|
|
- dünyanın en zor işi..
bir de anlatamamak var..
ve bir de anlamadan yargılamak..
acımadan eleştirmek..
zerre kadar anlamadan..
anlamadığının farkında olmamak en kötüsü..
en güzeli susmak..
anlasan da susmak bazen..
- insanların birbirine uygulaması en zor olan şeydir. kimse başkasını tam olarak anlamaz çünkü onun gibi düşünüp hissedemez. insan her zaman durduğu noktayı haklı görür. çocukken çocukları ana babayken ebeveynleri anlar. bu yüzden anlamak zordur çünkü insan kaç kişi gibi yaşayabilir ki. bunun için yeni bir laf söylüyorlar anlamayı kolaylaştırıcı empati...
- tehlikelidir;çok acıdır.gerçeği ve olanı görmek,anlamak çoğu kez ağırdır.ilk anlarda sarsıcıdır.içine yengeç gibi yapışır anlanılan.zaten kökenindeki gibi bir anda olur.o an,uzun bir andır.kendi kendine anladım dersin.ve hiçbir şey o andan itibaren aynı olamaz.
- mevzuyu kavramak... cümle içinde kullanırsak: "sonra doldururum diye boş yere bakınız vermenin, kullanıcıları rahatsız ettiğini yeni anladım"
- anlamak yok çocuğum,
anlar gibi olmak var
akıl için son tavır,
saçlarını yolmak var
(necip fazıl kısakürek)
- anlamının kavranması zor olan kelime..
- en mükemmel ve en anlam yüklü kelimedir. "an"lamak. "an". hepsi anla alakalıdır. ifade etmenin zamanla (gelmiş veya gelecek fark etmez) birleşmiş halidir.
bir şeyi "an"latırsınız, "an"larsınız veya "an"lamazsınız. anlatılan o "an"ı kavramaktır ve hissetmektir ve açıklamaktır.
ifade ettiği şeyin en çözülesi "an"lama sahip olduğu kelimedir benim için son zamanlarda.
bi şeyi zamanıyla konusuyla ve duygusuyla açıklıyosanız karşınızdaki siz anlatmanıza ramen anlamasa da ne yazar, o anlamadığı için sinir olmayın anlattığınız için sevinin. çünkü bi şeyi o düşüncenin geliş "an"ıyla alakadar ederek açıklamak kadar haz verici olan şeylerin sayısı çok seyrektir.
öpüyorum gözbebeklerinizden.
- ingilizce'deki understand ve arapça'daki vakafe fiillerinin karşıladığı anlam. esasen bu iki yabancı kelimenin aralarındaki ilişki dikkat çekicidir. vakafe fiili aynı zamanda ayakta durmak anlamına da gelir. tıpkı understand'in içinde barındırdığı aynı anlam gibi. "stand" de durmak, ayakta dikilmek demektir çünkü. ve bu iki fiil ayrı ayrı dillerde "anlamak" manasını içeriyor. demek ki durmak ile anlamak arasında bir ilişki kurulmuş oluyor. "herhangi bir konuya vakıf olmak" o konu üzerinde durup düşünmek ve bir kanaate varmak anlamına geliyor böylece. enteresan.
- birine bir şeyi yapmasını söylemek, karşıdakinin bunu anladığı anlamına gelmez.
bunu anlaması yapacağı anlamına gelmez.
yapması, doğru yapması anlamına gelmez.
doğru yapması,anladığı anlamına gelmez...
- (bkz: ilahi hediye)
"abi anlamaz o" bir insana edilebilecek en ağır küfürdür.
- mecal yokuşuna çıkmak zordur, serinkanların dökülürken. telefonometreye karşı çıkarcasına, yamuk bilim uygulamalarından sıkılmış ağaçlar söylenir diğer kulağına. dinlemez, devam edersin. şehitlerin anıtında, abinin yanındaymışçasına güvenle ağlarsın, uslanırsın. gözü açamadığın şeylerin gözbebeğinden yakın olduğunun dersini çıkarır, kulağına küpe edersin. ibret alamadığın tüm sözleri yumuşatır enjektörle damarlarına çekersin. kıssadan hisselerini, batak ihalelerinin bağrışları arasından zor duyarsın. her yer kalabalıktır getireceğin akla baş ararsın. gün bittiğinde uykuya davet gecenin kör lambalarında tamamladığın yazıyı cebine sıkıştırırsın. sanki bi’ bokmuş gibi…
umarım anlamışsındır genç adam, inşallah o kadar kafan çalışıyordur.(zoser, 17.08.2007 01:03 ~ 07:24)
- "anlamak yalanı
gideni ve gelmekte olanı..."
nazım hikmet
- (bkz: anlatamıyorum)
- genelde insanların pek yapamadığı bir şeydir. anladığını sanarak gereksiz şeyleri yapar ve zaman kaybına neden olur kişiler.
birisini anlamak için; tanımak, değer vermek, zaman ayırmak vb. gereklidir. oysa insanlar anladığını sandıkları kişiler için bunların çoğunu yapmazlar tanımadan anladım derler, değer vermeden anladım derler, zaman ayırmadan anladım derler vs.
ve çoğu zaman hata yaparlar.insanları incitirler (birbirlerini incitirler).
onun için böyle büyük bir iddiada bulunmak için kişinin, karşısındaki kişiyi tam olarak sindirmiş ve tanımış olması gereklidir.
bir de;
(bkz: beni bir tek sen anladın sen de yanlış anladın)
belki alakalıdır.
- anlamak istememenin bir üst seviyesidir.
öncelikle bazı şeylerin farkına varır ancak konduramaz kişi o veya bu sebeple.
düşüncesinin doğruluğunu fark etmek istemez,zorlar...
artık son demine geldiğinde,
yapacak hiçbir şey kalmadığında ,yüz yüze gelince gerçekle,
anlar!!
maalesef,acıdır evet.
ama anlar mecbur,çarpar gerçek!
- anlamak, duyargaların sonsuz açık olmasını, hassasiyeti gerektiren bir seydir..
hassasiyet insanı biraz anladıgını gosterir ama yine de mutlak anlamak yoktur. olmayacak seydir iki insanın birbirini tam olarak anlaması..ve bu yuzden bazen en iyi evlilik de sagır bir adamla kör bir kadın evliliğidir..
- lobotomifçe çekiştirilir.
- yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum
ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün
boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum
kadrini bilmek lazım artık her açan gülün
şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün
yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum.
(bkz: cahit sıtkı tarancı)
|