|
|
- çabalayıp yine de anlamamak manasına gelmektedir,
bazen insan öyle yerlerde anlayamaz ki ne kadar çabalasa da boştur, ve anlayamamak çok koyar dedirtendir.
- anlayamamak kimi zaman başka insanların içinde bulunduğu durumu anlayamamaktır ki bu da içselleştirme yetisinin eksikliğinden kaynaklanır.bir insanat karşısındaki varlığı anlamak için kendini gerçekten onun yerine koyup ona göre hareket edebilmelidir.keşke insanların içselleştirme yetisi daha kuvvetli olurdu diyorum kendi kendime o zaman belki de ne namus cinayetleri olurdu ne de kan davaları ne de düşmanlık.çok mu zor bu!anlayamıyorum.ben de bu noktada kendimi çürütüp durumu içselleştiremiyorum.sonra diyorum ki her şey bir yere kadarmış demekki.ben başkalarından isterken kendilerini başkalarının yerine koymayı istediğim şeyi ben bile yapamıyormuşum meğer.ne acı...
- bazen yaradılış nedeniyle normalin kavradığını kavrayamamaktır. bugün özel öğrenme güçlüğü yaşayan binlerce öğrenci, kaynaştırma eğitim adı altında 8 yıllık mecburi eğitim ve öğretime alınmaktadır. diğerleriyle aynı ortamda bulunup aynı performansı göstermeleri beklenmektedir ama onlar sahiden anlayamamaktadır dersleri, arkadaşlarının dalga geçmelerini, öğretmenlerinin tutumlarını. onların özel eğitim okullarına, özel öğretmenlere ihtiyaçları vardır ama kaynaştırıp gitmektedir bugünkü milli eğitim programları. işte benim de anlayamadığım budur naçizane.
- anlayamamak birşeyi bir türlü kavrayamamaktan daha ötesidir. örneğin anlayamamak matematikteki olasılık hesabıdır. hiçbir zaman hesaplanamaz. nedense babam iki saniyede hesaplar, ben hiç anlamam, hep çabalarım yine de anlayamam.
- (bkz: algıda mallık)
- kalınan derslerin uzayıp gitmesine sebebiyet verebilecek bir durumdur.
|