anladım 

adana çık aradan

  1. gerçekleştiğinde hep bir şeylere geç kalınmış,fırsatlar kaçırılmış olan iç ses;olgun durgun
    (marooned, 09.05.2004 01:15)
  2. dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe
    sırf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim
    dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe
    sırf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim

    tanıdık bir huzur aradım şaşkın bakışlarında dün
    bildik bir söz bekledim eskiden kalma öylesine
    konuştu bir şeyler söyledi beklediğim sözler bunlar değil
    yüzüme baktı gözlerime ama senin gibi değil

    anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
    hiç kimse senin gibi canımdan öte can değil
    anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
    hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil

    anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
    hiç kimse senin kadar umuduma yol değil

    dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe
    sırf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim
    tanıdık bir huzur aradım şaşkın bakışlarında dün
    bildik bir söz bekledim eskiden kalma öylesine

    konuştu bir şeyler söyledi beklediğim sözler bunlar değil
    yüzüme baktı gözlerime ama senin gibi değil

    anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
    hiç kimse senin gibi canımdan öte can değil
    anladım ki hiç kimse hiç kimse sen değil
    hiç kimse senin kadar fikrime huzur değil

    sözleriyle ve leman samın o kadife sesiyle insanı duygusal bir aleme alıp götüren şarkı
    (ascella, 11.07.2004 11:18)
  3. en güzel leman sam şarkısıdır bence...insanı melankolik yapsada dinlemeye değerdir...
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 28.09.2004 10:35 ~ 10:35)
  4. leman sam'ın en ünlü şarkısı.
    insanın benliği koparıp eski bir aşkını hatırlatıp gözlerini yaşartan şarkısı
    (stocky2001, 10.01.2005 10:01 ~ 07.01.2007 19:32)
  5. yılmaz erdoğan şiiri

    anladım,
    sabahları açılır.
    esnaf çarşıları yeminle
    “bedreddin'im bir ağaca asılır”.

    anladım,
    en büyük yalan yemindir.
    edilir sabahları,
    gecesini hatırlamayan esnafların

    tüm merasimleri gömdüm.
    ömrümün reklam amaçlı takvimlerine.
    anladım,
    kimse üzgün değildi.
    bayraklar yarıya indiğinde.

    bir tek el isteyen,
    yordam ve özür dileyen,

    anladım.
    herkese kötü şeyler hatırlatan yüzüm,
    evet yüzümdü.
    her görüşmeye taşıdığım,
    kandırılmaya gönüllü bir gönülle,
    az sütlü neskafelere sigaralar iliştirdim.
    göz gördüm başka açılara ayarlı.
    uzun bir yüz gördüm.
    meğer filmin sonu diye ayarsız
    fin yazardı end zamanında
    bir zamanlar,
    fransızlar hep fransız kalacaklar,
    sabah sinemasında pazarları...

    aklımı alıp doğduğum evin,
    müze olma isteğine saklayacaklar.

    ama kavaklar büyüyecek.
    herkesten gizli boyatmak,
    bir kavağın becereceği iştir ancak.

    anladım ki ağaçlar,
    toprağa acı verdikçe büyüyorlar.

    her pazartesi and içip,
    cumaları marşa basan,
    camiler dolusu yemin edip,
    taburlarca yalan söyleyen,
    bu toprakta bu ağaç
    kuruyacaktır elbet.

    anladım.
    kimseye acı vermeden,
    büyünmüyor.
    namusum ve şerefim ve
    çocukluğumun üzerine beton dökerim ki
    tüfek filan değil,
    çimento icat edildi de
    bozuldu mertliğin mimarisi,
    esrarlı bir ülkeye göçtü sabrın taş ustaları.

    anladım.
    altı dükkan olsun istiyor evinin.
    ve ağlamaklı bulmuyor apartımanları
    benim taş ustamın karısı.
    ve her yerde
    şube açmak istiyor.
    iskender kebabını icat eden,
    büyük iskender’in çocukları
    ki gölge filan etmez.
    yoğurtlu bir ziyafet çekerdi.
    diyojen’le karşılaşsaydı.

    anladım.
    bursalı iskender’in,
    romalı arkadaşından daha çoktur
    uygarlığa katkısı.

    oysa;
    bu satırlarla üstünü örten ben,
    kelimelerle sargı bezi ve
    merhem yapan,
    ozanlığı en çok kendini üzen ben,
    anladım.
    sadece öğlenleri açarım yaramı.
    ve hiçbir yerde şubesi olmaz,
    bu kanamalı hastanın.

    anladım.
    (marooned, 21.02.2005 14:05)
  6. bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
    kendimi bulduğumda anladım.
    herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    kendi yolumu çizdiğimde anladım..
    bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
    bildiklerini bana neden anlatmadığını,anladım..
    yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
    aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
    acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    neden hiç ağlamadığını anladım...
    ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım...
    bir insanı herhangi biri kırabilir,
    ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
    çok acıttığında anladım...
    fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım...
    yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    yüreğini elime koyduğunda anladım...
    "sana ihtiyacım var, gel !" diyebilmekmiş güçlü olmak,
    sana "git" dediğimde anladım...
    biri sana "git" dediğinde, "kalmak istiyorum" diyebilmekmiş sevmek,
    git dediklerinde gittiğimde anladım...
    sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
    özür dilemek değil, "affet beni" diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
    gerçekten pişman olduğumda anladım...
    ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
    sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
    ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım...
    'sevgi emekmiş',
    emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

    can yücel
    (whisper, 11.10.2005 12:19)
  7. bir zamanlar yasaklı olduğunu duyduğum çok güzel bir leman sam şarkısı. yasaklanma sebebi de şöyleymiş efendim:
    türk kadını hiç tanımadığı bir erkeğe merhaba diyemezmiş..türk geleneklerine tersmiş bu olay.. evet..
    edit: yanlış hatırlamıyorsam yasaklama 80 darbesi sonrasında olmuş..
    (shotcrete, 11.02.2007 23:27 ~ 23:29)
  8. gecenin bir vaktinde gelen davetsiz bir misafirdir bu şarkı.gündüz de dinlesen öyledir
    davetsizdir çünkü en dipte,kimseye dillendirmediğin duygularını bir bir çarpar suratına karşılık veremezsin misafir olmasından mütevellit.susar dinlersin içindeki çığlıkları bastırmasını umarak.
    (karışıkhazırlayanusta, 25.09.2007 22:35)
  9. nietzsche'nin hayat felsemi oluşturmamdaki enfes şiiri.. şebnem ferah tarafından da "korkarak yaşıyorsan" adlı bir parçayla bestelenmiştir.

    öyle bir hayat yaşıyorum ki

    cenneti de gördüm, cehennemi de

    öyle bir aşk yaşadım ki;

    tutkuyu da gördüm pes etmeyi de,

    bazıları seyrederken hayatı en önden,

    kendime bir sahne buldum oynadım.

    öyle bir rol vermişler ki,

    okudum, okudum anlamadım.

    kendi kendime konuştum bazen evimde

    hem kızdım, hem güldüm halime

    sonra dedim ki "söz ver kendine"

    denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.

    sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.

    uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.

    korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredersin.

    öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.

    öyle çok değerliymiş ki zaman,

    hep acele etmem bundan, anladım….
    (amaro, 21.10.2007 15:41)