belki ilginizi çeker
  1. · zapiski iz podpolya
  2. · anlamak
  3. · keşke
  4. · idrak etmek
  5. · emekli uğraşları
  6. · ingilizceyi geliştirmenin yolları
  7. · artık sevmediğini anlamak
  8. · yengeç burcu kadınına aşık olmak
  9. · cümleye noktalama işaretleriyle farklı mana vermek
  10. · hoşaf
gündem
  1. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  2. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  3. · okan bayülgen
  4. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  5. · disko kralı
  6. · yasaklanması gereken şeyler
  7. · darwin i bitiren balık
  8. · dabbe
  9. · sınav uykusu

anlamak  

 sayfa  / 2
  1. dünyanın en zor işi..
    bir de anlatamamak var..
    ve bir de anlamadan yargılamak..
    acımadan eleştirmek..
    zerre kadar anlamadan..
    anlamadığının farkında olmamak en kötüsü..
    en güzeli susmak..
    anlasan da susmak bazen..
    (tenekeci, 02.12.2004 22:38)
  2. insanların birbirine uygulaması en zor olan şeydir. kimse başkasını tam olarak anlamaz çünkü onun gibi düşünüp hissedemez. insan her zaman durduğu noktayı haklı görür. çocukken çocukları ana babayken ebeveynleri anlar. bu yüzden anlamak zordur çünkü insan kaç kişi gibi yaşayabilir ki. bunun için yeni bir laf söylüyorlar anlamayı kolaylaştırıcı empati...
    (si, 15.04.2005 00:44)
  3. tehlikelidir;çok acıdır.gerçeği ve olanı görmek,anlamak çoğu kez ağırdır.ilk anlarda sarsıcıdır.içine yengeç gibi yapışır anlanılan.zaten kökenindeki gibi bir anda olur.o an,uzun bir andır.kendi kendine anladım dersin.ve hiçbir şey o andan itibaren aynı olamaz.
    (marooned, 01.07.2005 15:52)
  4. mevzuyu kavramak... cümle içinde kullanırsak: "sonra doldururum diye boş yere bakınız vermenin, kullanıcıları rahatsız ettiğini yeni anladım"
    (abbas yolcumu, 26.10.2005 02:01)
  5. anlamak yok çocuğum,
    anlar gibi olmak var

    akıl için son tavır,
    saçlarını yolmak var

    (necip fazıl kısakürek)
    (genemisis, 10.02.2006 06:16)
  6. anlamının kavranması zor olan kelime..
    (sulfur, 25.04.2006 20:02)
  7. en mükemmel ve en anlam yüklü kelimedir. "an"lamak. "an". hepsi anla alakalıdır. ifade etmenin zamanla (gelmiş veya gelecek fark etmez) birleşmiş halidir.
    bir şeyi "an"latırsınız, "an"larsınız veya "an"lamazsınız. anlatılan o "an"ı kavramaktır ve hissetmektir ve açıklamaktır.
    ifade ettiği şeyin en çözülesi "an"lama sahip olduğu kelimedir benim için son zamanlarda.
    bi şeyi zamanıyla konusuyla ve duygusuyla açıklıyosanız karşınızdaki siz anlatmanıza ramen anlamasa da ne yazar, o anlamadığı için sinir olmayın anlattığınız için sevinin. çünkü bi şeyi o düşüncenin geliş "an"ıyla alakadar ederek açıklamak kadar haz verici olan şeylerin sayısı çok seyrektir.
    öpüyorum gözbebeklerinizden.
    (caydanlik, 06.05.2006 18:36)
  8. ingilizce'deki understand ve arapça'daki vakafe fiillerinin karşıladığı anlam. esasen bu iki yabancı kelimenin aralarındaki ilişki dikkat çekicidir. vakafe fiili aynı zamanda ayakta durmak anlamına da gelir. tıpkı understand'in içinde barındırdığı aynı anlam gibi. "stand" de durmak, ayakta dikilmek demektir çünkü. ve bu iki fiil ayrı ayrı dillerde "anlamak" manasını içeriyor. demek ki durmak ile anlamak arasında bir ilişki kurulmuş oluyor. "herhangi bir konuya vakıf olmak" o konu üzerinde durup düşünmek ve bir kanaate varmak anlamına geliyor böylece. enteresan.
    (open your heart i am coming home, 01.04.2007 17:58 ~ 17:59)
  9. birine bir şeyi yapmasını söylemek, karşıdakinin bunu anladığı anlamına gelmez.
    bunu anlaması yapacağı anlamına gelmez.
    yapması, doğru yapması anlamına gelmez.
    doğru yapması,anladığı anlamına gelmez...
    (blinkin, 01.04.2007 18:04)
  10. (bkz: ilahi hediye)

