ankarada bulunan hafif raylı sistem.. isminin ankaray olması zaman zaman yanlış anlaşılmalara neden olmaktadır..
(kerdem, 05.05.2004 01:18 ~ 01:19)
dikimevi-
aşti hattı arasındaki raylı sisteme verilen ad. ankarada açılan ilk hafif raylı sistem.
ankara'da iken arkadaşımın 3 kez ankaraya bin, beşevlerde in demesine rağmen anlamadığım, ankara'ya nasıl binilir yaw diye direttiğim, anlayınca utandığım hafif raylı metro.
(bkz:
füniküler sistem)
15.00-17.00 saatleri arasında beşevler durağında binilmesi imkansız olan hafif raylı sistem.adındanda belli olacağa üzere
ankaradadır
aşti ile
dikimevi arası sefer yapar
kızılaydan
metroya aktarma yapilabilinir.
hakkında bu kadar övgü duduğum aslında pek de matah bişye olmayan, başkentin türk malı raylı sistemidir. klimalı olmayıp havalandırma pencerelerinin olması yaz aylarında ayrı bir işkencedir.kışın sıcaktır ve arkadaşlarımla karşlıklı koltukalrda aşti-dikimevi seferleri yapardık hiç inmeden, paramız yoktu, öğrenciydik. ankaraya açtı bize sıcak kucapını. iyi varsın ankaray!! (bkz:
bokunu çıkarmak)
sabah yedi akaşam 17.30 saaatleri arasında işkenceye dönüşebilen raylı sistem.
(ya hu, 10.10.2005 23:13)
ilk hizmete açıldığında makinistin her "demirtepe" dediğinde yerimden irkildiğim metro.sonra allahtan bayan sesi koydular bizde mutlu mutlu seyehat ettik...
ilk binişimde bayaz çizginin üzerinde durduğum için makinistin gelirken bol bol korna çaldığı, ancak çaylak olduğum için tabii ki bana çalındığını anlamadığım, daha sonra tam yanımdan geçerken elindeki anahtarla tak tak cama vuraraktan beni korkuttuğu, daha sonra iner de döver
* diye içeri kaçtığım raylı sistem...
bilkent'te tunus servisini kaçıran öğrencinin can dostu. geçen mavi dolmuşlardan birine binilir, aşti'de inilir, oradan ankaray'a binilir ve ver elini kızılay.
son seferinin saat 24.00'da olduğu, bu seferle gitmek istediğinizin tam tersi istikamete giderseniz maceradan maceraya koşacağınız toplu taşıma pıtırcığı.
ayrıca oturma yerlerinin renginin değiştirilmesini talep ediyoruz buradan ailecek.
(bkz:
yetkililere sesleniyorum)
duraklarda ve durak girişlerinde, her daim, serin denizlerden kızgın kumsallara doğru esermişcesine, o tatlı meltem esintisini tadabileceğiniz, her ankaralının durmadan, bir oraya bir buraya taşındığı sistem.
hafif raylı bir tren sistemidir.
ilk aşama ankara'nın batısında bulunan söğütözü'ndeki aşti'yi, kızılay üzerinden, doğudaki dikimevi'ne bağlar. taşıma kapasitesi tek yönde ve saatte 3 dakikalık dizi aralığı ile 16 000 yolcudur. daha fazla araç ile taşıma kapasitesini tek yönde ve saatte 25 000 yolcuya yükseltmek, 2 dakikalık dizi aralığı ile mümkün olacaktır.
ankaray araçları işletimde azami 80 km/saat ve ortalama 35 km/saat seyir hızlarında gidecek şekilde tasarlanmıştır. araçların cer sistemi, elektriksel fren esnasında üretilen enerjiyi güç ağının beslenmesi için tasarlanmıştır.
ankaray sistemi, 1992 ve 1995 yılları arasında ankaray konsorsiyumu tarafından, anahtar teslim sistemi ile yapılmıştır.
