öğretmenlerin konu anlatımı sonrası kullandıkları kalıp. "ben anlattım, süper anlattım hem ama sen anlamamış olabilirsin tabi, zeka seviyen benim mertebeme ulaşamamış olabilir, dile getir anlamadığını ben yine anlatırım, öyle de sabırlıyımdır, süperim lan ben, çekinme haydi anlamadığını biliyorum gerizekalı, boş boş bakacağına sorsana, allaaan salaa" anlamına gelir. "anladın mı?" anlamında da kullanılan bu söz, eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarına kesinlikle yasaklanmış bir cümledir, öğrenciye ve zekasına hakaretle eşdeğerdir.
oysa öğretmenlerin "anlatabildim mi?", "anlatamadığım bir yer varsa, anlaşılmayan bir yer, tartışalım" demesi daha uygundur.
öğrencilerin rezil olmak korkusuyla cevap veremedikleri öğretmen sorusu..
+ evet çocuklar.. anlamadığınız bir yer varsa sorun
- hocam, ben saunayı anlamıyorum bir türlü. nedir yani amaç?
+ eee.. yer derken.. öyle değil tabii tam..
(kuzgun, 30.03.2007 10:25 ~ 10:26)
anlamadığın yerleri toparlamaya çalışırken geçen zaman içindeki bir soru, geçmiş geçmiştir artık....
bir soruyu sorabilmek için bile konuyu azıcık kıyısından anlamışlık gerekmesine rağmen öğretmenlerin ısrarla kullandıkları kalıp.
samimiyetinden şüphe ettiğim bir cümledir. sınavda anlamadığın yeri sorunca
ne anlıyorsanız onu yazın der, satarlar iki dakikada.
geometri dersinde kendine fazlasıyla güvenen ve hiç bir soruyu kaçırmayacağını düşünen öğrencinin arkadaşlarına sorduğu sorudur. ama soru tam olarak bu kadar kısa değildir.
" anlamadığın, takıldığın, ürktüğün, sormaya çekindiğin, darlandığın bir soru varsa çekinme sor emin ellerdesin" şeklinedir. ne zaman bu şekilde yaklaşılsa insanların suratlarında sinirli bir hava meydana gelir yaklaşan kişinin kibirli tavırından olsa gerek.
not: soru sorarken tonlama çok önemlidir soruya maruz kalan kişide nefret uyandırdıktan sonra cevap verilirken karşıda büyük bir beğeni oluşur.
anlamadığı yer olduğunu belirtmek için kalkan el başarısız bir öğrencinin eliyse cevabın geçiştirildiği, başarılı öğrenciye ise konunun en başından bile anlatılabileceği durumdur.
tuzak sorudur. hele ki hoca hafiften sorunlu bir tipse. aman aman hiç bulaşmayın derim. nasılsa sınıfta her b*ku anlayan birileri vardır. gidin onlara yamanın. ne bileyim, bir kahve neyim ısmarlayın size anlatsınlar. es kaza hocanın hatasını yakalarsınız, sonra işin yoksa hocanın gazabına uğra(başıma geldi biliyorum)...
hiçbir zaman cevabı
ben anlamadım öğretmenim olamayan öğretmen tümcesi
klasik öğretmen repliği.
anlaşılan bir yer diyip espri yaptığını sanarak kahkahalarla gülenler de vardır.
(maybe, 06.06.2008 17:42)
aslında iyi niyetten ziyade tehdit içeren bir cümledir, genellikle sınavlarda hoca tarafından kurulur ve hep "sorun da bakın ne oluyor" bakışı bu cümleye eşlik eder.
anlamadığınız ''bir yer'' varsa sorun:
peki ben konunun tümü anlaşılmadıysa o zaman sil baştan mı anlatılacak. bu sorunun sorulabilmesi için bir yerinden üç beş birşeyler anlaşılması lazım ama hiçbiryeri anlaşılmadıysa böyle bir soru sorulamaz ve hoca büyük bir başarı sergilemişcesine gülümser ve dersten çıkar. konu anlaşılamadığı ile kalır...
en azından bizim derslerin geleneği budur.
kolu ile yüzünü kapatarak ağlarken görmüştüm babamı, koltuğun köşesinde. o çocuk aklımla içim burkulmuştu, elimde topum öylece bakakalmıştım. annemin o kareyi hafızama yazmamam için beni kolumdan çeke çeke diğer odaya götürmesi anlamsızdı. babam ağlıyordu, görmüştüm. masumca bir soru yönelttim anneme, "ne oldu anne". anlamsızca ağladım, neden ağladığımın belki tam olarak farkında değildim. çünkü o zamana kadar ki en ağır acım, bisikletten düşmem veya aldığım ilk futbol topunun patlamasıydı. hep bunlara ağlamıştım şimdiye kadar. ölüm neydi ve beni nasıl ağlatıyordu?
bayramda verdiği kağıt 100 bin lira tedavulden kalkmamıştı daha ölüdüğünde. dedemle ilgili hatırımda kalan tek hatıra o bayramdı. elini öpmüştüm ve parayı cukka etmiştim. çocukluk işte, o zamanlar büyüklerin sevgilerini verdikleri para ile ölçerdik. daha çok para veren daha çok seviyodur hesabı. ailesel nedenlerden dolayı pek bir paylaşımım olmamıştı aslında dedemle. ama beni severdi, bende onu.
o günden sonra geceleri yatarken, anne - babamdan birisinin bir gün beni terkedeceğini düşünmeye başladım. babamı ağlarken gördüğüm o koltuğa kendim oturdum, kolumla kapattım yüzümü ve ağladım.
ey hayat!
anlamadığım çok yer var sormak istiyorum!
her gün,
her akşam,
yanında olduğum her vakit,
her saniye
kendini anlatsan da bana
anlayamıyorum seni.
seninleyken kafamı sana veremiyorum.