    "abi anlamaz o" bir insana edilebilecek en ağır küfürdür.
    (lefteyenine, 17.05.2007 19:18)
  11. mecal yokuşuna çıkmak zordur, serinkanların dökülürken. telefonometreye karşı çıkarcasına, yamuk bilim uygulamalarından sıkılmış ağaçlar söylenir diğer kulağına. dinlemez, devam edersin. şehitlerin anıtında, abinin yanındaymışçasına güvenle ağlarsın, uslanırsın. gözü açamadığın şeylerin gözbebeğinden yakın olduğunun dersini çıkarır, kulağına küpe edersin. ibret alamadığın tüm sözleri yumuşatır enjektörle damarlarına çekersin. kıssadan hisselerini, batak ihalelerinin bağrışları arasından zor duyarsın. her yer kalabalıktır getireceğin akla baş ararsın. gün bittiğinde uykuya davet gecenin kör lambalarında tamamladığın yazıyı cebine sıkıştırırsın. sanki bi’ bokmuş gibi…

    umarım anlamışsındır genç adam, inşallah o kadar kafan çalışıyordur.
    (zoser, 17.08.2007 01:03 ~ 07:24)
  12. "anlamak yalanı
    gideni ve gelmekte olanı..."

    nazım hikmet
    (stilgar, 17.08.2007 01:09)
  13. (deliyayla, 17.08.2007 01:09)
  14. genelde insanların pek yapamadığı bir şeydir. anladığını sanarak gereksiz şeyleri yapar ve zaman kaybına neden olur kişiler.

    birisini anlamak için; tanımak, değer vermek, zaman ayırmak vb. gereklidir. oysa insanlar anladığını sandıkları kişiler için bunların çoğunu yapmazlar tanımadan anladım derler, değer vermeden anladım derler, zaman ayırmadan anladım derler vs.
    ve çoğu zaman hata yaparlar.insanları incitirler (birbirlerini incitirler).
    onun için böyle büyük bir iddiada bulunmak için kişinin, karşısındaki kişiyi tam olarak sindirmiş ve tanımış olması gereklidir.

    bir de;
    (bkz: beni bir tek sen anladın sen de yanlış anladın)
    belki alakalıdır.
    (94143243431512659321054872390486828512913474876027, 17.08.2007 01:11)
  15. anlamak istememenin bir üst seviyesidir.
    öncelikle bazı şeylerin farkına varır ancak konduramaz kişi o veya bu sebeple.
    düşüncesinin doğruluğunu fark etmek istemez,zorlar...
    artık son demine geldiğinde,
    yapacak hiçbir şey kalmadığında ,yüz yüze gelince gerçekle,
    anlar!!
    maalesef,acıdır evet.
    ama anlar mecbur,çarpar gerçek!
    (rhododendronluteum, 17.08.2007 01:19)
  16. anlamak, duyargaların sonsuz açık olmasını, hassasiyeti gerektiren bir seydir..
    hassasiyet insanı biraz anladıgını gosterir ama yine de mutlak anlamak yoktur. olmayacak seydir iki insanın birbirini tam olarak anlaması..ve bu yuzden bazen en iyi evlilik de sagır bir adamla kör bir kadın evliliğidir..
    (estrella de mar, 02.11.2007 21:11)
  17. yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum
    ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün
    boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum
    kadrini bilmek lazım artık her açan gülün
    şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün
    yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum.

    (bkz: cahit sıtkı tarancı)
    (küçük çocukların balonlarını patlatan cani herif, 22.07.2008 04:45)
  18. bilmekten daha önemli, hissetmekten daha önemsizdir.
    (akmai, 14.08.2008 15:01)
  19. an'la bilmek... örneğin nota bilmeyen bir kimse bir müzik parçasının notasını görür ama hiç bir şey anlamaz. anlamak, aynı zamanda başka türlü olmayacağını kavramayı* da içerir.
    (pink caterpillar on a mushroom, 16.10.2008 15:05 ~ 15:06)
  20. insanların seni anlamadığını anladığın an, anlamayı anlamışsındır demektir.
    (mandolina, 29.10.2008 01:04)
  21. bazen de, 'yol nereye gider?' sorusunun bizzat kendisi. uzun ve afili bir girişten ziyade diyelim ki;

    bir tabloya baktığımda, lafın gelişi diyelim ki, onun rönesans döneminden kalma bir tablo olduğunu anlıyorum. ama bu bana bir rönesans tablosu çizmek için yetmiyor.

    iyi mizahı anlıyorum, ama iyi mizah yapamıyorum.

    yeraltından notlar'ı okuduğumda "bu kitap beni anlatıyor" diyebiliyorum, ama yeraltından notlar yazamıyorum.

    anlamak.. ama neyi anlamak? ne kadarını anlıyoruz "anladım" dediğimizde. (cümle arasına sırnaşan ek: allah belamı versin benim, ne iğrenç klişe bi cümle kurmuşum burda böyle!)