"özçam temizlikten ahmet bey tandoğan istasyon amirliğinde bekleniyorsunuz" şeklinde anonslarıyla meşhurdur. yurtdışındaki örneklerinden çok daha temiz ve kullanışlıdır.
ilk binenler için acayip tehlikeli olan ulaşımı kolaylaştıran sistem. metro'ya oranla aşırı hızlı şekilde kalkışı dengenizi kaybedip vagonun başından sonuna kadar havada seyahat etmenizi sağlayabilir
çok iyi hatırlıyorum; zamanında üniversite hazırlık sınavı yapılmıştı da türkçe sorularının birinde imla kuralına dair yanlış şık hangisi diye bir soru vardı. o zamanlar da ankaray daha yeni, biz de ankara'lı değiliz haliyle bilmek için gazeteleri takip etmek lazım. neyse şöyle bir yazım vardı
........ ankaray'ı ........
sadece test çözüp dünyadan bi haber yaşayan inekler, hali ile yanlış yapmıştı. cümleyi tam hatırlayamıyorum ama, cümlenin bütününden kastedilen raylı sistemdi; ankara şehri değil. yani, yanlışın olduğu şık başkası idi ve sınav sonrası bu montofon inekleri bayağı bir itiraz etmişti, " yok biz nereden bilelim ? ankaralı mıyız" diye. ama iyi kapak olmuştu. gazete okuyun oğlum, kızım. hayat her gün çözdüğün 100 testten ibaret değil. anla bunu. bugünkü hayat dersimiz, ankara civarından geçip ineklere dokundurmak üzerine idi efendim
isimini bulmak için hiç kasılmayan toplu taşıma sistemidir.
şenlik çıkışı tandoğan durağından son trene binmek üzere beklenirken,fenerbahçenin şampiyon olmasından dolayı gerçekleşen tezahüratlara anonsla karşılık veren görevlilerin bulunduğu görülmüş dumura uğranmıştır.
beytepe den kızılay a bi biletle gitmek istenirse başvurulan şey.
230 a binilir.beytepe den demirtepe durağına kadar itiş kakış gelinir.demirtepe de otobüs boşalır.ve koştur koştur 45 dk lık sürenin geçmemesi için demirtepe den ankaray a binilir.
bir arkadaşım, 23:00 sıralarında beşevler' den iki kız arakdaşıyla bineceği vakit, arkadaşlarının içeri girebildiği fakat kendisinin dışarıda kaldığı bir durumda, makinistin kendi kapısını açarak " gel genç buradan bin, açtırma şimdi bana kapıyı tekrar, bir sürü dalavere oluyor sonra" diye bağırması sonucu koşarak, cümle sahibi makinistin yanında seyahatini gerçekleştiri metro hattı.
devamında, makinistin kendi kapısını yolculuk boyunca açık tutuğunu ve pantolon paçalarını dizlerine kadar sıyırıp, malumatlı yerlerini havalandırdığını gözlemlemiştir. bu vesileyle muhabbet edilmeye, dahi koyulaşmaya başlar. nedir ne değildir derken, arkadaş durumu anlatır içeri de iki kız arkadaşının bulunduğunu ve inecekleri durak evvelinde önce kendi evinden bir şeyler alması gerektiği için arkadaşlarına durumu nasıl izah edeceği konusunda yakınır makiniste. tutar makinist arkadaşlarının ve kendinin adlarını sorar, cevap itibariyle isimlerin gül ve pınar olduğunu öğrenir, eline aldığı mikrofonla anonsa başlar:
"gül ve pınar hanım, ali bey önce evinden bir kaç zerzavat alacakmış, dikimevi değil de, kolej durağında inesiniz, aman unutmayın!"
abi ne ettin sen?
ne o genç karizman mı sarsıldı?
abi, yeni tanıştık kızlarla daha ya, bize gitmek için bir bahane uydurayım dedim, bu şekilde hangi bahane geçerlilik sağlar!
ne bilim genç, hem başka karı mı yok ya, iyilik edek dedik sana!
not: anonsa ektir!
henüz tünel' in içerisinde seyredilirken, insanın kendisi küçük duruma düşmüşçesine utanmasına mahâl veren yurdum insanı: /ki buna sebep veren şeyler arasında payımız var(!)
"müsait bi yer kaptaaan!"
son duraklarda (dikimevi,aşti) binen bazı şaşkınların ne tarafa gideceğini kestiremeyip ters yöne oturup hareketten sonra koltuk değiştirmelerinin beni çok eğlendirdiği toplu taşıma hedesi. seviyorum ama faydalı bişiy.yersen.aaah şey binersen.
metroya göre daha hızlı ve daha sert frenleri olan ulaşım aracının adı.
özellikle aştide dikkat etmek gerekir dışardan gelen güruha dayanamayıp gerisin geriye emek istasyonuna kadar aynı yolu gitmek zorunda kalabilirsiniz