bir cümle veya paragrafın noktalama, yanlış sözcük kullanımı, sözcüğün yanlış yerde kullanımı gibi sebeplerle zar zor anlaşımı. (bkz. oku da adam ol baban gibi eşek olma)
bissürü çeşidi olan ve bulup da düzeltmeyi öğrenince sürekli gözüne batan öss konusudur.ama öss geçiiip gittikten sonra herkes unutur bu konuyu.rutin yaşama devam edilir.zaten öle "ayyy anlatım bozukluğuuuuu" diye verilen tepkiler de göte bir çimdikle son bulur.
öss'ye hazırlanırken kafa yormaktan en çok hoşlandığım ve yılmadan üstüne soru çözdüğüm türkçe soru biçimi."geri iade etmek" ya da "kendini intihar etmek" en sık kullanılanlardan bazılarıdır.
lise son dersi yapmak yerine öss çalışması yapılan okullardaki öğrencileri öğrenci olmaktan ve edebiyat derslerinden bıktıran edebiyat hocalarının öğrenilse bile üzerinde en çok durduğu konu.
42yıllık edebiyat öğretmeni babamın kafama vura vura bütün kurallarıyla ezberlettiği konu.yıllarıma yazık olduğunu şimdi şimdi anlıyorum..nasılsa televizyon izlerken en güzel şekilde ve kolayca öğrenebileğim birşeymiş.
öss'de soru yoğunluğu baya fazla olan konu.ayrıca zamanında kafayı çok taktığım ve en iyi bildiğim türkçe konusu olmasından dolayı şimdi televizyonlarda en çok ilgimi çeken yanlışları barındırır.
öss'de çıkacak diye bütün sene çalıştığımız, ebemizi ağlatan konu. evde pratik yapın, televizyonda bulduklarınızı yazın, ailenizin söylediklerini yazın demişlerdi; annem bana küsmüştü "git sen kendine düzgün, anlatım bozukluğu olmadan konuşan anne bul" diyerek ehaheha. (en çok o yapmıştı)
ösym başkanı konuşurken öss sınavı demişti, "bak yaa bu adam bile yaparsa bunu olur mu?" yorumlarına maruz kalmış kendileri bilmese de.
(en zoru ise fenden kafasını kaldıramayan fenci arkadaşlara "özetlemek" olmuştur anlatım bozukluklarını)
"bu yıl öss sınavını zor bekliyoruz"
zaten "ö.s.s" öğrenci seçme sınavı demektir.öss sınavı demek anlatım bozukluğunun allahıdır yani.ve edebiyat hocaları hariç bütün hocalar bu yanlışı yapar.
türkçe dersinin nispeten biraz zor gelen konusu. çünkü günlük hayatta o kadar çok anlatım bozukluğu yapılmaktadır ki testteki her şık bize göre normal gelmektedir. dolaysı ile hangisinde anlatım bozukluğu olduğunu bulmak güçleşmektedir. ancak iyi bir türkçe öğretmeniniz var ise bu konunun üstesinden gelmek kolaydır.
bizim dersanedeki türkçe öğretmenimizin uyguladığı yöntem bence gayet hoştu. anlatım bozukluklarını anlattıktan sonra elimize iki sayfadan oluşan ve içinde yaklaşık 150 tane anlatım bozukluğuna örnek olan cümle bulunan çalışma kağıdı verdi. ve "eğer bütün bu kağıttaki anlatım bozukluklarını bulabiliyorsanız artık öğrenmişsinizdir" dedi. ancak ben bütün uğraşlarıma rağmen bir cümledeki hatayı bulamadım. derken ertesi ders hocamız bir cümlede anlatım bozukluğu olmadığı itiraf etti. çünkü o cümleyi matbaaya hazırlayan sayın abimiz "ya bu cümlede anlatım bozukluğu var nasıl iş arkadaş bir de türkçe öğretmeni olacak" diyerekten anlatım bozukluğunu gidermiş. ellerin dert görmesin abi ama 150 cümleden sadece bir tanesini mi bulabildin?
sözcüklerle ilgili anlatım bozuklukları aşağıdaki gibidir.
yapıları yanlış olan sözcükler-yemek yiyilip, kahveler içildikten sonra konuya geçildi.
birbiriyle karıştırılan sözcükler-onların azımsadığı genç edebiyatçılar çok başarılı oldu.
gereksiz kullanılan sözcükler-seçimlerin tarihi yaklaştıkça partilerin faaliyeti gittikçe artıyor.
gereksiz yinelenen sözcükler-ilgi ve alakanızı esirgemeyeceğinizi biliyorum.
gereksiz kullanılan yardımcı eylemler-yavrulama yapan kediler kobay olarak kullanıldı.
çelişen sözcükler-eminizki iradeli bir insan olan öğretmenimiz bu sorununu da herhaldeçözmüştür.
yanlış okunan, yazılan ve söylenen sözcükler-sezeryan sezaryen