    sarhoş olmanın nasıl olduğunu anlıyorum, ama kusursuz sarhoş olamıyorum. aşık olmanın nasıl olduğunu anlıyorum, ama kusursuz aşka ulaşamıyorum. sabahın 7sinde bir çalar saatle uyandırılmanın lanetlenilmişliğini anlıyorum, ama buna bir çözüm bulamıyorum. 1 milyon tl ile hayatımın sonuna kadar çalışmadan rahatlıkla yaşayabileceğimi anlıyorum, ama 1 milyon tl nasıl kazanılır çözemiyorum..

    gerçekten anlıyor muyuz olup bitenleri? anlamak tek başına yetetli değil.

    ya da ben bunca zamandır, david lynch hakkında, "ne yaptığını kendisi de anlamayan ve çektiği filmlerin kilit sahnelerini eksik bırakarak veya birbirine karıştırarak seyircinin aklını çelen bir şarlatan" derken, hiçbir şey anlamıyor muyum?..

    anlıyorum, biliyorum derken birtakım şeyleri büyük büyük anlamadığımız kesin. tıpkı birtakım şeylerin öyle olmasını anlayamadığımız gibi.

    karanlıkta dans'ta björk'ün de özetledi gibi;

    "görülecek ne kaldı ki?!"

    işte bütün dünya böyleydi; görülecek de, anlayacak da pek bişii kalmadı.
    (geber marla singer, 08.03.2009 23:46 ~ 02.05.2009 10:48)
  22. en tehlikelisi de bazen hayatta olup biten herşeyi anlamaya başlamaktır, anlamaktır. yalanları, dolanları, sahtelikleri... "çıkar" kelimesinin ne demek olduğunu kavrarsın. hayatta hiçbir şeyin adil olmadığını düşünmeye başlarsın. 1000 verip hiç alamadığını görmeye başlarsın. susarsın. ağlayamaz duruma gelirsin, yorum yapmaya bile mecalin kalmaz.

    o kadar çok özlersin ki şuursuzca hiçbir şeyi anlamadan oyuncaklarınla oynadığın günleri... o kadar özlersin ki sadece bakışlardan ibaret olan masum aşkları... babanı... sadece bir ateri oyununu kazanmanın sevincini... bisikletten düşünce dizinde açılan kocaman yaraları... yakantop oynarken arabanın altına kaçan topu almaya çalışırken üstünün başının batmasını... sadece özlediğinle kalırsın.

    o kadar özlersin ki "seni seviyorum"u söylemeye utandığın zamanları... büyüdükçe dersin "özür dilemek ayıp değildir", sevdiğini haykırmak salaklık değildir diye... herkesin "yapmam" dediklerini sen yapabilirsin, yaparsın. karşılığında ne alırsın? kocaman bir sıfır. kimsenin kimseye yapmadıklarını sen gerçekten güvendiğin, daha doğrusu "son kez güvenmeye karar verdiğin"e yaparsın; o da oyunu kurallarına göre oynamaya karar verir. oyunu kurallarına göre oynamak. hayatı bir tek ben mi ciddiye alıyorum nedir? oyun mu oynuyoruz, yoksa hayat mı tüketiyoruz?

    zordur herşeyi anlamak, hayatın bütün pisliğini algılayabilmek ve bütün bunlara rağmen yine de onları kabullenerek "sike sike yaşamak zorunda olarak" nefes alıp vermek. koyar insana... o kadar istersin ki bazen 3 yaşına geri dönmeyi. düşünmezsin, düşünemezdin çünkü böyle şeyleri. düşünmekten vazgeçmek... anladıklarını anladığın günü unutup yeniden -anlamamanın- bir yolu var mıdır acaba... merak ediyorum...
    (photographer, 23.04.2009 22:03 ~ 22:09)
  23. bazen acıtır, bir de bunun gelişme öncesi sezilmesi de yaralayıcı olabilir.
    (sarc, 10.06.2009 13:39)
  24. anlamak; "öl(dür)mek"tir...

    şu halde;

    "ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız"... [hadis-i şerif]
    (virgillius, 25.06.2009 16:28)
  25. "sevgili okuyucularım,

    sizin dinlemek isteyip istemediğinizi bilemem ama,

    şimdi size niçin bir böcek bile olamadığımı anlatmak istiyorum.

    şunu bütün ciddiyetimle belirteyim,

    pek çok kez böcek olmayı istemişimdir.

    ne yazık ki,buna bile erişemedim.

    baylar,yemin ederim,

    her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır;

    hem de tam anlamıyla,

    gerçek bir hastalık."


    der, fyodor mihayloviç dostoyevski yeraltından seslenirken.

    (bkz: zapiski iz podpolya)
    (mabel, 05.09.2009 15:13)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil