz ülkesiydi,
sevdalı değil karasevdalıydık
ben ve annabel lee,
göklerde uçan melekler bile
kıskanırlardı bizi.
bir gün işte bu yüzden göze geldi,
o deniz ülkesinde,
üşüdü rüzgarından bir bulutun
güzelim annabel lee,
götürdüler el üstünde
koyup gittiler beni,
mezarı ordadır şimdi,
o deniz ülkesinde.
biz daha bahtiyardık meleklerden
onlar kıskandı bizi.
evet. bu yüzden (şahidimdir herkes
ve o deniz ülkesi)
bir gece bulutunun rüzgarından
üşüdü gitti annabel lee.
sevdadan yana, kim olursa olsun,
yaşça başça ileri,
geçemezdi ki bizi,
ne yedii kat göklerdeki melekler
ne deniz dibi cinleri
hiçbiri ayıramaz beni senden
güzelim annabel lee.
ay gelip ışır, hayalin erişir
güzelim annabel lee,
bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
güzelim annabel lee,
orda gecelerim, uzanır beklerim
sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim
o azgın kıyıdaki
yattığın yerde seni.
- "but we loved with a love that was more than love"
"sevdalı değil, kara sevdalıydık"
melih cevdet sayesinde böyle de şahane bi çevirisine sahip olduğumuz amerikan tarihinin en ayyaş, en it, en kopuk bi o kadar da en harika şairi/yazarı olan edgar allan poe'nun the raven den sonra adamı tepetaklak eden ikinci şaheseri.
- "anası belli de babası kim bunun?"
(334 şerrettin 3012, mars)(kl7mu, 11.08.2008 23:52)
|